Adalet Bakanlığı’nda bal tuzağı…
METİN CANHaluk Levent'in sır ortağı ve gizli kasası nasıl kurtarıldı? Haluk Levent ve AHBAP Derneği'ne yönelik geniş kapsamlı operasyonun sarsıntıları devam ederken, bu yapılanmanın devletin en üst katmanlarına kadar sızdığı tespit edildi. Fakat pek çok isim tutuklanırken bu yapının Adalet Bakanlığı ve devletin diğer organlarına nasıl sızdığı, tam anlamıyla tespit edilememişti.
ÖZEL DOSYA HABER - METİN CAN YAZDI
Adalet Bakanlığı'na Mossad ve FETÖ gibi bal tuzakları kurmak yoluyla sızdığı tespit edilen Muhammed Gömük isimli şahsın kirli geçmişi araştırıldığında, FETÖ ile mücadele eden bir kahraman değil, FETÖ yöntemleri ile Adalet Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na kadar sızan bir suç makinesi ortaya çıkıyor.
Kendisini profilinde hastane yöneticisi olarak tanıtan Gömük'ün, aslında hastanede görevli bir temizlik görevlisi olduğu gerçeğiyle yüzleşiliyor.
Kadınlarla arası çok iyi olan Muhammed Gömük, zamanla İzmir'de o dönem görevli bir Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi hakim ile ilişki kurar. Bu hakim tarafından da diğer hakim ve savcıların arasına sokulur. Hakim ve Savcıların İzmir - Manavkuyu'da düzenlediği halı saha maçlarına gitmeye başlayan Muhammed Gömük, yanında manken gibi dikkat çekici pek çok kadını da beraberinde götürür.
Pek çok hakim ve savcıda ilk anlarda, “Bu şahıs sivil. Buraya yanında kadınlarla nasıl böyle elini kolunu sallaya sallaya geliyor” tepkisi oluşur. Fakat Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi Hakim arkadaşı sayesinde ilk tepkileri atlatan Gömük, yanındaki genç ve güzel kadınlar üzerinden, özellikle orta yaşlı ve orta yaş üstü adalet görevlilerine kancayı takar.
Edinilen istihbari bilgilere göre, bazı yargı mensupları bu kadınlarla ilişki kurar ve şantaja maruz kalırlar.
İstihbarat alanında, “Bal Tuzağı” olarak tanımlanan kadınlar üzerinden şantaj ve devlete sızma girişimde dönemin Başsavcı Vekili ve şu anda meslekten atılıp hapis cezasına çarptırılan, haksız kazançlarına devlet tarafından el konulan Okan Bato ile de yakın ilişkiler kurulur.
ADLİYE ÇETESİ OPERASYONUNDA TUTUKLANDI
Bal Tuzağı üzerinden başta İzmir'de adalet ve devlet mekanizmasına sızan Muhammed Gömük, 2012 yılında gerçekleşen ünlüler operasyonu, diğer adıyla Adliye Çetesi Operasyonu'nda tutuklandı. 9 ay cezaevinde kalan Muhammed Gömük, daha sonra bağlantıları sayesinde tutuksuz olarak yargılanmaya devam etti.
Ardından toplum içerisinde yüz kızartıcı suç olarak tanımlanan eylemler yüzünden operasyona maruz kalan kendilerine FETÖ tarafından kumpas kurulduğunu öne süren Muhammed Gömük, TAYDER'i (Tutuklu Aileleri Yardımlaşma Derneği) kurdu.
2011-2012 ARDIŞIK OPERASYONLARIN BİLGİLERİ
Operasyonun Arka Planı
2011 “Ünlüler Çetesi” operasyonu:
Çıkar amaçlı suç örgütü kurma iddialarıyla 41 kişi gözaltına alındı. Aralarında dizi oyuncusu Erkan Petekkaya, şarkıcı Haluk Levent ve iş adamı Muzaffer Köse vardı. 16 kişi tutuklanıp daha sonra tamamı tahliye edildi.
2012 “Adliye Çetesi” operasyonu:
Hedefler arasında eski HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Yahya Kemal Akbaş, TAYDER Başkanı Muhammed Gömük ve CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi gibi 13 kişi vardı.
Özetle, 2012’deki “Ünlüler Operasyonu” (Adliye Çetesi), 2011’deki “Ünlüler Çetesi” ile aynı yöntemler ve ekipler tarafından yapıldı. FETÖ soruşturması kapsamında 13 kişi hakkında dava açıldı, ancak yargılama sonucunda hepsi beraat etti. Operasyonun en önemli sonucu, usulsüz dinleme ve ihlal iddialarının ortaya çıkması ve ilgili eski polislerin soruşturulması oldu.
Dosyalar incelendiğinde ise kendilerini FETÖ mağduru gibi gösteren Muhammed Gömük ve diğer isimlerin aslında karıştıkları eylemlerden değil, usulsüz dinleme ve ihlal gerekçesi olduğu ortaya çıkıyordu.
TAYDER ÜZERİNDEN İZMİR'DEN ÜLKE GENELİNE YAYILMAVE DEVLETİN EN ÜST MAKAMLARINA SIZMA
İzmir Dr. Behçet Uz Hastanesi'nde hademe ve temizlik işçisi iken kadınlar üzerinden İzmir Adliye'sine sızan, zamanla FETÖ Borsası mimarlarından Okan Bato'nun da korumasında basamakları hızla yükselen Muhammed Gömük, FETÖ'nün çatı iddianamesi kitaplaştırma suretiyle kendisine alan açtı ve devletin en üst katmanlarına kadar sızmayı başardı.
TAYDER üzerinden Başsavcılar – Valiler - Emniyet Müdürleri - Jandarma Komutanlıkları yanında çok sayıda şehirde, çok sayıda kişiyle temas kuran Muhammed Gömük, yine TAYDER'i kullanarak Cumhurbaşkanlığı Danışmanlarına kadar ulaştı.
Hastanede müstahdem ve temizlik işçisi olduğu halde kendisini hastane yöneticisi olarak tanıtan Muhammed Gömük’ün, Savcı Okan Bato ve diğer iş birliği yaptığı adli görevlilerin sağladığı desteklerle hazırladığı FETÖ Çatı Davası kitabı ile birlikte, unvanlarına gazeteci-yazar ibaresi de eklediği görülüyor. Okan Bato ile olan ilişkisini saklamak içinse, karşılıklı kavgalı görüntüsü veriliyor.
Bunun yanında Adalet Bakanlığı'na yaranmak ve kendisine ayrıcalık sağlamak amacıyla bazı haber sitelerinde, “Adalet Bakanlığının Altın Çağı” başlıklı yazılar kaleme aldığı, dikkatlerden kaçmıyor. Şahsın aynı zamanda kendisini hiç bir ilgisi olmadığı halde devlet ve istihbaratın adamı görüntüsü vermek istediği, ayrıca dikkatleri çekiyor.
Bu şekilde aslında kurduğu bal tuzaklarıyla devlete sızıp her kirli işe bulaşan bir şahsın, iş birliği yaptığı kişilerce kurdurulan TAYDER üzerinden nasıl kahramanlaştırıldığı, Devletin bekası açısından ayrıca sorgulanması gereken konuların başını çekiyor.
OPERASYONDAN VE TUTUKLANMAKTAN NASIL KURTULDU?
AHBAP Derneği operasyonları sırasında sadece devlet değil ünlüler dünyasına da sızan Muhammed Gömük hakkında, gözaltı kararı çıktı. Jandarma operasyon yapacağı sırada içeriden verilen bilgiyle kaçtığı iddia edilen Muhammed Gömük hakkındaki bu operasyon kararı, her nedense diğer isimler hakkında çarşaf çarşaf haberler çıkarken, medyaya yansımadı. Konuyla ilgili resmi bir açıklama da yapılmadı.
İzmir'de herkes tarafından, “Haluk Levent'in gizli kasası, sır ortağı” olarak tanımlanan ve “Gereği yapıldığı an foseptik çukuru patlar” değerlendirmelerinde bulunulan Muhammed Gömük'ün, Adalet Bakanlığı’nda kendisi hakkındaki gerçeklerden habersiz üst düzey bir ismin devreye girmesiyle kurtulduğu öne sürülüyor.
Operasyondan kaçıp bağlantılarını devreye sokan Gömük'ün, İstanbul'da ifade verdiği sırada Savcılık makamının tutuklama talebinde bulunmasına rağmen üst düzey isimlerin devreye girip Gömük'ün serbest bırakılmasını sağladıkları kaydediliyor. Muhammed Gömük'ün Savcılık makamında bu ilişkilerine güvenip, Savcılarla tartışmaya bile girdiği, ayrıca ulaşılan istihbari bilgiler arasında yer alıyor.
HALUK LEVENTİN BİR GİZLİ ORTAĞI PKK İTİRAFÇISI DİĞERİ MUHAMMED GÖMÜK
Öte yandan AHBAP Derneği soruşturmalarında operasyon gerçekleştirilen İzmir - Selçuk İlçesi Gökçealan mevkiindeki, Akberg Wine isimli şarap fabrikası, gizli ve kirli ortaklıkları gözler önüne seriyor. Haluk Levent tarafından bu fabrikaya milyonlarca lira gönderildiği, tutuklanan asistanı Yeliz Kaya tarafından itiraf edilmişti. Fabrika yıllık dört milyon litre üretimle, ülkenin en büyüğüydü.
Bu fabrika görünüşte soruşturma kapsamında tutuklanan kurucu isim, Güney Köse adınaydı. Güney Köse'nin firari babası Muzaffer Köse, eski bir PKK itirafçısıydı. Haluk Levent - Muzaffer Köse - Muhammed Gömük ise, gizli ortaklardı.
HAKİM ODASINI HAKİMLERE BASTIRDI…
İSTİNAF MAHKEMESİ BAŞKANINA KUMPAS KURDULAR
KİRLİ İŞLERNDE KULLANDIKLARI APARAT KİMDİ?
Müstahdem ve temizlik işçisi iken bir anda bal tuzakları üzerinden İzmir Adliyesi'ne sızıp oradan ülke geneline yayılan bir yapılanma kurmayı başaran, bu yaptıklarını da TAYDER Derneği ve hastane yöneticisi – gazeteci - yazar gibi kılıflarla gizlemeyi başaran, tutuklanması üst düzey isimlerce engellenen ve hakkındaki soruşturma her nedense sır gibi saklanıp kamuoyu tarafından duyulması engellenen bir yapılanmanın kilit ismi Muhammed Gömük'ün kirli ilişkileri, karıştığı skandallar ve ulaştığı güç, araştırıldığında insanları hayrete düşürecek cinsten.
Dava dosyalarına giren bilgilere göre; Muhammed Gömük, Fenerbahçe'de yönetici olmak isteyen bir kişinin sabıka kaydı silinmesi isteğini, 250 bin dolar karşılığında kabul ediyor.
Dönemin 7. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi Başkanı bu talebi reddediyor. Bunun üzerine Muhammed Gömük, tehditler savurarak yasa dışı isteğine karşı çıkan hakime, bal tuzağı vasıtasıyla eline düşürdüğü muhtemel iki hakimi yolluyor.
Sabıka kaydının silinmesi talebini reddeden hakim, müfettiş isteğinde bulunuyor. Gelen müfettişin talebiyle yaklaşık sekiz ay boyunca yapılan teknik ve fiziki takip sonucu, tüm bu olaylar tespit edilerek, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyaya giriyor. Buna rağmen kendisini FETÖ mağduru gösteren adeta suç makinesi bu kişinin FETÖ mağduru olmadığı, dosyasının yasa dışı dinlemeler gerekçe gösterilerek bozulduğu açıkça görülüyor.
OKAN BATO - MUHAMMED GÖMÜK - ÖZLEM ÇERÇİOĞLU BAĞLANTISI İDDİALARI
Öte yandan yapılan araştırmalarda, ayrı gündem maddeleri beraberinde geliyor. Bunlardan bir tanesi, CHP Genel Başkan Eski Yardımcısı, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'a kurulan kumpas.
Kirli işlerine engel gördükleri dönemin İzmir BAM Mahkemesi Başkanı Hasan Uzunova'ya, kirli aparatları Bülent Güner üzerinden bir işadamından üç milyon lira rüşvet aldığı iftirasını attıran Okan Bato ile Muhammed Gömük, bu kez Özlem Çerçioğlu'nun yıllardır hedefinde olan iki isme yöneliyorlar. Bunlardan biri Bülent Tezcan, diğeri tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel.
Aydın BŞB Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun adı, uzun süre İzmir FETÖ Borsası iddialarında yer almıştı. Okan Bato ile yakın görüşmelerde bulundukları da, sıkça işlenen haber konuları arasında yer alıyordu. Muhammed Gömük ve Okan Bato, Özlem Çerçioğlu'nun hedefindeki iki ismi hedef almaya başladılar. İlk olarak Bülent Tezcan'a yönelik İzmir'de Kavuklar'dan bir buçuk milyon lira rüşvet aldığı ve bu kişilerin FETÖ’cü olduğu ifadesi, tıpkı İzmir BAM kumpasında olduğu gibi Bülent Güner üzerinden yürütüldü. 2017/135041 sayılı dosyada, Bülent Güner tanık gösterildi.
Bunun arkasından ilerleyen süreçte Muhammed Gömük, Ömer Günel'i hedef alan yazılar kaleme aldı. Bu konular araştırıldığında, aralarında organik bağ olduğu konusunda kuvvetli bir şüphenin doğduğuna dikkat çekiliyor.
YAKALANIRSAM ÇOK KİŞİYİ YAKARIM
Şu an İzmir - Çeşme'de tutuklanma korkusuyla ve her hangi bir durumda hemen firar edebilmek için lüks yatında yaşayan Muhammed Gömük'ün, çevresiyle yaptığı görüşmelerde, “Çok sayıda tanıdığım var. Hepsini yakarım. Bana dokunamazlar” türünde açıklamalar yaptığı iddiaları, yaptığımız araştırmalar sonucu edindiğimiz bilgiler arasında yer alıyor.
Aydın Şafak Gazetesi olarak Sayın Adalet Bakanımıza ve Devletimize çağrımızdır.
Kendisini kahraman gibi tanıtıp aslında her kirli işin altından çıkan Muhammed Gömük, herkes alınıp bu konuda kamuoyu bilgilendirilirken, İzmir - Çeşme'deki operasyonu nasıl haber alıp, nasıl kaçmıştır?
Bu operasyon konusunda kamuoyu neden haberdar edilmemiştir?
Hakim, Savcılara kumpas kuracak, onlara kafa tutacak kadar kendini güçlü hisseden ve AHBAP Derneği soruşturmasından özellikle uzak tutulan bu şahıs, kim veya kimler tarafından korunmaktadır?
Lüks villalarda, lüks yatlarda yaşayan, kısa süre öncesine kadar hastanede müstahdem ve temizlik işçisi iken bir anda pek çok kirli kumpasın içerinde yer alan ve devlete sızma becerini gösteren bu şahsı kimler yükseltmiş, bu servetleri nereden elde etmiştir?
İlginizi Çekebilir