Peki bizlere ulaşan, bilgi, ihbar ve şikayetlere göre neler yapıldı?
Öncelikle Aydın BŞB personeli, yakınlarıyla birlikte gelmeleri için zorlandı.
İmzalar alındı, miting alanından fotoğraflar çektirildi.
Kamu kurumları personellerine katılım çağrıları yapıldı.
Tüm muhtarlar arandı... Hatta iddialara göre gelip bayrak sallama karşılığı, katılımcılara bin ila bin beş yüz lira arası para teklif edildiği öne sürüldü.
Sonuç;
AK Parti kurulduğundan bu yana Aydın'daki en ruhsuz mitingdi.
AK Parti'nin onca mitingini izledim, bu kadar ruhsuz bir miting görmedim. Eskiden yıkılırdı o meydan. Hiç bir şey talep etmeden mitinge gönüllü gelenlerin yüzünden anlardınız AK Parti ve Tayyip Erdoğan sevgisini...
Peki mitingi ne gölgeledi?
Özlem Çerçioğlu'nun varlığı.
Şehir için hiç bir şey yapmadığı halde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önüne çıkma, kendi piarını yapma çabaları...
Daha ilk günden söyledik... Bu aşı tutmaz diye. 20 yıl yolsuzluk kraliçesi başlıklarını atan medyanız vasıtasıyla parti tabanına işlediğiniz imajı, o kişiyi partinize alıp aklayıp, silemezsiniz.
Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşurken, arka taraflar boşalmaya başladı.
Özlem Hanım konuşurken ise alkışlayan sayısı sadece bir kaç yüz kişi.
Eskiden olsa, aslında şehre çivi çakmayıp algıyla, konserle kitleleri toplayan Çerçioğlu, “Merhaba Aydınlılarrr” dediğinde, o meydan inlerdi.
Ya şimdi?
Aslında Aydın'da oylanan hiç bir zaman Çerçioğlu'nun belediyeciliği değildi.
Sürekli rejim çatışması ve sosyo-ekonomik sorunlar.
Bunu göz ardı eden, sahadaki taban ve teşkilatlarına sormadan Özlem Hanım'ı seçim kazanma uzmanı zanneden AK Parti'deki bu işin aracıları, şimdi dut yemiş bülbül gibiler.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Özlem Çerçioğlu'na övgüler düzemedi. Kerhen çıtayı yükseltiyor, sosyal belediyecilik falan dedi.
Aslında kim ne derse desin Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkı en iyi okuyan isimlerin başında geliyor.
Meydana bakınca neyin ne olduğunu anladı, mesajları ters algı yöntemiyle verdi.
Gaziantep'e gitse, AK Partili Başkan Fatma Şahin'in alt ve üst yapı projelerini anlata anlata bitirmezdi.
Ya Aydın'da ne oldu? Sosyal belediyecilik vurgusu. Bu ne anlama gelir biliyor musunuz?
“Kızım sen bunca yıl ot, çöp, limonata dağıtıp, konser düzenlemekten başka bir şey yapmamışsın...”
Açılışı yapılan yatırımlar, hükümet ve devlet yatırımları.
Cumhurbaşkanı, “Aydın BŞB şunu yapmış” diyecek elle tutulur bir şey bulamadı.
Ne söylesin ki?
Daha gelmeden Aydın'da bir yağmurda her yeri sular bastı, vatandaş felaketi yaşadı.
Bu ne anlama gelir?
Alt yapı sıfır demektir. İşte Cumhurbaşkanı'nın ters algı yönetimiyle ifade ettiği de buydu.
Belli ki kendisi ve partisi, büyük hüsran yaşıyor.
Çünkü siyasi kulislerden elde ettiğimiz bir duyuma göre, ham rakamlar çok vahim.
Özlem Çerçioğlu'na oy veririm diyenlerin oranı, yüzde 20-22 bandında.
AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş daha yüksek çıkıyor.
Fakat her ikisi de, Mustafa Savaş'ın aldığı oy rakamlarının, yanına bile yaklaşamıyor.
Seda Hanım'ın Özlem Hanım'dan daha yüksek oy potansiyeline sahip olması, AK Parti taban ve teşkilatlarının, bu transferi sindiremediğinin, aynı zamanda tepkisinin açık göstergesidir.
Baştan dediğimiz gibi Özlem Hanım'ın tahakkümcü ve hükümran yönetim anlayışı, AK Parti'nin düzen-disipline dayalı genetik kodlarıyla taban tabana zıttır...
Bunun yanında CHP Lideri Özgür Özel'in, Özlem Çerçioğlu karşısındaki kitlenin oy oranını yüzde 70 olarak açıklaması, belli ki bu gerçek anket rakamlarını doğruluyor.
Dikkat ettiyseniz siyaset kurdu Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu hemen analiz etmiş ki, bu kez himaye vurgusunu yapmadı.
Çünkü AK Parti Genel Merkezi ve Saray koridorlarında, bu kelimenin Özlem Çerçioğlu tarafından kentte tek söz sahibi tahakküm edici şekilde kullanıldığı şikayetleri, aldı başını gidiyor.
Özlem Hanım'a bir müjde daha verelim, kendisi Aydın için dosya verdim haberleri yaptırıyor ya, hani kendi yapmadıklarını devlet ve hükümete yıkıp kendi reklama çevirme telaşında iken, birileri de kendisi ve yapılanması hakkındaki yüzlerce milyon dolarlık yolsuzluk iddialarını içeren dosyaları, Saraya yollamaya hazırlanıyor.
Cumhurbaşkanı, bazıları sekiz kez asfalt döküldü diye asfalt dökülmeden buharlaşan on milyarlarca liralık dosyaları görünce ne yapacak bakalım. Ve daha niceleri...
Artık şurası açıktır.
Özlem Hanım yolun sonundadır... Siyasi olarak bir geleceği yoktur. Sadece AK Parti çatısı altında kendisi ve yapılanmasına şimdilik dokunulmazlık sağlamaya çalışmaktadır.
Hatta ve hatta bu konuda tüm diğer daire başkanlarına sanki kendi personeli gibi baskı kurduğu iddiaları, çeşitli defalar yazılara konu olmuştur. Bu şikayetlerin AK Partili Milletvekillerine ulaştığı, artık kamuoyunda bilinen hususlardır.
Çerçioğlu'na karşı bu ezici halk tepkisinin, genel seçimlere yansıması kaçınılmazdır.
Özlem Hanım ise gidene kadar trolleri ve siyasi gücü üzerinden tahakkümünü sürdürme, kişisel kinlerini gerçekleştirme çabasından başka bir şey yapmaz, yapamaz.
Örneğin her habere ayrı suç duyuruları, gazetecileri içeri attırma çabaları, Aydın Şafak Gazetesi sosyal medya hesapları dahil çok sayıda kişi ve kurumun hesaplarının hacker grubu tarafından kapattırılması, Kuşadası'nda olduğu gibi BŞB personelini polislere saldırtıp Kuşadası Belediye Personeli yapmış gibi provokasyon çabaları, çaresizliğinin göstergesidir.
Bunların tümü, beyhude çırpınışlardır.
Bakın medyada yer alan haberlere.
“Seda Sarıbaş, Özlem Çerçioğlu'ndan çok daha fazla ilgi gördü. Bakanlar dahi kendisine yakınlık gösterdi” başlıkları atıldı.
Bu ne demektir?
Özlem Çerçioğlu için artık kum saati geriye doğru akmakta, sıfır günü yani siyasetten silineceği süreç beklenmektedir.
İş bu nedenle Özlem Hanım ve yapılanmasından gelecek hukuk ve de etik dışı taleplere evet diyecek olan varsa, şimdiden daha dikkatli olmalarını öneririm.
Çünkü hem tarih, hem toplum hafizası, hem Devlet, her şeyi bilincine kaydeder...
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.