• Jetormal gerçekleri… (2)

    Jeotermalcilerin kaçak döşediği kilometrelerce uzunluğundaki deşarj borularını Çevre İl Müdürlüğü neden görmezden geliyor? Bu borular neden söktürülmüyor?

    02:36:08 | 2018-06-12

    Jeotermal gerçekleri yazımızın ilki kamuoyundan büyük takdir alırken nedense bu işin başındaki yetkili kişilerden üstü örtülü biçimde dolaylı tehditler gelmeye başladı.

    Ne yaparsanız yapın jeotermalin kamuoyundan gizlenen gerçeklerinin üzerine sonuna kadar gideceğiz.

    O gizli gerçeklere geçmeden önce,

    Aydın’daki jeotermalcileri canavarlaştıran, sırtını jeotermalcilere dayayarak aba altından sopa göstermeye çalışanlara bir çift sözümüz olacak…

    Ateş olsanız cürmünüz kadar yer yakarsınız…

    Bir çift sözümüz de Aydın’da çevre katledilirken, gerçekleri kamuoyundan gizleyen Çevre İl Müdürü’ne…

    Şimdi, “Çevre ve çevrecilerden nefret ettiğini söylediği konuşulan” bir Çevre İl Müdürü düşünün…

    Çevre Müdürlüğü koltuğunda oturan bir kişi;

    Çevre denetimi yapılmasına engel olur mu?

    Görevlerini yaparken usulsüzlükleri gören personelini,

    “Tespit tutanağı” hazırlanmasın diye tehdit eder mi?

    Bakanlığın gönderdiği “seri numaralı” tutanakları,

    “Tutanakları bana karşı silah olarak kullanıyorsunuz” gerekçesi ile toplatarak çevre denetimi yapılmasına engel olur mu?

    Elbette olmaz… Ama bunlar Aydın’da oluyor…

    Aydın’daki jeotermal katliamın baş sorumlusu Çevre İl Müdürlüğü’dür.

    Onlar görevlerini yasalara uygun biçimde yapmış olsalar,

    Aydın’da hiç kimse bu gün konuşulan çevre tahribatından söz etmeyecek, jeotermalin doğru kullanılması durumunda ne tarım arazileri, ne insanların sağlığı zarar görmeyecek…

    İşte bu sorumluluk Aydın Çevre Müdürü Mehmet Taha Al’dadır..

    Jeotermalin sevabının da, günahının da vebali onundur…

    Eğer bu gün Aydın halkı isyan noktasına gelmişse,

    Aydın yavaş yavaş ölüyor ise,

    Baş aktör başta Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger olmak üzere Aydın kamuoyunu verdiği yanlış bilgilerle yanıltan Çevre İl Müdürü Mehmet Taha Al’dır..

    Bir çevre müdürü, çevre usulsüzlüğü tespit ederek tutanak hazırladığı için mühendisine hakaret eder mi?

    Bir çevre müdürü, çevre adına hiçbir şey yapmadan koltuğunda nasıl rahat oturur?

    Bir çevre müdürü, yanlış bilgilerle kamuoyunu yanıltıp çevre sorunlarının üstünü örtbas etmeye çalışır mı?

    Asaleti Van’da, vekâleti jeotermalcilerin elinde olan bir Çevre Müdürü Aydın’ın yararına hizmet verebilir mi?

    Aydın gün be gün ölürken,

    Çevrecilerin isyanı onun vicdanını sızlatır mı?

    Sırtını jeotermalcilere dayayan bir çevre müdürü jeotermalin yarattığı çevre kirliliği ile mücadele edebilir mi?

    Güzelim Aydın jeotermalin yarattığı kirlilik ile inim inim inlerken bir Çevre Müdürü yanlış bilgiler vererek Aydın halkı ile nasıl olur da alay edebilir?

    Bir önceki yazıda dillendirdik..

    Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü,

    Jeoretmal santrallerden kaynaklanan Hidrojensülfür (H2S) ve Amonyak (NH3) ölçüm sonucunda belirlenen limitler üzerinde salındığı tespit edilen firmalara toplam 808 bin 937 bin lira para cezası yazıldığını açıkladı.

    Bu il müdürü kendini çok uyanık mı sanıyor ki, Aydın halkından gerçeği gizleyip yanlış bilgiler ile bizleri kandıracak?

    Sayın Çevre Müdürü Mehmet Taha Al…

    Sizin o yazdığınız ceza var ya, H2S ve NH3 değerlerinden dolayı değil, jeotermal tesislerin alıcı ortama yaptıkları kaçak atıksu deşarjlarından dolayı kesilmiş cezalardır.

    Buradaki amaç, atıksu deşarjlarını örtbast etmektir.

    “Hayır, benim yaptığım doğru, bu gazeteci yanlış yazıyor” diyorsanız ölçüm sonuçlarını kamuoyu ile ve bizlerle paylaşmanızı bekliyoruz.

    Hepimiz biliyoruz ki;

    Son aylarda Çevre İl Müdürlüğü ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı (YİKOB) ortak bir denetim programı yaparak jeotermal tesisleri sözüm ona denetliyor.

    Bu denetim programı neden 24 Haziran akşamına kadar?

    Yani buradaki amaç, etkin ve sağlıklı bir çevre denetimi yaparak sorunları çözmek, Aydın’ın yarasına merhem olmak değil, seçime kadar halkın gazını alarak jeotermale olan tepkiyi azaltmaktır.

    Şimdi Çevre İl Müdürlüğü’ne soruyoruz…

    Jeotermallerin denetimi esnasında alınan su numunelerine ait analiz raporlarını neden kamuoyu ile yaplaşmıyorsunuz?

    Her bir jeotermalin akışkanını reenjeksiyon yapmak yerine döşedikleri kilometrelerce uzunluğundaki kaçak boru hatlarıyla derelere, çaylara, oradan Menderes’e saldıklarını görmüyor musunuz?

    Ceza kesmek yerine bu kaçak boruları söktürmek hiç mi aklınıza gelmiyor?

    Emin olun bu borular söküldüğü takdirde Aydın’da jeotermal çevre kirlililiğini konuşan olmayacak ve bu sorun kökten çözülecek.

    Her biri kilometrelerce olan bu boru hatlarını kaldırdığınız takdirde kaçak atık su deşarjlarının önüne geçebileceğinizi sizler de bizim kadar bilmiyor musunuz?

    Bunu yapmamış olmanız ilginç değil mi?

    Yoksa boruları söktürürseniz jeotermalcilerin elinde olan vekâletinizin tehlikeye düşeceğinden mi korkuyorsunuz?

    Çevre sorunlarının zirve yaptığı bir dönemde, çevreden ve çevrecilerden nefret ettiğini söyleyen bir Çevre İl Müdürü’nün 5 yıldır Aydın’da görev yapıyor olmasını ilimiz için büyük bir talihsizliktir.

    Bir çift sözümüz de Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger’e…

    Sayın Valimiz emin olun iyi niyetinizden zerre kuşkumuz yok… Çevre İl Müdürlüğü Aydın Komuoyunu sizin aracılığınız ile kandırıyor. Dolayısı ile sizi de kandırıyor. Jeotermalcilerin kaçak döşediği kilometrelerce uzunluğundaki deşarj borularını söktürseniz Aydın için en büyük iyiliği yapmış olacaksınız…

    Çevre Müdürlüğü’ne bir talimat vererek,

    SÖKTÜRÜN BU KAÇAK BORULARI…

    Not: Germencik konusuna bir başka yazıda değineceğiz…