0.542. 537 86 70

Ağla Yılmaz Ölmez, ağla açılırsın…

2024-06-10

  • Yalçın Yıldırım iki yazı yazdı, bizim Söke'li Yılmaz Ölmez'in halk deyimiyle şarkülü kaydı. Zaten Yılmaz Ölmez ile bizim işler, Efsane Dede muhabbetine döndü.

Özetle anlatalım;

Dede Kütahya Tavşanlı Belediyesi'ni arar. “Yavrımm... Biz sabahları hacılarla camiye gideyyoz, her ye köpek dolu. Saldırıyolar korkeyyoz... Camiye gidemeyyoz... Allah günah yazmasın da bunları zehirceniz mi, öldürceniz mi bi çare bulun.”

Görevli cevap verir; “Amca hayvan hakları dernekleri var. Dikkatli davranıyoruz. Korkma biz köpeklerin hepsini topladık. Hepsini kısırlaştırdık. Güvenle camiye gidip gelebilirsiniz...”

Efsane Dede kızar; “Yavrımmm. Köpekle bizi s...kcekle demeyyom ısıcekler deyyom, ısıcekler deyyom...”


Biz Aydın Şafak Gazetesi olarak yıllardır ne diyoruz?

“Pamuk üretiminin yüzde doksanı Söke ve Aydın Tariş'ten. O zaman niye hülle, hile yollarla Tariş Pamuk Birliği Merkezi İzmir'de?..”

Yılmaz Ölmez ne diyor?

“Kallavi tazminat davası açtım...”

Biz ne diyoruz?

“Tariş seçimlerinde neden yasal prosedüre uygun olmayan, hatta bir kök ekili pamuğu bulunmayanlar delege yapıldı da oy kullandırıldı?”

Yılmaz özetle ne diyor?

“Yazılanlar bana çok koydu, dipteyim, sondayım, depresyondayım...”

Biz ne diyoruz?

“Yılmaz! Tariş Pamuk Birliği seçimlerinde neden Aydınlı delegeler ve Aydınlıların listesine destek verenlerin tekinin bile elini sıkmadın da, gittin Faruk Aydın'a çalıştın.”

Yılmaz ne diyor; “Yapılandırmam vardı, ben 15 bin lira istedim, Söke Tariş Başkanı İsmail Özer vermedi...” (Aramızda kalsın aslında daha fazlasını istemiş..)

Borcu yaparken Tariş üreticilerine mi sordun?

Yılmaz Majör depresyonda belli ki... Yazdıklarını okumak ne mümkün... Kendini bir övüyor bir övüyor, bir övüyor, Mazhar-Fuat-Özkan'ın, “Peki peki anladık. Sen neymişsin be abi” şarkısından beter. Sayfalarca yazmış, okuyanın aklında tek kelime kalmamış...

Aslında senin yazı dediğin itirafnamene mukabil cilt cilt kitap yazarım. Emin ol Söke’de kimsenin yüzüne bakamazsın.

Şimdi Sökeli-Aydınlı ve tüm Tariş ortaklarına, üreticilerine soruyorum.

“Tariş'in aldığı pamuğun yüzde 90'ı Söke-Aydın Kooperatifinden gidiyorsa, Tariş Pamuk Birliği’nin bütçesinin büyük kısmı bu iki kooperatiften karşılanıyorsa, o halde Tariş'in yeri neresidir? Aydın mı, İzmir mi?”

Şimdi sizlere kısa bir zorunlu bilgi vereyim. Yılmaz Ölmez'in aslında nasıl bir düşünce tarzına sahip olduğunu anlarsınız. 

Başka bir soru; "İzmir'deki Tariş Kongresi öncesinde Yılmaz Ölmez yayınlarıyla kimin yanındaydı ve nedeni neydi?" 

Söke-Aydın-Muğla delegelerinden oluşan ve Tariş Pamuk Birliği'nin anavatanı ve kurulduğu yer olan Aydın'a geri dönmesini hedefleyen Söke Tariş Başkanı İsmail Özer listesinde değil, pamuk bile üretmeyenlerin desteğini alan, Tariş'e sadece zarar yazan Faruk Aydın yanında. 

Seçimden önce Ben ve Yalçın Yıldırım'ın yanına geldi. “Kandıralı ne yapıyorsun?” mealinde kendisine bir dokundurmuştuk. Bize saatlerce, “Oğullarıma dedim ki Metin ve Yalçın Amcanız ne yazarsa karşılık vermeyin. onlar bizim dostumuzdur.” 

Sonra ekledin; “Faruk Aydın iyi bir adamdır. Sizi tanıştırayım size destek çıksın...” Kendin o desteği fazlasıyla almışsın ki bize tavsiyede bulunuyorsun. Ve Tariş Pamuk Birliği’nden aldığın destek miktarından hiç söz etmiyorsun.

Biz ne yanıt verdik; “İşimiz olmaz. Biz Aydın ve adaletin yanındayız. Pamuğun yüzde 90’ı Aydın'da üretiliyorsa Tariş Pamuk Birliği doğduğu yer olan Aydın'a gelmeli...”

Bizim Yılmaz'ın kafası da basmıyor bazı şeylere.

Dünyanın neresine gidersen git, kime sorarsan sor, “Tariş pamuğunun yüzde 90'ı Aydın’da üretiliyorsa, Tariş Merkezi neresi olmalı?” İzmir dediğin zaman herkes gözüyle güler ya sana...

Özellikle Sökelilere bir soru daha; “Söke Tariş Başkanı İsmail Özer'i bilirsiniz. Kongreyi kazandıklarında Söke Tariş borç batağında idi. Kendi tarlalarını ipotek edip. Kooperatifi düze çıkarttılar. Mal, dal sahibi yaptılar. Devrim niteliğinde yatırımlara giriştiler. Dünya çapında Sawgın tesisleri, bunun yanında kendi Güneş Enerji Sistemini kurmaya hazırlanan ilk Kooperatif oldular. Yani kooperatif kendi enerjisini üretip enerjiye akıtılan paralardan tasarruf yapacak. Bu paralar da Tariş üreticilerinin cebine kalacak... Bunlar rahatsız mı etti ki seni bu yatırımlar hakkında tek kelime etmedin?”

Tariş seçimlerinde Aydın listesinin karşısında olacaksın, Sökeli geçinip Sökeli Başkan Adayı İsmail Özer ve listesinin kaybetmesi için her şeyi yapacaksın, Tariş pamuğunun yüzde 90’ı Aydın'dan giderken, Tariş Pamuk Birliği yöneticileri Aydınlı üreticilerin kesesinden sefa sürerken gıkın çıkmayacak, sonra kalkıp Abdurrahman Çelebi gibi herkese akıl vereceksin.

Be mübarek sen İsmail Özer'in hiç bir harcamasını Tariş üzerinden yaptığını gördün mü? Üreticinin tek kuruşunu bile koruyup kollayan kendi hemşerin İsmail Özer'e düşman ol, Aydın haklarıyla çatır çatır sefa süren Faruk Aydın'a destek ver. Bir de tüm bunların üzerine tüy dikip, “İsmail Özer'den 15 bin lira istedim vermedi” diye yanıla yakıla ağlanıyorsun.

Pes be birader... Her hurmayı yemişsin, kendin itiraf ediyorsun.

Söke ve Aydın karşıtlığının sebebini, şahsi menfaat temini taleplerine bağladığını, kendin açıklıyorsun. Abdurrahman Çelebi gibi verdiğin akıl sana kalsın Yılmazım. Sendeki akılla evin yolu bulunmaz. Yok Söke'de organik pamuk usulsüzlüğü varmış da İsmail Özer odağındaymış. Sen o yalandan zerre doğru çıkaramazsın. Ama ben senin programa çıkardığın Bertan Balçık'ın verdiği tohumlar yüzünden tarlaların nasıl balçığa dönüştüğünü, tek tek ispatlarım. Ona yüreğin yetmiyor mu, göbek bağın mı var? Ya da sen gerçekten Söke’de oturmuyorsun da, Tunceli Hozat’dan mı yayın yapıyorsun.

Be mübarek o kadar üretici o konuda bas bas bağırırken, sen Bertan Balçık ile Esra Erol misali program yapıyorsun. Konuya tek kelime değinmiyorsun? Yoksa İsmail Özer reddedince yapılandırma borcunu o mu kapattı? Bu soru ister istemez akıllara geliyor değil mi?

Sözün sonunu kısa ve net bağlayayım Yılmaz'ım...

Şahsi menfaatlerin adına Tariş'in doğduğu topraklara geri dönmesine engel biri olarak, Söke-Aydın-Muğla listesi aleyhine açık çalışmalarından dolayı kendi tarihine, kültürüne, mezardaki ruhlarına ve Aydın ekonomisine ihanet dolu davranışlarınla hafızalara kazınacaksın...

Sayfalar dolusu da ağlansan, iki soruda mat olacaksın...

Sepetim