• Cumhurbaşkanı düşük faizde ısrarcı..

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SİİRT'TE KONUŞTU: “TAYYİP ERDOĞAN DÜN DE DÜŞÜK FAİZ DİYORDU, BUGÜN DE DÜŞÜK FAİZ DİYORUM, YARIN DA DÜŞÜK FAİZ DİYECEĞİM..”

    17:11:46 | 2021-12-04

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Siirt’te; "Tayyip Erdoğan dün de düşük faiz diyordu, bugün de düşük faiz diyorum. Yarın da düşük faiz diyeceğim. Bu benim için tabi olduğum nastır. Asla buradan taviz yok. Çünkü faiz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir illettir" dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Siirt'te; Zarova Köprüsü, Şirvan Barajı ve HES, Lineer Metal Çinko Üretim Tesisi ile Yapımı Tamamlanan Diğer Projelerin Açılış Töreni'ne katıldı.

    Erdoğan, şunları söyledi:

    “7 BİN 500 KİŞİYE BURADA İŞ SAĞLANACAK”

    “20 yıl öncesine gidelim. 20 yıl öncesinde ne havaalanı, ne havaalanından buraya böyle bir yol var mıydı? Üniversitemiz var mıydı? Ama şimdi yolumuz çift gidiş, çift geliş gayet güzel. Yılda 50 bin ton üretimle başlayıp ilave yatırımlarla önce 120 bin tona, sonra 250 bin ton kapasiteye kadar çıkacak bu tesis, şehrimize yapılan en büyük sanayi yatırımıdır. Bugün burada temellerinin atılma müjdesini sizlerle paylaştığımız kurşun izabe ve sülfürik asit fabrikaları da en kısa sürede tamamlanacak. Projenin tamamı bittiğinde yatırım bedeli 400 milyon doları bulacak. Tesis üretim kapasitesini kısa bir sürede 90 bin tona çıkardığında ülkemizin çinko ihtiyacının yüzde 40’ını karşılayacak. Tesiste ilk etapta istihdam 500 kişi olacak. İleride 3 bin kişiye çıkacak. Ardından 7 bin 500 kişiye burada iş sağlanacak. Böylece dışa bağımlı olduğumuz çinko ithalatı için yılda ödediğimiz 1 milyar doların önemli bir kısmı ülkemizde kalacağı gibi önemli bir ihracat kapısı da açacağız. Bu tesis, tek başına ülkemizi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme üzerine kurulu yeni ekonomik programımızın ne derece doğru olduğunun ispatıdır. Siirt’ten Hakkari’ye kadar bu tesisin geniş faaliyet alanında artık terörü, teröristlerin saldırılarını değil üretimi, istihdamı konuşacağız.

    “30 AYRI YATIRIMI BUGÜN RESMEN AÇIYORUZ”

    Bugünkü toplu açılış törenimizde ayrıca 575 milyon liralık bir yatırım olan Şirvan Barajı ve Hidroelektrik Santrali’ni de hizmete açıyoruz. Şirvan Barajı inşallah hem enerji üretimimize katkıda bulunacak hem de topraklarımızın verimini artıracak. Siirt-Eruh yolu üzerindeki Zarova Köprüsü’nün açılışını da bugün buradan resmen yapıyoruz. Siirtlilere daha iyi hizmet vermek için Milli Eğitim Bakanlığı’mıza, polis ve jandarma teşkilatlarımıza ait hizmet binalarının açılışlarını buradan gerçekleştiriyoruz. Eğitimde; halk eğitim merkezi, kütüphaneler, anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise düzeyinde okulların bulunduğu 30 ayrı yatırımı resmen bugün açıyoruz.

    Bu ülke insanların inançlarını yaşamasını engellemek için hoyratça üzerine gelindiği, halkının temel ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımlardan mahrum bırakıldığı günlerden geçti. Türkiye’nin makus talihini yenmek için harekete geçen herkesin önü ya idam sehpalarıyla ya türlü tuzaklarla kesildi. Milletimiz AK Parti’yi iktidara getirdiğinde bizden, bu asırlık engelleri aşmamızı bekliyordu. Allah’ın yardımı ve sizlerin desteğiyle adım adım bu engellerin üstesinden geldik.

    “BİR İNSAN DAVET EDİLMEDİĞİ YERE GİDEMEZ”

    Merkez Bankası’ndan randevu istiyor. Merkez Bankası ona göre bağımsız değil ya ve Merkez Bankası bu beyefendiye randevu veriyor. Gidiyorlar Merkez Bankası’ndan brifing aldıktan sonra dışarı çıkıp Merkez Bankası’nın aleyhinde konuşmaya başlıyor. Hani bağımsız değildi, bak sana randevu verdiler. Şimdi, evvelsi gün de TÜİK’ten randevu filan almadan oraya da gitmek istedi. Ve TÜİK de buna randevu vermedi. Gittiler, İstatistik Kurumu’nun önünde bir genel başkan orada gösteri yapıyor. İnsan utanır. Bir insan, davet edilmediği yere gidemez. Devletin bu kurumları senin şamar oğlanın değil. Buralar ciddi kurumlardır, senin gibi ciddiyetsiz değil. Ne oldu? Randevu vermediler ve randevusuz olarak gidip kapıda gösteri yaptın. Bundan sonra da devletin kurumlarına böyle randevusuz gidilemeyeceğini öğren, bunları bileceksin. Sen terör örgütleriyle omuz omuza gidebilirsin, onlara randevusuz da gidebilirsin. Ama devletin kurumları ciddidir, buralara öyle rastgele gidemezsin ve gidemeyeceksin de. Devletin kurumları zaten yapmaları gereken açıklamaları sürekli yapıyorlar, hiç merak etmeyin biz dimdik ayaktayız. Bu güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına dahile etmek için yeni bir atılım başlattık. Bu mücadeleyi tıpkı daha önceki demokrasi, hak, özgürlük, kalkınma mücadelelerimiz gibi milletimizin tamamı için veriyoruz.

    “SİYASET TÜİK GİBİ KURUMLARI BASMAK, MEMURLARA HAKARET ETMEK DEĞİLDİR”

    TÜİK, dünyada ilk 20 içerisinde yer alan bir kuruluştur. Geçmişleri; milletimizin inancına, kültürüne, tarihine, değerlerine karşı uyguladıkları faşizan baskılarla dolu bir kesim var. Üstelik bunların ülkede, ‘Bu da bizim hizmetimizdir’ diye gösterecekleri tek dikili ağaçları, inşa ettikleri tek bir eserleri, insanların hayatını kolaylaştıran tek bir adımları yoktur. CHP’nin hem merkezi hem sembolü olduğu bu zihniyet yine arsızca ortada dolaşarak siyaset adı altında milleti ve devleti tahkir edecek işler yapıyor. CHP’nin başındaki zat da bize gücü yetmeyince; Anayasa ve yasalar dışında hareket etme, dolayısıyla kendisine mukabele imkânı olmayan devlet memurlarına saldırmaya başladı. Öğretmenlere saldırıyor. Kılıçdaroğlu’nun kendi partisindeki kliklere, hiziplere dişi geçmiyor ama memurlara çemkirmeyi iyi biliyor. Bunun adı siyaset değildir. Siyaset, yanına topladığın azgın bir güruhla Merkez Bankası, TÜİK gibi kamu kurumlarını basmak; ağzından köpükler saçarak memurlara hakaret etmek hiç değildir.

    “SİYASET MEYDANINDA KARŞIMIZA ÇIK”

    Siyaset, er meydanında kendi mecrasında yürütülür. Bugün Mersin’deydi, Mersin’de bu kadar kalabalık toplayamadı. Çünkü burası Siirt. ‘Bize daha büyük alan verilse orayı doldururduk’ diyor. Sen önce şu anda topladığın kalabalık ortada, resmi rakamlar elimizde. İşte bak Siirt burada. Buradan Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum. Bırak kamu kurumlarını basıp memurları tehdit etmeyi de siyaset meydanında çık karşımıza. Tabii bu işler kaset kumpasıyla genel başkanlık koltuğuna oturmaya benzemez. Gerçi bu zat sürekli yalan söyleyerek, iftira atarak, çark ederek siyaseti de kirletiyor. Hiç değilse orada biz kendisine hak ettiği cevabı verme imkanına sahibiz. Bu zat siyasette bizim sıkletimiz değil. Genel başkan olduğu günden beri tek bir seçimi bile kazanamayarak bunu ortaya koydu. Üstelik kaybettiği her seçimin ardından gereğini yapacağım dediği halde, hala pişkince oraya oturmaya da devam etmiştir. Buna rağmen kendisini asıl mücadele alanına çağırıyorum. Kılıçdaroğlu’nun kendi partisi içindeki meselesi bizi ilgilendirmez ama milletimizin değerlerine saldırır, ülkemizin çıkarlarına zarar verirse karşısında bizi bulur.

    “ERDOĞAN’A OY VERENLERE GAYRI MİLLİ DİYORSUN?”

    ‘Gayrı milli’ diyor. Kime? Erdoğan’a oy verene. Erdoğan’a bu milletin yüzde 52’si oy verdi. Sen kimsin de Erdoğan’a oy verenlere gayrı milli diyorsun? Adama, ‘hadi oradan’ derler. Sen önce seçim kazanma nedir bunu öğren. Bunu bilmeyenden herhangi bir şey olmaz. Bırakın yeminli Türkiye düşmanlarına göz kırpmayı. Bırakın yalan yanlış bilgilerle insanları töhmet altına sokmayı. Bırakın üç kuruşluk siyasi kâr hesabı için memlekete çeyrek asır kaybettirecek zararlar vermeyi.

    "MERKEZ BANKASI'NIN REZERVİ 27,5 MİLYAR DOLARDI, ŞİMDİ 126 MİLYAR DOLARA ÇIKTI"

    Bu yıl da gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında dünyada en yüksek büyüme oranını biz yakaladık. Yıllarca ekonomide iliğimizi sömüren yüksek faiz ve yüksek enflasyon sembolü olduğu IMF düzenini bize dayatanlar elbette bu durumdan rahatsız oldu. Bu CHP, IMF’cidir ve bu CHP şu anda sözcüsü IMF’nin yetkilileriyle otellerin kulislerinde kulis atanlardandır. Göreve geldiğimizde IMF’ye borç, 23,5 milyar dolardı. Biz ne yaptık, Haziran 2013’te IMF’ye bu borçların son taksitini de ödedik ve işi bitirdik. Şu anda bizim IMF’ye borcumuz yok ama bunlar IMF’ci. Merkez Bankası’nın rezervi 27.5 milyar dolardı. Elhamdülillah şimdi 126 milyar dolara çıktı. Nereden nereye… Fakat bu CHP yanına taktığı bazı o tiplerle adeta arkasında boş teneke. Şunu bir defa bilmeniz lazım. Benim başbakan olduğum yerde senin sesin çıkabilir mi? Başbakan benim, imzayı ben atıyorum, ‘Ben şunu yaptım, ben bunu yaptım’ diyorsun, insan utanır.

    “TAYYİP ERDOĞAN DÜN DE DÜŞÜK FAİZ DİYORDU, BUGÜN DE DÜŞÜK FAİZ DİYORUM. YARIN DA DÜŞÜK FAİZ DİYECEĞİM”

    Son 3 yıldır bize ekonomimizde saldırıyorlar. Salgının küresel ekonomilerde yol açtığı krizler ile ülkemizin yaşadığı bu süreç birleşince bir süredir dengesiz kur ve fiyat artışlarıyla karşılaştık. Milletimizin yaşadığı her sıkıntıyı yakından takip ediyoruz. Bir yandan yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme; bu odakla yeni ekonomi politikamızı güçlendirirken, diğer yandan insanlarımızın günlük hayatlarında karşılarına çıkan sorunları da çözecek adımları atıyoruz. Sanayicilerimizi, işletmelerimizi, esnaflarımızı yüksek faize karşı destekleyecek paketleri birer birer devreye alıyoruz. Bu Bay Kemal, ‘Gel faizi bire indir ben de CHP olarak sana destek vereceğim’ diyordu. Aynı Bay Kemal şimdi, ‘Yüksek faiz’ diyor. Bunlar akşam başka, sabah başka. Tayyip Erdoğan dün de düşük faiz diyordu, bugün de düşük faiz diyorum, yarın da düşük faiz diyeceğim. Bu benim için tabi olduğum Nas’tır. Asla buradan taviz yok. Çünkü faiz zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir illettir. Üretenin ve istihdam sağlayanın daima düşük faizle yanında olacağız.

    "ASGARİ ÜCRETİ, KAYIPLARI TELAFİ EDECEK DÜZEYDE BELİRLEYEREK İNSANLARIMIZI BİRAZ DAHA FERAHLATACAĞIZ"

    İnşallah asgari ücreti, kayıpları telafi edecek düzeyde belirleyerek dar gelirli insanlarımızı biraz daha ferahlatacağız. Ülkemizin sağlık sisteminin kritik kadroları olan uzman ve pratisyen hekimlerin kamuda çalışmayı sürdürmelerini teşvik edecek ilave ücret artışları da yaptık. Öğretmenlerimiz için de yeni meslek kanunuyla ilave imkanlar getiriyoruz. Diğer kamu çalışanlarının da haklarını gözetecek adımları atmayı sürdüreceğiz.

    "YÜKSEK FİYATLARIN BİR KISMININ YAKINDA YENİDEN DENGEYE OTURMASI BEKLENİYOR"

    Şu anda bu yüksek fiyatların bir kısmının yakında yeniden dengeye oturması bekleniyor. Ülkemizdeki kimi ürünlerde görülen fahiş fiyat artışlarının bir sebebi de maalesef piyasadaki aç gözlü fırsatçılardır. Buradan ülkeme sesleniyorum, stokçulara sesleniyorum. Hangi üründe olursa olsun depolarda bütün bu malları stoklayanları yakaladığımızda gereken bedeli ödeyeceklerdir. Döviz kurlarındaki artışlarda da yabancıların eli yanında zaman zaman bu aç gözlülüğün izlerini görüyoruz. Çok da uzun olmayan bir sürede inşallah tüm bu fiyat hareketlerini, kur dalgalanmalarını makul ve istikrarlı bir çizgiye oturtacağız. Önümüzdeki yılın ilk aylarından itibaren ekonomide gerçekten gelişmiş ülkeler standartlarını yakalamaya başladığımız bir seviyeye ulaştığımızı göreceğiz."

     

    Okunma sayısı: 5.127