• Türk-İş…

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile bir araya gelen Türk İş Başkanı Ergün Atalay'ın, mikrofonu açık kalınca söylediği, “Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle” sözleri tepki çekmeye devam ediyor. Bir tepki de Aydın’ın Duayen Gazetecisi Atilla Dağıstanlı’dan geldi.

    09:17:20 | 2019-08-15

     

    http://yavuzlarmylife.com

     

    Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ın işçi ve emekçi kesiminden yana olmadığını ve son Toplu Sözleşme görüşmelerinde işçiyi sattığını savunan Aydın’ın Duayen Gazetecisi Atilla Dağıstanlı kendisine ait Facebook sayfasında TÜRK-İŞ’i kendine has uslubuyla anlattı. “İşçi, emekçi kardeşim, yoldaşım hiçbir sendika başkanına güvenme; çünkü onlar sınıf sendikacılığı değil, güçlüden yana olan SARI SENDİKACILIĞI yani PATRON SENDİKACILIĞINI uygulayarak seni uyutuyorlar” diyen Dağıstanlı’nın yazısı kamuoyundan büyük ilgi gördü.

    İşte Atilla Dağıstanlı’nın “TÜRK-İŞ” başlığı ile kaleme aldığı o yazısı…

    TÜRK-İŞ kurulduğu günden beri hiçbir zaman Türkiye İşçi Sınıfından, emekçi kesimden yana olmamıştır. Türk-İşe bağlı bazı sendikaların başkanları ve yöneticileri sınıf sendikacılığı konusunda çalışmalar, eylemler yapmışlardır ama genelde TÜRK-İŞ’in genel politikasına uymak zorunda kalmışlardır.

    Türk sendikacılık tarihinde en çok sendika ağası çıkaran TÜRK-İŞ’tir.
    TÜRK-İŞ’e bağlı bir sendika yönetimi işverenle toplu iş sözleşmesi görüşmelerine başladığında aba altından sopa göstererek slogan sendikalcığı yapıp, “asarız, keseriz, yüzde yüz alırız” gibi palavralarla işe başlarlar, sonra bir bakmışsınız ki bu Ergün Atalay gibi işçiyi, emekçiyi kişisel çıkarı uğruna satmış.

    TÜRK-İŞ’e bağlı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi olarak Akdeniz Haber Ajansı’nda 610 gün süren grevimize başlamadan önce en çetin ve zorlu mücadeleyi TÜRK-İŞ üst yönetimine karşı verdik.

    Adamlar her koşulda greve son vermemiz için akla gelmedik telkinlerle bizi yolumuzdan alıkoymaya çalıştılar.
    Kendi adıma diyebilirim ki bu kişilere karşı çok mücadele ettim; çünkü greve gidecek 33 basın emekçisi içinde sınıf sendikacılığı nedir, bunun bilincinde olan bir tek ben vardım.
    O yıllardaki TGS Genel Başkanı rahmetli Semih Balcıoğlu ağabeymiz, bana, “bu işin sonu yok, kısa zamanda bu işi tatlıya bağlayalım” demişti.
    Neden bana? 
    Çünkü sendika temsilcisiydim, ben pes edersem hiçbir şey bilmeyen arkadaşlarımda bana uymak zorunda kalabilirlerdi.
    TGS’nin o yıldaki Genel Başkanı Semih Balcıoğlu’nun odasından çıkarken dedim ki:

    “Tamam Semih bey, ben şimdi boynuma bir pankart asıp Taksim Meydanına çıkacağım..”
    Semih Balcıoğlu merak etmişti ve sordu:
    - Ne pankartı?
    Dedim ki:

    ÜZERİNDE TGS BİZİ SATTI yazan pankart.

    Tam kapıdan çıkıyordum ki geçenlerde vefat eden TGS başkanlığı da yapmış olan ağabeyim Ziya Sonay, hışımla yerinden kalkarak Semih Balcoığlu’na:

    - “Semih bey, Semih bey, başkan ben size demedim mi?” diyerek öfkesini göstermişti.

    İşte bu olaydan sonra Sultanahmet Çatal Çeşme Sokak Fırat Han’daki AKDENİZ HABER AJANSI işyerinde 610 gün sürecek olan kutsal eylemimiz başlamış oldu.

    Facedeki duvarımda gördüğünüz fotoğraf işte o kutsal eylemimizin fotoğrafıdır.

    (https://www.facebook.com/atilladagistanli)

    Ergün Atalay 80 bin lira maaş alıyormuş, ya yan avantaları, lüks yaşam, otomobiller, krediler, yazlıklar, eğlenceler, kumar partileri, 18’lik kızlarla gece alemleri, saymakla bitmez.

    Çok iyi bilirim ki sendika başkanı olmak için kurşunlar sıkılmıştır, ölenler olmuştur.

    TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay 80 bin değil 800 bin TL maaş alabilir ama bu satışıyla işçi sınıfının, emeğin lanetine uğrayacaktır.

    İşçi, emekçi kardeşim, yoldaşım hiçbir sendika başkanına güvenme; çünkü onlar sınıf sendikacılığı değil, güçlüden yana olan SARI SENDİKACILIĞI yani PATRON SENDİKACILIĞINI uygulayarak seni uyutuyorlar.

    Yakında Aydın Belediyelerinden çıkarılanlarla ilgili de üyesi oldukları sendikaların neler yaptığını yazacağım.
    Beni izlemeye devam edin.

    Not: Hükümet ile Türk-İş, kamu işçisinin 2019-2020 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirleyen 2019 Dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi’nde işçiye 150 lira iyileştirme, tüm işçilere ise bu yılın ilk 6 ayı için yüzde 8, ikinci 6 ayı için yüzde 4 oranında zam kararı çıkmıştı.