• Bülbül, AKP’nin karnesini çıkardı…

    16 YILLIK AKP İKTİDARI: İŞSİZLİK, EKONOMİK KRİZ, ESARET ALTINDA BASIN, SİYASAL YARGI…

    12:34:02 | 2018-11-06

    CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül 16 yıllık AK Parti iktidarının karnesi çıkardı. Bülbül yaptığı yazılı açıklamasında, “16 yıllık AKP iktidarında ülkemiz ekonomiden, yargıya, sağlıktan eğitime her alanda geriye gitti” dedi.

    Milletvekili Bülbül’ün açıklaması şöyle:

    Devletin borcu, Aralık 2002’de şimdiki parayla 242.7 milyar TL'ydi. Bugün 3 kattan fazla artış göstererek 876 milyar TL'ye dayandı.

    Kişi başına düşen borç, 2002 kişi başına düşen borç bugünkü dolar değeriyle bin 828 dolardı. Bugün ise kişi başına düşen borç tutarı 5 bin 598 dolara çıkmış durumda.  Yani AKP’nin 16 yıllık döneminde borç yüzde 206 arttı.

    Özel sektörün dış borcu, 43 milyar dolardan 307.8 milyar dolara çıktı.

    İşsizlik oranı 2002’de yüzde 8.3 iken “sözde büyüyen ekonomi” ile birlikte arttı ve 2017’de yüzde 10'u aşarak çift haneli oldu. Geniş tanımlı işsizlik oranıysa yüzde 20'lere dayanmış durumda.

    Türkiye’de 52 yılda verilen cari açık toplamda 43.7 milyar dolar iken, AKP’nin 16 yılda verdiği cari açık 52 yılın toplam açığını 13’e katladı ve 561.6 milyar dolar oldu.

    Türkiye’nin 80 yıllık dış ticaret açığı 247 milyar dolardan AKP döneminde 960.6 milyar dolara yükseldi.

    Faizler vatandaşa yüklendi. Devlet 16 yılda 757 milyar TL faiz öderken, vatandaş 368 milyar TL faiz ödedi. Kaynaklar yatırıma değil, faize gitti.

    İşsizlik ve yoksulluk rekor kırdı. Halk yoksullaşırken milyonerlerin sayısı arttı. Son 6 yılda milyonerlerin sayısı 32 binden 127 bine çıktı. 5 gençten birinin işsiz olduğu Türkiye’de 5 milyon genç ne eğitim görüyor ne de çalışıyor. Yurttaşımız işsiz kalırken yandaşlara ne oldu peki? İhale mevzuatı tam 168 kez değişti. Tarım alanlarını, fabrikaları yandaşlara peşkeş çekmek için ellerinden geleni yaptılar.

    2002 yılında ekmeğimiz 300 gramdı ve 25 kuruşa satılıyordu. Yani bir başka anlamla ekmeğin 100 gramı o dönem 8 kuruşa tekabül ediyordu. Şimdi ekmeğimiz 300 gramdan 250 grama düşürüldü ve 1 lira 25 kuruştan satılıyor. Yani bugün ekmeğimizin 100 gramı 50 kuruş değerli arkadaşlar. Ekmeğin hem gramajı düştü hem de 100 gram ölçüsüne yapılan zam oranı yüzde 600 arttı.

    Ülkemizin lokomotifi olan tarım bitirildi. Her türlü tahılı ithal eder hale geldik. Çiftçimizin borcu 89 kat arttı. 2002’de bir milyar TL’yken bugün 89 milyar TL’ye dayandı.

    Doğal yaşam yok edildi. Türkiye’de maden ve turizm tahsisleri gibi ormancılık dışı kullanımlar nedeniyle yaklaşık 550 bin hektar yani 5,5 milyar metrekare alanda orman örtüsü yok edildi. 55 milyonun üzerinde ağaç kesildi. Yenilenebilir enerji kaynaklarından ziyade doğal kaynakları yiyip tüketen enerji santralleri kuruldu. Ülke HES’lerin, JES’lerin cennetine döndü. Topraklar çoraklaştı.

    Basın esaret altına alındı. Yüzlerce gazeteci tutuklandı, cezaevine atıldı, gazeteler kapatıldı. Haber alma hakkının gasp edildiği Türkiye Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre 180 ülke arasında 157’nci sırada yer aldı.

    Yargı siyasallaştı. Hukuk devleti ve adalet idealinde uzaklaşıldı. Binlerce hakim, savcı bir gecelik kararlarla bir anda yer değiştirir, kararları beğenilmeyen hakimler aforoz edilir oldu. Savunma görevini yapan avukatlar görevlerini yaptıkları halde tutuklandılar. Adeta yargı yürütmeye bağlandı. Adaletin terazisi hassastır. Müdahale ederseniz tüm sistem bir anda çöker. AKP iktidarının da yaptığı bu oldu. Adalet terazisini esnaf terazisi sandı. Türkiye 2017 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne göre 113 ülke arasında 101'inci sırada yer aldı. Yargıya güven yüzde 20’lere geriledi.

    Kadına yönelik şiddet rakamlarla telaffuz edilemeyecek duruma geldi. AKP iktidarı döneminde, resmi rakamlara göre, 6 bin 143 kadın kadına yönelik şiddet nedeniyle hayatını kaybetti.

    Çocuğun cinsel istismarında Türkiye dünya listesinde 3'üncü sıraya düştü. TÜİK verilerine göre, son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu devletin izniyle evlendirildi. Son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne oldu ve bu çocukların büyük kısmı dini nikâh ile evlendirildi. AKP döneminde uyuşturucu suçları, kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar suçları tavan yaptı.

    Eğitim yap-boza döndü. 16 yılda sınav sistemimiz tam 14 kez değişti. Neredeyse her yıl öğrencilerimize yeni bir sınav sistemi dayatıldı. ''28 Şubat'ın rövanşı'' diyerek adım başı imam hatip açtılar. Bazı ilçelerimizde çocukların öğrenim göreceği normal lise kalmadı. Ya imam hatipte okuyacaksın ya okul gitmeyeceksin dayatmasını vatandaşa reva gördüler.

    AKP döneminde değişen ve adı TEOG olan liseye giriş sınavına ilişkin Erdoğan ''TEOG'un doğru bir sistem olduğunu düşünmüyorum'' dedi.  Sistem 72 saatte dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı tarafından değiştirildi. Yani, eğitim de çocuklarımızın geleceği de tek adamın iki dudağının arasına sıkıştı.

    Üniversiteler özgür düşüncenin değil, iktidar baskının merkezi haline geldi. Sadece muhalif oldukları için yüzlerce akademisyen üniversitelerinden uzaklaştırıldı.

    Sağlıkta dönüşümün içinden rant çıktı. AKP’nin ‘reform’ yapıyoruz dediği ‘sağlık dönüşüm’ hamlesi yurttaşın sağlığını bozdu. Şehir hastaneleri adı altında kent merkezlerinden kilometrelerce uzaklıktaki alanlara yapılan hastanelerden yandaşlar milyon dolarlar kazandı. Hasta yatış garantisi verilerek yapılan Şehir Hastaneleri’nin faturası vatandaşa ödetildi.

    Sağlık emekçilerine şiddet tavan yaptı. 4 Mayıs 2012 - 01 Nisan 2018 tarihleri arasında kayıtlara geçen şiddet vakası sayısı 68 bin 375’tir. Kayıt altına alınan vakaların yüzde 30’unda sağlık çalışanlarının fiziki şiddete maruz kaldığı görülmektedir. Cumhuriyet tarihinde sadece 1 hekim sağlıkta şiddet nedeniyle hayatını kaybetmişken 16 yıllık AKP iktidarında 11 hekim, görevi başındayken uğradığı şiddet sonucu hayatını kaybetti.

    Kısaca, her meslekten her yaştan yurttaşımız en teme hakkından “insanca yaşama hakkı”ndan mahrum bırakıldı.