• Tehdit mi? Şantaj mı?

    Erkan Karaarslan’ın yargı mercileri önünde 4 yıl açıklamadığı hangi konu vardır ki açıklamak için devletten davet beklemektedir? Bildiklerini açıklamak için devletin davetine neden gerek duymaktadır? Bu çağrısını niçin kamuoyu önünde yapmaktadır? Bu şekilde birilerine “konuşursam yanarsınız taleplerimi yerine getirin” şeklinde bir mesaj mı verilmek istenmektedir?

    18:51:53 | 2020-07-24

    http://yavuzlarmylife.com

     

    Son dönemde Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Özlem ÇERÇİOĞLU, Büyükşehir Belediyesi ile iş yapan EMAN LTD ŞTİ firması ve yetkilisi ile şahsım ilişkilendirilerek künyesi sahte, klavyesi kiralık bir hesaptan gerçek dışı ithamlarda bulunularak paylaşımlar yapılmaktadır. Bu alçakça haber ve paylaşımlarla alakalı olarak muhatap yargı kurumu olduğu için gerekli suç duyuruları yapılmaktadır. Ancak, bu alçakça haberlerin yapıldığı siteden aynı anda Aydın ve Türkiye kamuoyu ve yargı çevreleri tarafından yakinen bilinen 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ’nün hain darbe girişimi sonrası Mersin C. Başsavcılığı tarafından 02. 08. 2016 tarihinde hakkında gözaltı kararı verilen ve 18. 08. 2016 tarihinde çıkarıldığı Mersin Sulh Ceza Hakimliği tarafından “Terörizmin Finansmanın Önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet ve FETÖ Örgütüne üye olmak” suç isnadı ile tutuklanarak (https://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/son-dakika-haberi/mersinde-fetoden-gozaltina-alinan-30-polis-adliyede-1357712/) Hatay Cezaevine konulan ve Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde heyetin değişmesi sonrası ilk duruşmada 29. 09. 2017 tarihinde şartlı olarak tahliye edilmesine karşın itiraz üzerine aynı mahkeme tarafından 06. 10. 2017 tarihinde hakkında tekrar yakalama kararı çıkarıldığı halde teslim olmayarak firar eden ancak Emniyet güçlerinin takibi ile üzerinde sahte kimlikle 19 Ocak 2019 tarihinde Ankara’da yakalanarak (https://www.sabah.com.tr/gundem/2019/01/18/fetonun-belediyeler-imami-firari-erkan-karaarslan-yakalandi) Sincan Cezaevi’ne konulmuş  ve  cezaevinde geçirdiği tutukluluk süresi dikkate alınarak adli kontrol şartı getirilerek 14. 09. 2019 tarihinde tahliye edilmiş Erkan Karaarslan lehine haberler yapılmaktadır.  

    (https://www.yeniasir.com.tr/gundem/2019/09/15/fetocu-karaarslan-tutuksuz-yargilanacak)

    Erkan Karaarslan, halen Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması devam etmektedir. Bu süreçte, Erkan Karaarslan hakkında  Aydın C. Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalar kapsamında Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinde “İhaleye Fesat Karıştırmak- resmi evrakta sahtecilik” suç isnadı ile, yine Aydın Asliye Ceza Mahkemelerinde “İhaleye Fesat Karıştırmak” suç isnadıyla  9 ayrı  kovuşturmanın açılmıştır. Keza Kuşadası Asliye Ceza Mahkemesi’nde ve Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemelerinde olduğu gibi ülkenin değişik yargı çevrelerinde hakkında açılan kovuşturmalar halen derdest olarak devam ettiği gibi ayrıca devam eden soruşturmaları bulunduğu bilinmektedir.

    Erkan Karaarslan, 25 Nisan 2020 tarihinde duruşmada “Ben 17 Ocak 2019 tarihinde tutuklandım. Yerel seçimler öncesinde cezaevine benimle görüşmeye Aydın’dan gelen kişiler oldu. Benim bu dosyalarla ilgili olarak başta Özlem Çerçioğlu ve bazı CHP’li belediye başkanları aleyhine olmak üzere ifadelerde bulunmam karşılığında tutuklu bulunduğum dosyadan beraat edeceğime dair söylem ve tehditlerde bulundular. Benim ailem benimle görüşemezken, bu kişiler sürekli cezaevinde ziyaretime geldiler. Ailemi bakanlarla görüştürdüler. Avukatımı da bakanlarla görüştürdüler. Bunlarla ilgili yazılı beyanlarımın hepsini hazırladım ilgili mahkemelere tek tek göndereceğim; ayrıntıya girmek istemiyorum. Ben bütün bunlara direndim ve gerçekleri söylemeye devam ettiğim için halen cezaevinde tutuklu olarak bulunuyorum” iddiasında bulunmuştu.

    Erkan Karaarslan, 14 Mayıs'ta Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada, "Avukat görüşüne girdiğimde ceza evinde girmesi mümkün olmayan  Aydın ilinde gazetecilik yapan Serhan Seyhan isimli gazeteciyi gördüm, bu kişi avukat değildir. 14. 03. 2019 tarihli kendisinin bana yaptığı görüşmede başta Özlem Çerçioğlu ve Ekrem İmamoğlu hakkında CHP başkanları hakkında beyanda bulunmam halinde o gün itibariyle tahliye olacağımı, bu duruşma dahil başka duruşmalarda da tahliye olacağımı, aksi takdirde hüküm giyeceğimi bana beyan etmiştir" ifadelerini kullanmıştı.

    Erkan Karaarslan, kendi sosyal medya hesabından 18 Haziran 2020 tarihinde attığı Twitte, 

    Paylaşımları sonrasında Aydın’da görüşmek istediklerinden bir muhatap bulamayınca ve çağrıları karşılık görmeyince toplantı yapamadığı gibi 2 Temmuz’u beklemeden Aydın’dan ayrılmıştı..

    Nitekim, 28 Haziran 2020 tarihinde attığı twitt’de,

    Tekrar Aydın’a gelmek üzere yola çıktığını ve başkan Özlem Çerçioğlu’nu sevdiğini dem vuran paylaşımda bulunmuştur.

    Ancak, aradığını bulamayan ve muhatapta alınmayınca Erkan Karaarslan vites değiştirerek ilk tutuklandığı 18. 08. 2016 tarihinden bugüne kadar yaklaşık 4 yıldır çıkarıldığı mahkemelerde ne bildiği varsa açıklama gereği duymadığı halde  01. 07. 2020 tarihinde attığı twitte,

    Adeta tehdit ve şantaj kokan bir ifadeye yer vermiştir.

    Bu durumu sürdürmek içinde yine kendi lehine haberler yapan internet sitesinden 02. 07. 20120 tarihinde yapılan https://www.gundemotuzbes.com/erkan-karaarslan-oyle-bir-tiwit-atti-ki-ozlem-cercioglu-nun-kazikli-daki-katamaran-yati-bile-alabora-oldu/92182/ paylaşımda;

    Dr. Erkan Karaarslan... Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'na öyle bir tiwit attı ki; önceki gün Marmaris merkezli 5.5 şiddetindeki depremi bile geride bıraktı!

    Peki, Dr. Erkan Karaarslan, kendinden bu kadar emin olmasa, attığı tiwitte devlete "çağırın beni" der mi?

    Özlem Çerçioğlu içinde "buyur buradan yak" dercesine "yanında tanık olduğum şeyleri anlatacağım" der mi?

    Buradan Dr. Erkan Karaarslan'a sesleniyoruz; anladığımız kadarıyla siz eteğinizdeki sadece taşları değil, kum zerreciklerine varıncaya kadar dökeceğim diyorsunuz da... Peki, nam-ı diğer Topuklu Efe kurdeşen mi dökecek? 

    Bakalım yarın nasıl bir tiwit gelecek?

    * * *

    Aynı internet sitesinden 09. 07. 2020 tarihinde, (https://www.gundemotuzbes.com/erkan-karaarslan-dan-mesaj-var/92395/) “Aydın BŞB ve Özlem Çerçioğlu hakkında elindeki tüm bilgi ve belgeleri vermek için devlete çağrı yapması ardından teftiş kurulu heyeti ile İstanbul'da toplantılara başlayan Dr. Erkan Karaarslan, ilk tur ifadelerini tamamladı.

    Karaarslan heyete elindeki ilk dosya hakkındaki belgeleri verdi. Toplamda 100 dosya için 50 randevu tarihinin belirlendiğini Gündem 35’e belirten Karaarslan, İçileri Bakanı Süleyman Soylu’nun bizzat talimatı ile kurulan heyetle toplantıların Eylül Ayına kadar devam edeceğini açıkladı..”

    Şeklinde yapılan paylaşım ile “devlet işleyişinde uygun olmayan bir durumu gerçekmiş gibi göstererek” adeta Özlem Çerçioğlun’a aba altında sopa göstererek sıkıştırma amacı taşıdığında yine  duraksamaya yer yoktur.

    Öncelikle, Erkan Karaarslan’ın yargı mercileri önünde 4 yıl açıklamadığı hangi konu vardır ki açıklamak için devletten davet beklemektedir? Kaldı ki bildiklerini açıklamak için devletin davetine neden gerek duymaktadır? Bu çağrısını niçin kamuoyu önünde yapmaktadır? Bu şekilde birilerine “konuşursam yanarsınız taleplerimi yerine getirin” şeklinde bir mesaj mı verilmek istenmektedir?

    Erkan Karaarslan, eğer bir suç işlendiğini bildiği halde ve suçu zamanında yargı mercilerine bildirmemişse zaten kendisi suçludur. Çünkü, TCK’nın 278. maddesinde yer alan “suçu bildirmeme suçu”nun, maddi unsurunun işlenmekte olan bir suçu bildirmemek olduğundan Türk hukukunda işlenmekte olan suçu bildirmenin yükümlülük haline getirildiği anlaşılmaktadır. O halde, Erkan Karaaraslan suç işlendiğini biliyorsa ve şahit olduysa yıllardır niçin bildirmemiştir?

    Erkan Karaarslan son dönemde Aydın’a geleceğini duyurarak ve kaldığı otelde kimlerle neyi görüşmek istemiştir ki kendisi muhatap alınmayınca, sosyal medyadan bu tür paylaşımlara başlayarak adeta bildiklerini açıklamamak adına bir çıkar beklentisi içinde olduğunu göstermektedir. Ancak, Türk hukukunda kişiyi ihbar etmemek için ondan çıkar talep edilmesi şantaj suçuna vücut vermektedir. Suçun oluşması için mağdurdan haksız yararın elde edilmesi şart olmayıp, mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinin mağdura ulaştırılması yeterlidir. Tehdit, mağdura ulaştıktan sonra haksız yarar elde edilmese bile artık şantaj suçu işlenmiştir.

    Şantaj suçu ile elde edilmek istenen haksız yarar, para, mal, bir hizmet sağlanması gibi maddi değeri olan bir yarar olabileceği mahiyeti önemli olmayıp haksız olması yeterlidir. Erkan Karaarslan tarafından açıklanacağı veya isnat edileceği söylenen hususun geçmişte yaşanan, geçmişte kalmış olan herkesin bilmediği bir husus olmalıdır. Herkes tarafından bilinen, aleni bir şekilde gerçekleşen bir olayın açıklanacağının söylenmesi halinde şantaj suçu oluşmaz.  (CGK-K.2014/436).

    Türk hukukunda şantaj haksız bir yarar elde etmek için işlenebileceği gibi, bir şeyin yapılmasını ya da yapılmamasını sağlamak amacıyla da işlenebilmektedir. Bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi ile şantaj suçu TCK md. 107/2 md kapsamında yer almaktadır.

    5237 sayılı TCK bakımından ise menfaat sağlamak amacıyla, mağduru şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikte hususların açıklanacağı yönündeki tehdit yeterli olup, çıkarın elde edilip edilmemesi herhangi bir önem taşımamaktadır. Açıklanacak veya isnat edilecek hususlar, mağdurun iradesini zorlamaya elverişli olmalıdır. Böylece mağdur, failin isteğini gerçekleştirmek veya açıklayacağı hususlara katlanmak arasında seçim yapmak zorunda kalmaktadır. Tehdit suçundan farklı olarak burada failin amacı mağduru korkutmak değil, içerisinde bulunduğu korku halinden faydalanarak ondan çıkar sağlamaktır.

    Türk Ceza Hukukunda Şantaj Suçu çıkar sağlamak amacıyla, mağduru şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikte hususların açıklanacağı yönündeki tehdit yeterli olup, çıkarın elde edilip edilmemesi herhangi bir önem taşımamaktadır.

    Bu noktada tehdit suçuyla şantaj suçunun 107/2. maddede düzenlenen şeklinin birbirinde ayıran bir diğer unsur “yarar sağlamak maksadı” olduğunun altını çizmek gerek. Örneğin kişiyi yarar sağlama amacı olmaksızın “şerefine dokunan bir haberi başkalarına duyurmakla tehdit etmek” tehdit suçuna vücut verirken aynı fiili yarar sağlamak amacıyla işlemek TCK 107/2. maddede düzenlenen şantaj suçuna vücut vermektedir. İki suç arasındaki diğer bir fark tehdidin amaç veya araç olarak kullanılması bakımından ortaya çıkmaktadır. Tehdit suçunda amaç tehdit iken, şantaj suçunda tehdit araç olarak kullanılmaktadır.

    Görülen o ki,  içeride kaldığı cezaevi süreci ve devam eden mahkemeleri Erkan Karaarslan’a  yaramamış. Tahminin yaşadığı yargı süreci nedeniyle 2 Ağustos 2016 tarihinden itibaren hiçbir belediye kendisiyle iş yapmamaktadır. Var olan sözleşmeleri de tutuklandıktan sonra yasa gereği iptal edilmiştir. Bu durumda ekonomik olarak da kayıpta demektir. Kendisine bir çıkış yolu aradığı anlaşılıyor. Bunun için geçmişte iş yaptığı belediyelerden ve belediye başkanlarından destek beklentisi karşılık bulmayınca her nedense 4 yıldır açıklamadığı halde “bildiklerimi, şahit olduklarımı açıklarım” şeklinde sosyal medya hesaplarından paylaşımlarda bulunması karşısında elbette yargı kurumunun söyleyeceği bir söz olacaktır.. Ama kamuoyunda Erkan Karaarslan hakkında “4 yıldır aklın neredeydi, neden açıklamadın, neden sustun, hakkında peş peşe mahkemeler açılınca ve ceza alacağını anlayınca mı bildiklerini açıklamak aklına geldi?” şeklinde yorum yapılmakta ve bu da tehdit veya şantaj olarak algılanmaktadır.

    Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çercioğlu ile aramızda karşılıklı süren davalarımızın bulunması ve devam eden soruşturmalarımızın olduğu bilindiği halde, yine EMAN dosyasını yargıya taşıyan ben olduğum halde benim bu şahıslar ve firma ile işbirliği yaptığım ve bunun karşılığında menfaat ettiğim şeklinde alçakça haberler ve paylaşımlarla aleyhimde bir algı yaratmaya çalışmaktan kimin zarar görecek olduğu şimdiden bellidir.

    Açılan davalarla alakalı yargılama süreçleri devam ettiği için özen göstererek köşeme çekildiğim halde önünüzde engel gördüğünüz için kiralık klavyeden ahlaksızca yazılan her  yazı ve paylaşım Ceza ve Tazminat talepli olarak yargıya taşınmaktadır ve yazıldıkça da taşınacaktır. Erkan Karaarslan firmaları tarafından Türkiye’de belediyelerden alınmış bütün ihaleler hakkında o yer yargı çevrelerine Aydın’da devam eden yargılamalar emsal gösterilerek suç duyurusunda bulunulacaktır.

    Saygılarımla..