• Fotoğrafın arka yüzü..

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katıldığı bir televizyon programında tamda kendi ismi öne çıkmışken “Ben Cumhurbaşkanlığına aday değilim, Başbakanlığa adayım” sözleri kafaları karıştırdı.

    17:50:42 | 2021-09-29

    Kimi analistler katıldıkları televizyon programlarında bu açıklamanın Kılıçdaroğlu’nu ortak tek adayla seçime gitmeye zorlamak için, kimi analistler de Kılıçdaroğlu’nun önünü açmak için yapıldığını ifade ettiler.

    Bunların her ikisi de doğru olabilir tabii.

    Ama bana göre fotoğrafın görünmeyen bir de arka yüzü var.

    Gelin biraz siyasi beyin jimnastiği yapalım isterseniz.

    Seçim Barajı’nın yüzde yediye indirilmesi MHP için.

    Ne demişti Devlet Bey “Partiler seçime kendi kurumsal kimlikleriyle girmeli.”

    Yani önümüzdeki seçimde MHP ittifak ortağı değil.

    Yüzde yedi barajı da bugüne kadarki katkı ve desteklerinden dolayı MHP’nin Mecliste varlığını sürdürmesini sağlamak için AKP’nin teşekkürü.

    2- Anlaşılan bu güne kadar el altından sürdürülen AKP-HDP görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı ki Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de verdiği bir mülakatta “Bizde bir Kürt sorunu yoktur. Biz o meseleyi hallettik” dedi. HDP’nin karşı açıklamalarından da anlaşılacağı üzere o defter kapandı.

    3- AKP ve Cumhurbaşkanının yapılacak ilk seçimde kaybedecekleri ayan beyan ortaya çıkmışken ne kaldı geriye. İYİ Parti ile anlaşmak. Bu meyanda zaten İYİ Parti ile bazı görüşmelerin yapıldığı herkes tarafından biliniyor.

    Peki İYİ Parti’nin kırmızı çizgisi ne?

    Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem.

    Aynı zamanda diğer muhalefet partilerinin de ortak isteği ne?

    Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem.

    İste dananın kuyruğu tam burada kopuyor.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan hiç beklenmedik anlarda herkesi ters köşe yapan, radikal kararlar alabilen bir lider. Bu sistemde seçilemeyeceğini gördüğüne göre herkesi şaşırtacak şu teklifle ortaya çıkabilir.

    “Siz Parlamenter Sistem mi istiyorsunuz? Kabul. Buyrun Parlamenter Sisteme geçiyoruz” diyebilir.

    Hatırlayalım yine verdiği bir mülakatta ne demişti.

    “Seçimi kaybettiğinde parlamenter sisteme dönüş önergesini ilk önce Sayın Erdoğan verir” dememiş miydi?

    Sanırım kendisine devri sabık yaratmama garantisi verildiğinde Erdoğan bu operasyona razı olacaktır.

    4- Peki bu nasıl olacak?

    Seçimden önce referanduma bile gerek kalmadan 400 bulunarak Parlamenter Sisteme geçilir. Cumhurbaşkanını yine halk seçeceği için Sayın Erdoğan yine aday olur. CHP de kendi adayını çıkarır. Büyük bir ihtimalle HDP, CHP’nin yanında yer alır.

    İYİ Parti etrafında kümelenecek olan belki de üçüncü ittifak olarak İYİ Parti, DEVA, SAADET, DEMOKRAT Parti ve dolayısı ile MHP aday çıkarmayarak sembolik Cumhurbaşkanlığını kabul eden Erdoğan’ı destekler ve Erdoğan ilk turda seçilir.

    Secimden sonra da birinci parti olamasa bile daha önce Demirel örneğinde gördüğümüz gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan hükümet kurma görevini Meral Akşener’e verir ve sistem değiştirilmiş olur.

    Akabinde Devlette gerekli düzenlemeler yapılarak normale dönülür.

    Böylece hem Erdoğan yenilmemiş olur hem de diğer sistemde seçilemediği takdirde karşılaşabileceği hukuki sorunlardan kurtulmuş olur.

    Sakın yukarıdaki ifadelerden hareketle bizim böyle olmasını arzu ettiğimiz anlamı çıkarılmasın. İllaki böyle olacak diye bir iddiamız yok. Daha öncede söylediğimiz gibi bizimki siyasi bir beyin jimnastiği. Ama şunu da unutmayalım.

    Türk siyasetinde 24 saat bile uzun zamandır.