© Aydın Şafak

JES’ler korona virüsten de tehlikeli..

Tüm dünya ve ülkemiz korona virüs ile mücadele ederken Aydın ile bir yandan korona virüs, diğer yandan “korona virüsten daha tehlikeli JES’lerle” mücadele ediyor. Aydın kentinde, yetkili mercilerin yetersiz denetimleri sonucu, kontrolden çıkan şirketler 36 yılda kasalarını doldururken, geride başta solunum yollarına bağlı kanser vakaları olmak üzere, birçok kanser vakası bıraktı. Korona virüs tehlikesi geçecek ama JES’lerin tehlikesi Aydın’da hem insan sağlığına, hem çevreye, hem de tarıma zararlar vermeye devam edecek.

<p>Duvar Gazetesi Yazarı <strong>Murat Y&uuml;ksel</strong> bu konuya dikkat &ccedil;eken bir yazı kaleme aldı.</p> <p><strong><em>&ldquo;Aydın'da yetersiz denetimler sonucu kontrolden &ccedil;ıkan şirketler, 36 yılda kasalarını doldururken, geride bir&ccedil;ok kanser vakası bıraktı. İnciriyle, zeytiniyle bilinen bu şehirde, jeotermal ne yazık ki yer &uuml;st&uuml;nde yeraltında durduğu gibi durmuyor. Aydın genelinde birbiri ardında kurulan jeotermal elektrik santralleri, &ldquo;yerli ve yenilebilir enerji&rdquo; kaynağı olarak tanıtılmasına rağmen, denetim yetersizliği ve ilgililerinin vurdumduymazlığı ile &ccedil;evreyi kirleten, doğal kaynakları tahrip eden, insan sağlığını hi&ccedil;e sayan bir enerji kaynağına d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumda&rdquo; </em></strong>diyen Murat Y&uuml;ksel <strong>&ldquo;Aydın'ın korona vir&uuml;s&uuml; jeotermaller&hellip;&rdquo; </strong>başlığı ile Duvar Gazetesi&rsquo;nde yayınladığı yazısında JES&rsquo;lerin tehlikesine dikkat &ccedil;ekti.</p> <p><strong>İŞTE MURAT Y&Uuml;KSEL&rsquo;İN O YAZISI..</strong></p> <p>D&uuml;nyada olduğu gibi &uuml;lkemizde de enerji durumu g&uuml;ncelliğini koruyor. &Uuml;lkemizde bu konuda yapılan araştırmalar sonucu, Ege B&ouml;lgesi&rsquo;nin, zengin jeotermal sahalarına sahip olduğu tespit edilmiş durumda. Jeotermik enerjinin kaynağını, yer kabuğu i&ccedil;inde tabi bir ısıtıcının varlığıyla basın&ccedil; noktasında kaynama noktasına ulaşan sıcak sular teşkil ediyor. Yeraltında y&uuml;ksek ısı derecesine ulaşmış suların, &ccedil;eşitli yollarla yery&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkartılması sırasında basıncın d&uuml;şmesi sonucu su ve buhar olarak ayrışmasıyla yeni ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; birer enerji kaynağı elde edilir.</p> <p>TRT Arşiv; <strong>&ldquo;1980 yılında Denizli&rsquo;nin Sarayk&ouml;y il&ccedil;esi yakınlarında bulunan Kızıldere Jeotermal Santrali&rdquo;</strong> (1) haberini, kamuoyuna bu a&ccedil;ıklamalarla vermişti. <strong>Dileyen, TRT Arşiv&rsquo;in sosyal medya hesaplarına bakıp, haberin devamını izleyebilir.</strong> <strong><em>(TRT Arşiv)</em></strong></p> <p>Aydın bir&ccedil;ok medeniyete kucak a&ccedil;an, filozofların ilham kaynağı olan, başta incir, &uuml;z&uuml;m ve zeytin olmak &uuml;zere zengin tarımsal alanlara sahip olan bir kentimiz. 2007 yılında &ccedil;ıkan jeotermal ve maden yasası ile birlikte Aydın y&ouml;resinde mantar gibi &ccedil;oğalan jeotermal enerji santralleri (JES) b&ouml;lgede yaşayan t&uuml;m canlıların yaşam alanlarını tehdit etmeye başladı.</p> <p><strong>Aydın genelinde birbiri ardında kurulan jeotermal elektrik santralleri, &ldquo;yerli ve yenilebilir enerji&rdquo; kaynağı olarak tanıtılmasına rağmen, denetim yetersizliği ve ilgililerinin vurdumduymazlığı ile &ccedil;evreyi kirleten, doğal kaynakları tahrip eden, insan sağlığını hi&ccedil;e sayan bir enerji kaynağına d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumda.</strong></p> <p>Jeotermal santral sahiplerinin, sırf daha fazla para kazanma hırsıyla hoyrat&ccedil;a davranmaları sonucunda t&uuml;m canlıların yaşam alanları tahrip edilmekte.</p> <p>Jeotermallerin bu haliyle kullanılması insan sağlığına ve doğaya zarar veriyor.</p> <p>JES&rsquo;lerin insan sağlığına verdiği zararın yanı sıra tarım alanlarına, hayvan t&uuml;rlerine, bitki t&uuml;rlerine olan olumsuz etkileri konunun uzmanları tarafından vurgulanıyor. B&ouml;lgede yaşanan balık &ouml;l&uuml;mleri, arı &ouml;l&uuml;mleri, zeytin ve incir bah&ccedil;elerinin kuruması gibi bir&ccedil;ok olay bunun kanıtları arasında. <strong>Bu durum, &ccedil;evre ve kent hakkı ihlalleri olarak &ouml;n&uuml;m&uuml;ze &ccedil;ıkıyor. Ama yetkili merciler, bir t&uuml;rl&uuml; gerekli adımları atmıyor.</strong></p> <p>Jeotermal enerjiden elektrik &uuml;retimine ilk olarak 1974 yılında, Kızıldere sahasında, MTA Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tarafından 0.5 MWe g&uuml;c&uuml;nde pilot bir t&uuml;rbinde deneme ama&ccedil;lı olarak başlanmış, ticari anlamda ilk elektrik &uuml;retimi ise, 20 MWe kurulu g&uuml;ce sahip Kızıldere jeotermal santralında 1984 yılında TEAŞ tarafından ger&ccedil;ekleştirilmiştir.</p> <p>S&uuml;re&ccedil; i&ccedil;erisinde ger&ccedil;ekleştirilen, geliştirme &ccedil;alışmalarıyla ortaya &ccedil;ıkarılan potansiyel değerleri yatırımcıların ilgisini &ccedil;ekmiş, &ouml;zellikle jeotermal enerjinin kullanımına y&ouml;nelik taleplerdeki artışların da etkisiyle yapılan yatırımlar sonucunda Aydın-Germencik, Aydın-Salavatlı, &Ccedil;anakkale-Tuzla, Aydın-Sultanhisar-Salavatlı, Kuyucak-Pamuk&ouml;ren, Germencik-Hıdırbeyli ve Germencik-G&uuml;m&uuml;şk&ouml;y sahalarında kurulan santrallerde jeotermal enerjinden elektrik &uuml;retilmeye başlanmıştır. Ayrıca Kızıldere Jeotermal Santralinin atığı olan 140 &deg;Clik jeotermal akışkandan yararlanılarak Denizli-Sarayk&ouml;y&rsquo;de enerji &uuml;retimi yapılmaktadır. <strong><em>(2) (TMMOB, JMO, Ankara-2016)</em></strong></p> <p>1984 yılından itibaren artan talepler neticesinde, Ege B&ouml;lgesi zengin jeotermal kaynakları barındırdığından dolayı, bir&ccedil;ok yatırımcının iştahını kabarttı. Aydın kenti, jeotermal kaynakları bakımından &uuml;lkemizde en zengin damarlara sahip olduğu i&ccedil;in, ilk talan edilen tarım kenti oldu. Yılın d&ouml;rt mevsiminde hasada elverişli olan bu kentimiz i&ccedil;in Evliya &Ccedil;elebi; <strong>&ldquo;Dağlarından yağ, ovalarından bal akan memleket&rdquo;</strong> demiştir. Yeşilliğini Lokman Hekim&rsquo;i dahi kıskandıran bu topraklarda sonra her şey bozuldu. Son yıllarda, dağlarında ve ovalarında g&ouml;zyaşı eksik olmaz oldu. Evliya &Ccedil;elebi&rsquo;nin dizelerinde bahsetmiş olduğu o memlekette yeller eser oldu. Dağlarında ve ovalarında bereket barındıran memleketin havasına; metan, b&uuml;tan, arsenik, karbondioksit, hidrojen s&uuml;lf&uuml;r vb. kimyasal akışkanlar karıştı.</p> <p><strong>Jeotermal elektrik santralleri, yerin onlarca metre altında &ccedil;ıkardığı suyu, işledikten sonra tekrardan aynı şekilde re-enjeksiyon ederek aldığı b&ouml;lgeye geri g&ouml;ndermesi gerekirken, ne yazık ki, kimyasal akışkanın buharını havaya, suyunu ise ya B&uuml;y&uuml;k Menderes&rsquo;e ya da onu besleyen &ccedil;aylara, derelere bıraktığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. </strong></p> <p><strong>Aydın kentinde, yetkili mercilerin yetersiz denetimleri sonucu, kontrolden &ccedil;ıkan şirketler 36 yılda kasalarını doldururken, geride başta solunum yollarına bağlı kanser vakaları olmak &uuml;zere, bir&ccedil;ok kanser vakası bıraktı. </strong></p> <p>İnciriyle, zeytiniyle bilinen bu şehirde, ne yazık ki jeotermal yer &uuml;st&uuml;nde yeraltında durduğu gibi durmuyor. Yenilenebilir enerji kaynağı olarak lanse edilmiş olsa da, şirket sahiplerinin, daha fazla enerji elde etmek i&ccedil;in uyguladıkları y&ouml;ntemler sonucu, sadece toprak y&uuml;zeyi değil aynı zamanda yer altı sularının da kirlenmesine sebep oluyorlar.</p> <p>İlk sondajın &ccedil;akıldığı Kızıldere k&ouml;y&uuml;nden sonra, Aydın&rsquo;ın bir&ccedil;ok il&ccedil;esinde kuyular peşi sıra a&ccedil;ılmaya başladı. 1984 yılından 2020 yılına kadar ge&ccedil;en s&uuml;rede 35&rsquo;e yakın santral (ki son zamanda bunların yarısından fazlasının ruhsatsız bir şekilde faaliyette bulunduğu, Germencik &Ccedil;evre ve Doğa Derneği tarafından kamuoyuyla paylaşılmıştı <strong><em>(3)</em></strong> ve bunların faaliyet alanının olduğu b&ouml;lgelerde bin civarında sondaj kuyusu olduğu tahmin ediliyor.</p> <p>2019 yılı Ağustos ayında Aydın&rsquo;da 64 jeotermal arama, 7 jeotermal kaynak işletme ve 39 doğal mineralli su ruhsat sahası i&ccedil;in ihale s&uuml;reci başlatılmıştı. Aydın&rsquo;da faaliyet g&ouml;steren &ccedil;evre dernekleri k&ouml;yl&uuml;lerle birlikte duruma dahil olup, hem durumu protesto etmişlerdi hem de, yeni ruhsat sahalarının ihaleye girilmesini engellemeyi başarmışlardı.</p> <p>Aydınlı k&ouml;yl&uuml;lerin jeotermal şirketlerinin pervasız hareketlerine karşı ilk ciddi kazanımı, Tekin&rsquo;de oldu. JES şirketi sondaj &ccedil;alışmaları sonrasında &ccedil;ıkarmış olduğu suyu bir gece, k&ouml;y&uuml;n sulama kanalına bıraktı. Kaynar su ve onun &ccedil;evreye yaydığı pis koku k&ouml;yl&uuml;y&uuml; ayağa kaldırdı.</p> <p>K&ouml;yl&uuml;, soluğu savcılıkta almıştı. İlerleyen s&uuml;re&ccedil;te mahkemeyi Tekin sakinleri kazanmıştı.</p> <p>Neticesinde, a&ccedil;ılan kuyunun &uuml;zerine beton d&ouml;k&uuml;ld&uuml;. Tekin, ismiyle m&uuml;semma bir k&ouml;y olduğunu t&uuml;m Aydın&rsquo;a g&ouml;sterdi. Bu, b&uuml;y&uuml;k bir zaferdi.</p> <p>Bu sefer sahneye Kızılcak&ouml;y sakinleri &ccedil;ıkmıştı. Buradan ilham alan Aydın&rsquo;ın k&ouml;yl&uuml;leri, daha fazla talana m&uuml;saade etmeyeceğini g&ouml;stermek istiyordu. Başka bir şirket tarafından yapılması planlanan JES&rsquo;e karşıda Kızılcak&ouml;y&rsquo;&uuml;n sakinleri direnişe ge&ccedil;ti. K&ouml;ylerinde, g&uuml;venlik g&uuml;&ccedil;leri tarafından tartaklandılar, gaz yediler, cop yediler ama kendi değimleriyle, <strong>&ldquo;Biz burada sağlığımız i&ccedil;in direniyoruz, geleceğimiz i&ccedil;in direniyoruz &rdquo; </strong>dediler. Sonra yaşanılan olayları bir tiyatro sahnesine aktardılar. H&acirc;l&acirc; direnen bu k&ouml;y, belki de, sadece Aydın b&ouml;lgesi i&ccedil;in değil, t&uuml;m T&uuml;rkiye i&ccedil;in ilham kaynağı olmuştu.</p> <p>Kızılcak&ouml;y sakinlerine <strong>Pamuk&ouml;ren/Değirmendere k&ouml;y&uuml;</strong> sakinleri de, katıldı. Onlar da yaklaşık altı aydır &ccedil;adırlarında, evlerinin yanı başına kurulan santrale karşı direnişe ge&ccedil;miş durumda.</p> <p><strong>1984 yılından itibaren <em>(36 yıldır)</em> Aydın toprakları, g&ouml;zlerini para hırsı b&uuml;r&uuml;m&uuml;ş şirket sahipleri tarafından tarumar ediliyor.</strong></p> <p>Bilindiği &uuml;zere Aydın bir tarım kenti ve 1 cm&sup2; tarım arazinin oluşması i&ccedil;in ortalama 150 yıl gerekiyor. Sadece tarım arazisinin oluşması değil, aynı zamanda bu toprakları ekip bi&ccedil;ecek, meyvesiyle, sebzesiyle ilgilenecek ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik a&ccedil;ısından bir sonraki nesle bilgi ve birikimini aktaracak kuşak da olması gerekiyor.</p> <p>Ne yazık ki son zamanlarda, hem tarım toprağı olma &ouml;zelliğini yitirmesi hem de sonrasında yaşanan diğer &ccedil;evre felaketleri sonucu kentimizde, &ccedil;ift&ccedil;ilikle uğraşan insanların sayısında da azalmalar oluyor, g&ouml;&ccedil; ger&ccedil;ekleşiyor. Y&uuml;zlerce yıldır s&uuml;re gelen emeği, bir gece vakti birileri &ccedil;ıkıp gelerek, heba ediyor.</p> <p>Aydınlı k&ouml;yl&uuml;lerin yaşamış olduğu s&uuml;rece dair bir belgesel &ccedil;alışmam olmuştu. <strong><em>(Jeotermal Yetti Gari (4)) </em></strong></p> <p>&Ccedil;ekimler esnasında, tarlasında artık verim alamayan &ccedil;ift&ccedil;ilerin ağa&ccedil;larını s&ouml;kt&uuml;klerine şahit oldum. Zaman zaman yine &ccedil;ekim yaptığım k&ouml;yleri dolaşıyor ve insanlarla sohbet ediyorum. Korona vir&uuml;s&uuml; sebebiyle artık her şeyi masa &uuml;st&uuml;nden takip eder durumdayız. Bizler evlerimizde izole bir yaşam s&uuml;r&uuml;yoruz ama &ccedil;ift&ccedil;inin tarlasını s&uuml;rmeye ve &uuml;retmeye devam etmesi gerekiyor! Ama ne yazık ki onlar, jeotermal elektrik santrallerinin &ccedil;ıkarmış olduğu kimyasal akışkanlar sebebiyle, tarlalarındaki kuruyan ağa&ccedil;ları ve artık verim alamaz duruma gelen bağ/bah&ccedil;elerindeki ağa&ccedil;ları kesmeye devam ediyorlar. Biz bu yaşanılan s&uuml;reci &ccedil;ok seneler &ouml;nce Manisa/Soma&rsquo;dan biliyoruz.</p> <p>Soma&rsquo;nın bir maden kentine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n hik&acirc;yesi, y&uuml;zyılı aşkın bir tarihe dayanmaktadır. Maden ve tarımsal &uuml;retim, uzun yıllar bir arada yapılırken zamanla maden &uuml;retimi, tarımsal &uuml;retimin aleyhine bir gelişim seyretti.</p> <p>Soma&rsquo;nın maden kenti kimliği baskın hale gelirken, bununla birlikte sosyal, k&uuml;lt&uuml;rel, kentsel, ekolojik ve &uuml;retimin karakteristik formunda d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mler yaşandı. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n yaşandığı tarihsel s&uuml;recin son d&ouml;neminde, emek&ccedil;ileri g&uuml;&ccedil;s&uuml;zleştiren sermayeyi destekleyen neoliberal politikalar, yaşanan acıların başlıca kaynağı oldu. 1980 sonrası, militarizm yoluyla neoliberal kapitalizmin yerleşik hale getirilmesi; siyasal alanın, sınıfsal g&uuml;&ccedil; ilişkilerinin ve devletin buna uygun yeniden yapılandırılması d&ouml;nemi oldu. <strong><em>(5) (Yıldırım-Umman, 2017)</em></strong></p> <p><strong>Son olarak, d&uuml;nyayı etkisi altına alan korona vir&uuml;s&uuml; salgınının bizlere &ouml;ğretmiş olduğu şey d&uuml;nyanın bize ait olmadığı, bizim onun bir par&ccedil;ası olduğumuz ger&ccedil;eğidir.</strong> &Ouml;yle ki, bu vir&uuml;s; <strong>&ldquo;Amazon ormanındaki izole kabileye bile ulaştı.&rdquo; </strong>Her ne kadar evlerimizde de kalsak, kendimizi izole ettiğimizi sanalım. Bu vir&uuml;s en yakınımıza kadar geldi ve yaşanılanların seyircisi olacağız. Aydın&rsquo;ın korona vir&uuml;s&uuml; jeotermal elektrik santralleridir. 40 yıla yakın s&uuml;redir, b&ouml;lgede faaliyet g&ouml;steren şirket sahiplerinin &uuml;retmiş olduğu elektrik, yıl bazında &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k rakamlarla ifade edilmektedir.<strong> (6) </strong></p> <p><strong>&ldquo;Madem bu kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;apta elektrik &uuml;retiliyor ve milyonlarca dolar para harcanıyor neden bir yenisi daha yapılması isteniyor?&rdquo;</strong> diye sorabilirsiniz. Aslında cevabı &ccedil;ok basit: D&uuml;n Soma&rsquo;da yaşanılan olayların, farklı versiyonu Aydın topraklarında yaşatılmak isteniyor. T&uuml;t&uuml;n kenti Soma, zaman i&ccedil;inde maden şehrine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;ld&uuml;. İnsanlar tarlalarından koparılıp, madene s&uuml;r&uuml;klendi. Y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe konulan tekel politikaları sonucunda buna mecbur bırakıldı. <strong>Aydın ili, ilerleyen yıllarda tarım kenti olma &ouml;zelliğini zamanla kaybedecek. </strong>JES patronlarının peşi sıra bu havzada arsa toparladığı ve ilerleyen s&uuml;re&ccedil;te seracılık yapacağı konuşuluyor. Yılın d&ouml;rt mevsiminde her t&uuml;rl&uuml; mahsul&uuml;n alınabileceği bu topraklarda seraya ihtiya&ccedil; var mı derseniz? Elbette yok. Ama yarın o borulardan su akmayacak ve arkalarında bırakacakları &ccedil;elik boruların &uuml;zerlerini, sera &ouml;rt&uuml;lerinin kapatabileceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlar. Evet, d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kleri şeyler bunlardan ibaret olmayacak elbette, o seralarda &ccedil;alışacak olan kişiler ise d&uuml;n tarlasını s&uuml;ren ve &ouml;zg&uuml;rce istediğini yetiştiren &ccedil;ift&ccedil;iler olacak. Tarım tek elde y&ouml;netilecek ve s&ouml;z sahibi &ccedil;ift&ccedil;i olmayacak. Eğer kimse dur demezse ve &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmezse, Aydın&rsquo;ın kaderi de tıpkı Soma gibi olacak.</p> <p><strong>Kısaltmalar ve kaynaklar:</strong></p> <p>MWe: Megawatt Elektrik</p> <p>MTA: Maden Tetkik ve Arama</p> <p>TEAŞ: T&uuml;rkiye Elektrik Arama Şirketi</p> <p>(1)&nbsp;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=lF1rjGQyWQo" target="_blank">https://www.youtube.com/watch?v=lF1rjGQyWQo</a></p> <p>(2)&nbsp;<a href="https://www.jmo.org.tr/resimler/ekler/5ee60fb07fcb1e1_ek.pdf" target="_blank">https://www.jmo.org.tr/resimler/ekler/5ee60fb07fcb1e1_ek.pdf</a></p> <p>(3)&nbsp;<a href="https://www.aydinpost.com/germencikte-bulunan-jeotermal-elektrik-santrallerinin-hangilerinin-ruhsati-var-hangilerinin-ruhsati-yok-makale,3000.html" target="_blank">https://www.aydinpost.com/germencikte-bulunan-jeotermal-elektrik-santrallerinin-hangilerinin-ruhsati-var-hangilerinin-ruhsati-yok-makale,3000.html</a></p> <p>(4)<a href="https://vimeo.com/400302866" target="_blank">&nbsp;https://vimeo.com/400302866</a></p> <p>(5) &Ccedil;izmelerimi &Ccedil;ıkarayım Mı? (Onur Yıldırım&amp;Uğur Şahin Umman)</p> <p>(6)&nbsp;<a href="https://www.mmo.org.tr/sites/default/files/03_makale_turkiyedekijeotermal.pdf" target="_blank">https://www.mmo.org.tr/sites/default/files/03_makale_turkiyedekijeotermal.pdf</a></p> <p><strong>Haber kaynağı:</strong> <strong><a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/forum/2020/04/20/aydinin-korona-virusu">https://www.gazeteduvar.com.tr/forum/2020/04/20/aydinin-korona-virusu</a></strong></p>

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER