Aydın’da kadın gazetecilere gözaltı
ASAYİŞBir milletvekili oğlunun okula önce bıçak sonra silahla geldiği iddiasını dile getirmişlerdi. Aydın'da son günlerde özellikle Şanlı Urfa ve Kahraman Maraş şehirlerinde yaşanan öğrencilere yönelik menfi ve tüm kamu vicdanını sızlatan olayların ardından gündeme gelen bir iddia kenti karıştırdı.
Pek çok medya kurumunda yer alan habere göre geçen yıl içerisinde bir millervekilin oğlu, Aydın'ın bir ilçesinde yer alan özel bir okula önce bıçak, sonra silah getirmişti.
Arkasından velilerin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmanın, öğrenicnin vekil çocuğu olduğu gerekçesiyle üzerinin örtüldüğü öne sürülmüştü. Kamu oyunda özellikle Maraş okul katliamı sonrası hızlı bir şekilde yayınlan bu iddia üzerine, pek çok medya kurumu ve gazeteci, iddiaları gündeme taşımıştı.
Bu iddialara kaynak olarak ise bazı sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar ve story (Hikaye)’ler kanıt gösterilmişti.
Konuyla ilgili başlatılan soruşturma sonrası Aydınpost İnternet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin müteveffa başkanı Erman Çetin'in eşi Yelis Ayas ile yine Erman Çetin'in kardeşi aydıntimes internet sitesi imtiyaz sahbi Elvan Çetin'in, gözaltına alındığı öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre, önce Emniyette alınan ifadelerin ardından her iki kadın gazeteci de, polisler eşliğinde savcılık makamına çıkarıldı. Burada, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla ifadeleri alınan kadın gazeteciler, daha sonra serbest bırakıldı.
Kadın gazeteciler yaptıkları açıklamalarda Emniyet ve Savcılık makamlarında kendilerine karşı çok iyi davranışta bulunulduğunu kaydettiler.
Bu gözaltılar kentte iddiaları daha üst seviyeye taşırken, şehrin siyasetteki kadın temsilcileri Aydın AK Partili BŞB Başkanı Özlem Çerçioğlu ile yine AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın sessiz kalması, dikkatlerden kaçmadı.
Özellikle Özlem Çerçioğlu sayfasında durduk yere yayınlanan Seda Sarıbaş ile ilgili resim, çeşitli yorumları da beraberinde getirirken, kadın gazetecilere karşı ilgisiz tutumları, ayrıca eleştiri konusu oldu.
“GAZETECİLİK SORUMLULUĞUMU YERİNE GETİRDİM”
Konu ile ilgili açıklamalarda bulanan Ayaz, kaleme aldığı yazıda yalnızca sosyal medya ve bazı medya organlarında yer alan iddiaları aktardığını belirtti. Ayaz, olayın doğruluğuna dair kesin bir hüküm vermediğini vurgularken, gazetecilik sorumluluğu kapsamında konuyu gündeme taşıdığını ifade etti.
Ayaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Köşe yazımda, hem sosyal medyada hem de birtakım ulusal medya ve yerel medya organlarında dile getirilen vahim iddialara değindim. Kahramanmaraş’ta yaşanan trajedinin tekrar etme riskine tahammül edemeyiz. Yaptığım araştırmada bu iddiaların doğru olma ihtimalini gördüm ve gazetecilik sorumluluğumu yerine getirdim. Ancak doğru ya da doğru değil demek yerine ilgili kurumların konuyu aydınlığa kavuşturmasını bekledim. Ulaştığım kaynaklar söz konusu siyasetçinin ismini söyledi ancak yazımda olayın iddia boyutunu öne çıkararak isim de vermedim. Buna rağmen ilgili siyasetçi her nedense şikayetçi olmuş. Adli makamlarca okula sorduk, milli eğitime sorduk böyle bir olay yok denmesini de şaşkınlıkla karşıladım. Çünkü zaten yazımda da ifade ettiğim gibi olayla ilgili iddiada olayın örtbas edildiği konuşuluyor. Burada uzman kişilerin öğrencilerle görüşmesi gerektiğine inanıyorum. Kurumlarla görüştük tavrı yeterli bir araştırma değil diye düşünüyorum.”
Ayrıca Ayaz, olayın farklı mecralarda yer bulmasına rağmen adli sürecin yalnızca iki kişi üzerinden yürütülmesinin dikkat çekici olduğunu belirtti.
Yaşanan gelişmeler kamuoyunda yeni tartışmaları da beraberinde getirirken, iddiaların tüm yönleriyle aydınlatılması ve kapsamlı şekilde araştırılması beklentisi öne çıktı.
Öte yandan, söz konusu iddiaları köşesine taşıyan iki kadın gazetecinin gözaltına alınması da dikkat çeken bir diğer unsur olarak değerlendirildi.
İlginizi Çekebilir