• Avukat erbaplığı…

    Hukuk, kendi başına değerlendirildiğinde teknik bir sistem olduğundan, hukuk kitapları da teknik bilgiler kitaplarından öteye gitmez. Bu yüzden hukuk sistemine meşru siyaset karışmalı; karışmalı ki adaletin kendi politikası uygulanabilsin. Hukuk, varlık sebebinin insan ve diğer canlılar olduğu gerçeğinden yola çıkarak, meşru siyaseti bünyesine katarak ete kemiğe bürünüp, damarlarında kan dolaştırmalı. Varlığı ile hukukçuların elinde şekillenebilen teknik yapı olmamalı.

    12:24:48 | 2021-12-15

    7 Temmuz 1969 yılında kurulan Türkiye Barolar Birliği bir meslek kuruluşudur. Türkiye genelindeki il barolarının birleşerek “birlik” adı ile tek çatı altında toplanması ile oluşur.

    2021 yılı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı seçimleri de geçtiğimiz günlerde gerçekleşti…

    Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na Avukat Erinç Sağkan seçildi. Kendisine, “bizlere” bu refahı yaşattığı için canı yürekten kutlar, başarılar dileriz.

    * * *

    Çok değişken sistemlere sahip ülkemin, sürekli değişen eğitim sisteminde de yüksekokul düzeyindeki en büyük yenilik, sanki kendiliğinden parçalanarak çoğalan özel ve devlet üniversiteleri.

    Kontrolsüzce çoğalan özel üniversiteler, her meslekte olduğu gibi avukatlık mesleği için de tam burslu ya da burssuz diploma vermekte. Devlet üniversiteleri de coğrafi olarak doğuya gittikçe puanlarının düşmesi, hukuk fakültelerine yerleşme şansını yükseltiyor.

    Ortalama bir başarının üzerinde çaba gerektirerek yakalanabilinecek Hukuk Fakülteleri, artık ortalama bir başarıyı yakalayamayanlar için bile, puan farkını bursluluk “ücret” ile telafi edip öğrenci kabul ediyorlar.

    Düşük puanlı üniversiteler ve “Bursluluk” kolaylığı ile özel okullar gençlerin; parası ve konumu kendisini tatmin etmeyen bazı memur kesimlerinin; emekli kesiminin ego tatmini ve hobi olarak kolaylıkla yakalayabileceği bir seviyeye düştü, düşürüldü. Emekli memur kesiminin hobi ve ek gelir amaçlı tercihi, emlakçılıktan sonra artık avukatlık.

    . . .

    Siyasi bakış açısı dolayısı ile etnik, islâmi, kurulan bölgesel lobiler olmak üzere, komün yaşam benzeri bir yaşayış tercih edilip, gruplaşılan, hukukçularını kendilerinden belirlemek için de, özel üniversiteler ve imece yolu ile hukuk fakültelerine gönderilen genç sayısının arttığı duyulmakta.

    Bahsettiğimiz ortalama bir başarıya sahip olan ya da olmayan gençleri sistemlerine hizmet ve bekalarını savunma doğrultusunda, taraf gördükleri özel üniversitelerde eğitim verdirdikleri söylentileri duyulmakta.

    Avukatlık mesleği unvan, hobi ve yukarıda bahsi geçen duyumlar dolayısı ile farklı amaçlar için kullanılma ihtimali bile endişelendirici. Bu gerçekler penceresinden bakarsanız, mesleğin içeriğinin zarar göreceğini tahmin ediyorum ve birkaç kez tecrübe de ettim.

    Zaten ortalama bir başarının üzerinde olup, 17 yaşında belirli bir devlet üniversitesinde hukuk eğitimi almaya başlamış vicdanı yeni filizlenen, hayata karşı genel ve kişisel bilgilere aç, karakteri ile mesleki ahlakını birlikte geliştiren ve geliştirecek olan avukatlar, varlıklarını mesleki erbaplıkları ile kanıtlamakta. Bu sıfatlarla gelen gençlerde aynı farklılıkları gösterecektir.

    * * *

    Savunduğu suçu ve iddiasına göre, müvekkilinin ilahi ve beşeri hakkını elinde tutan avukatlar, dolayısı ile erbaplık yaptığı işin sonunda, vicdanen kendi ilahi ve beşeri adaletini de, müvekkilinin hakkı üzerinden belirleyecektir. Bu sebeple avukatlar tok bir nefis ile kıldan ince kılıçtan keskin bir çizgide mesleki erbaplık sergilemek zorundalar. Çünkü…

    Bir insanı tek başına değerlendiremezsiniz; insan ailesi, akrabaları ve sevenleri ile birlikte vardır, birdir.

    Mesleki erbaplık göstereceği konu insan ve ailesinin hayatı olduğu için, hata yaptıkları takdirde zarar gören bir nesne ya da meta olmayacak; insanlar ve hakları olacaktır. Olumlu ya da olumsuz sonuçlanan dava sonunda, her türlü duygu ve vebal ortalama duygular üzerinde hissedilecektir.

    * * *

    Adalet savunuculuğunun vebali ve gönül yükü ağır olan işçilerinin vazifelerine bakarsanız, teknik konulardan ibaret.

    Hukuk, kendi başına değerlendirildiğinde teknik bir sistem olduğundan, hukuk kitapları da teknik bilgiler kitaplarından öteye gitmez. Bu yüzden hukuk sistemine meşru siyaset karışmalı; karışmalı ki adaletin kendi politikası uygulanabilsin.

    Hukuk, varlık sebebinin insan ve diğer canlılar olduğu gerçeğinden yola çıkarak, meşru siyaseti bünyesine katarak ete kemiğe bürünüp, damarlarında kan dolaştırmalı. Varlığı ile hukukçuların elinde şekillenebilen teknik yapı olmamalı.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Erinç Sağkan’a ve onu oyaları ile bu mertebeye taşıyan avukatlarımıza, adalete katacakları yeni kan için teşekkürü bir borç biliriz. Ayrıca, Aydın Baromuzun Başkanı Gökhan Bozkurt’un da Türkiye Barolar Birliği Yönetiminde yer alma başarısını tebrik eder, başarılar dileriz.

    Sevgiyle kalın dostlar…

     

    Okunma sayısı: 2.279