• 2019’u uğurlarken…

    2019’u uğurlarken, 2020’ye girerken ne olursunuz, gerçek suçluları görünüz. Daha fazla umutsuzluklara kapılıp, daha fazla intiharlara sebep olup, ya da intihar edip gerçek suçlulara meydanı bırakmayınız.

    13:40:15 | 2019-12-30

    http://yavuzlarmylife.com

     

     

     

    Uğurlarken 2019’u, bütün dertlerimizi, tasalarımızı ve endişelerimizi de uğurlamak istiyorum. Ancak bunları uğurlamanın tek bir gücü ve kuvveti olmalı o da UMUT.  Umudu olan insanlar, yukarıda saydıklarımı gayet güzel uğurlarlar, geleceğe ve gelen yıla mutlu, huzurlu, endişesiz bakarlar.

    Umut’dur insanı ayakta tutan.

    Umut’dur insanı mutlu kılan.

    Umut’dur insanı geçmişteki başarısızlıklarına rağmen geleceğe güzel duygularla baktıran.

    İnsanlar kendi yanlışlarını, hatalarını gözden geçirip, düzeltmeye ve bir daha ki zaman diliminde bu yanlışları yapmayarak gelecekte başarılı olmayı hayal edebilirler. Ya hataların, yanlışların, başarısızlıklarının, sebeplerinin büyük kısmı, idarecilerden, yöneticilerden dolayı ise ne yaparlar?

    Bu sorumuzun cevabı, yazımın sonlarında verilecek.

    Gelelim insanımızın başarısızlıklarının kendilerinden olmayan sebeplerine.

    40 milyar dolar Suriyeliler için harcandı. Bu para ile, Bir Milyar TL’lik, tam 260 Adet orta ölçekli tarım ürünlerini değerlendiren, fabrika kurula bilirdi.

    Yurdun çeşitli yerlerine onlarca millet parkı yapıldı ya da, parası ayrıldı. Aynı para ile aynı yerlere aynı sayıda ve aynı büyüklükte fabrikalar kurulabilirdi.

    Ülkemin 500 milyar TL’si konuta ve inşaata ayrıldı, Bu paranın en az yarısı, tarımsal ürün işleyecek fabrika binaları ve makineleri için harcanabilirdi. Bu yanlışların en büyüğü de heybede. Siz biliyorsunuz o, 75 milyarlık yatırım yerine o parayla neler yapılabileceğini. İnşallah yapılmaz.

    Yerel yöneticilerin yanlışlarına gelince…

    Alt yapısına dokunmadıkları yolların, yenilenmesine harcadıkları para ile ilçemizde en az 20 Adet 1000 metrekare fabrika inşaatı yapıp yatırımcılara “gelin ilçemizde tarım ürünlerini işleyin” diye; küçük rakamlara kiraya verebilirlerdi.

    At yarışı, deve güreşlerine, konserlere, düğün salonlarına, velhasıl aciliyet sırası sonlarda olan konulara harcanan paralarla, ilçemizde onlarca fabrika binası yapılıp, yine tarım ürünlerini işleyecek fabrikaları kuracaklara tahsis edebilirlerdi.

    Belediyelerimiz, tostçularımızla, kafeteryacılarımızla, çaycı esnafımızla rekabet etmeyebilirler, bu paralarla işsizliğe çare araya bilirlerdi. (Öğrencilere yarı zamanlı meyve ambalajlama tesisinde iş verebilirlerdi.) Hani öğrencilere ucuz çay satacaklar ya, kiracıları ile rekabet edeceklerine, öğrencilerin çalışacakları tesisler kurabilirlerdi.

    Bu yukarıda yazdığım basit önlemleri alamayan ve aciliyet sırasını insanımıza iş, aş, ekmek parası kazandıracak, yöntemleri göremeyen, yerel ve genel yöneticilerimiz sayesinde insanlarımızın geleceğe umutla bakmaları mümkün olamayacaktır.

    Bir bilse insanlarımız, kendilerinin hatalarından çok daha büyük suçların, yerel ve genel yöneticilerimizin uygulamalarında olduklarını; sorun kolay çözülecek. Bir bilseler çaresizliklerinin büyük bir sebebinin kendi hatalarının olmadığını, geleceğe umutla bakacaklar.

    Yukarıdaki sorunun cevabı nedir biliyor musunuz dostlarım.

    Yanlış yapanlara, ülkemizin ve şehrimizin kaynaklarını, öncelikle insanımızın işine aşına ve ekmek parası kazanmalarına harcamayıp, gösterişe, basitliğe ve sükseye harcayanlara oy vermemeleridir.

    Sorunun, hatanın, çok küçük bir kısmı insanımızın kendilerine aittir. Bu kısmı da kendilerini yok etmek gibi bir sonucu doğurmamalıdır.

    2019’u uğurlarken, 2020’ye girerken ne olursunuz, gerçek suçluları görünüz. Daha fazla umutsuzluklara kapılıp, daha fazla intiharlara sebep olup, ya da intihar edip gerçek suçlulara meydanı bırakmayınız.

    Çare, sizin aşınızdan, ekmeğinizden, gelecek endişelerinizden evvel, kendi çıkarlarını gözetip, eğlenceye, parka, bahçeye, yollara, taşa, inşaata, betona, sükseye para ayıranlara oy vermemeniz hatta selam bile vermeyip, buğuz bağlamanızdır.

    Çare, “Yanlış yapanlara, elinizle, dilinizle, yüreğinizle dur demenizdir.”

    Dilsiz şeytan olmamanızdır.

    Eğer bu yanlışlar gelecek yıl da devam edecek, sizler yatarak dua ederek ve hatta, yanlış yapanlara alkış tutarak, sesiz kalarak, bu gidişin düzeleceğine inanıyorsanız, biliniz ki yeni intiharların müsebbibi olacaksınız.

    Bu ülke ve şehir, üreten ve çalışanların, çalışarak aşını kazanmak isteyenlerin önünü açarak kalkınacaktır.

    Bu ülke ve şehir, zevkü sefada, oyun ve oynaşta, kaynaklarımızı hoyratça harcayanların israflarına dur diyerek kalkınacaktır.

    Yeni yılınızı, geleceğe umutla bakacak tedbirler alarak, sorunun sizler olmadığınız, sizlerin oy verdiğiniz, yanlış yapanlar olduğunu görerek, umutla girmenizi diler saygılarımı sunarım.  

    Not: Neden tarımsal ürünlerimizi işleyen fabrikalar öneriyorum? Çünkü o fabrikalar, hem  tarımla uğraşan köylümüzün önünü açacak, hem de şehirlerden köye göçün önünü de açacaktır.