• Vekilleri rahatsız eden açıklama…

    Amerika’da BMW’nin üzt düzey yönetici olan Nazillili Dr. Muammer Özkul’un sosyal medya hesabından yaptığı “Nazilli Sümerbank Önerisi” Aydın siyasetinde hem yankı buldu hem de AK Partili yönetici ve milletvekillerini rahatsız etti. AK Parti Aydın Milletvekillerinin “Müzelik siyaset anlayışı”nın Aydın iline katma değer sağlamadığını anlatan Özkul, ATM’yi törenle açan Aydın vekilimiz, geleceğe yatırım anlayışını, şimdilerde müzede görüyor, “müze yapalım, tarih bizi ansın” diye düşünüyor galiba ki bugün Aydın’da müze açma faaliyetine başlamış. Halkımız sizleri Gazi Meclisimizde onu ağırladık bunu ağırladık deyip, sosyal medyada ses vermeyen fotoğraf paylaşmak için Ankara’ya göndermedi. Unutmayın bu halk size, bir dahaki seçimde, “SERGİCİ mi veya MÜZECİ misin?” diye sorar.”

    10:38:11 | 2019-06-30

    HABER: YALÇIN YILDIRIM

    AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen ancak klasik AK Parti siyaseti dışında fikirler ve akla yatkın projeler üreten Muammer Özkul, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında Atatürk’ün 1937 yılında kurduğu ancak özelleştirme kapsamında kapatılan Nazilli Sümerbank Fabrikası’nın yeniden hayata geçirilmesi konusunda fikir ve görüşlerini kamuoyuna açıkladı.

    Dr. Muammer Özkul’un açıklamasından Aydın AK Parti yöneticileri ile milletvekilleri oldukça rahatsız oldu.

    Özkul’un önerisi şöyle idi:

    “Uzun zamandır sosyal medya, medya, iş çevresi sürekli izliyorum. Herkes işsizlikten, bankalarda bile para kalmadığından bahsediyor. Yakın tanıdığım, hali vakti yerinde insanlarla konuşuyorum, param var ama bir işletme açmaya yetmez diyor. 
    Bakın size isim vermeden, tedarikçilerden birinde yaşadığım bir olayı anlatayım.
    Olaya mevzu bahis olan işletme, çelik üzerine, Almanya’nın doğusunda bir şehirde.

    Eskiden bu işletme çok iyi iş yapıyormuş. Almanya’nın birleşmesi, buradan insanların göçmesi, ekonomik durumlardan dolayı bu fabrika zamanla kapanmış. Devlet bu işletmenin borçlarını üstlenmiş, işletmeyi ayağa kaldırmak için gerekli olan maliyeti duyurmuş, yüzde 51 hisseyi de kendinde tutmuş. Geri kalanını, bölgenin insanlarına veya zenginlerine isterlerse, yatırdıkları para oranında, buraya ortak olabileceklerini belirtmiş. Fabrika 5 yıl içerisinde kâr etmezse, 5 yıl sonunda çıkmak istiyen kişilere yatırdıkları oranın hepsini geri ödeme garantisi vermiş.

    Bu bölgedeki insanlar “işsiz kalmıyalım”, para yatıranlar “daha çok kazanalım” diye öyle çalışmışlar ki, fabrika 5 yılda kendini 5’e katlamış. Daha sonra 3 kişi fabrikanın hisselerinin çoğunluğunu ederinde alıp, fabrikayı bir marka yapmış.

    Sonuç, hem bölge insanı, hem devlet elbirliğiyle kendini 10’a katlamış. 

    BİZİM ÜLKEDE NELER OLUYOR?

    Devlet çalışan fabrikalara bile kayyum atayıp, batmaya zorluyor.

    Batan fabrikaları yıktırıp, yerine AVM yaptırıyor. (Nazillide KÖYTAŞ Fabrikası gibi)

    Yastık altındaki paranızı çıkarın, gelin bir işletmeye ortak olun beraber kazanalım diyeceğine, “altını dövizi bozun, beka için devlet kazansın, siz kaydedin” diyor.
    Nereye kadar. Olmaz kardeşim olmaz.. Projesiz, üretimsiz ne faiz düşer ne de insanlar yastık altından paralarını çıkarır.

    O kadar güzel projeler, alanlar var ki, inanın kısa sürede ülke olarak çok ileriye gideriz.
    SÜMERBANK ÖNERİSİ

    Bir öneri... Nazillimizde kapanmış, Atatürk’ün kurduğu ilk Sümerbank fabrikası var. Aydın Vekilleri (ki bunlardan biri KİT Komisyonu Bşk.), Sanayi ve Ticaret Odası v.s. ve yetkililer bu yerin analizini çıkartsın, devlet güvencesiyle eski borçlar olmayacak şekilde, burayı tekrar ilk etapta işletmeye kazandırmak için, halk destekli bir proje sunsun. İnsanlar ev alır gibi, iş kurar gibi, güçleri oranında geleceklerine yatırım yapsın, hem devletim, hem Nazillim, hem insanımız kazansın. İnanıyorum birçok kişi, parasını yastık altından çıkarıp, işletmeye yatıracaktır.

    Belki ben tek başıma bir fabrika kuramam ama BİZ HEPBERABER bunu başarabiliriz. 

    Birlikte büyümek, Marka olabilmek, Geleceğimize yatırım yapmak için, BEN VARIM... (Gerekli bilgi alışverişi ve her konuda destek için, her zaman yardımcı olmaya hazırım.) Sümerbank Tekstil Projesi yanında, beraber 3 tane daha fabrika açabilirsek, bunlara ek buralarda çalışanlara meslek yüksek okulları kurarsak, bölge olarak uçarız.”

    Dr. Muammer Özkul bu paylaşımı üzerine AK Parti’nin Aydın’daki üst düzey yetkililerinden birinin kendini aradığını belirterek aralarında geçen diyaloğu “Gün içinden ilginç anektodlar...” başlığı ile kamuoyu ile paylaştı.

    Hep birlikte okuyalım:

    MÜZELİK SİYASET ANLAYIŞI
    ”Böyle bir paylaşımda bulunmak istemezdim ama sahiden şaka gibi...

    Partinin il bazında yetkili bir kişisi arıyor ve diyor ki; “Süper görüş ve fikirleriniz var. Ama sosyal medya üzerinden paylaşmanız vekilleri ve başkanları zor duruma sokuyor...”

    Çözüm diyorum;

    “Lütfen görüşlerinizi bizimle paylaşın, açıklamayı biz yapalım. Kimseyi etiketlemeyin” diyor.

    İyi de halk sizi, halkın yararına olan iş ve istekleri yapasınız diye seçiyor, “Açıklama yapasınız diye değil..”

    Unutmayın, öneri yapan BİR, hizmet getiren BİN alkışlanır.

    Halk yeter artık iş ve yatırım istiyoruz diyor.

    Yatırımın ve paranın başındaki kişilerden biri olan, büyük icraatçı, simdiye kadar para çekme makinesini (ATM) törenle açan Aydın vekilimiz, geleceğe yatırım anlayışını, şimdilerde müzede görüyor, “müze yapalım, tarih bizi ansın” diye düşünüyor galiba ki bugün Aydın’da müze açma faaliyetine başlamış.

    Hayattayken, müzelik icraat anlayışı ve siyasetçisi olmak, böyle bir şey galiba...

    Önceki yazılarımda etiketlenen kişilere itafen;

    Açıklanan görüş ve önerileri hazmedemeyecek, adam ayıracak, hizmet getiremeyecektiniz de, sadece Gazi Meclisimizde onu ağırladık bunu ağırladık deyip, sosyal medyada ses vermeyen fotoğraf sergisi açmaya aday olmaya mı gittiniz Ankaraya, diye sorarlar adama..

    Keza tabiki belediye başkanıda mı oldunuz derler...

    Doğru, tarihte Aydın İlinde böyle bir siyaset ve icraat anlayışı olmamıştı.

    İleride belki, fotoğraf çektirip, çektirdiğiniz fotoğraflarla, ya sergi veya müze açarak anılırsınız. Halk da size, bir dahaki seçimde, “SERGİCİ mi veya MÜZECİ misin?” diye sorar.”