0.542. 537 86 70

Siyasette seri cinayetler

2024-05-14

  • Şu Başkanlık Sistemi denen garabet, felaketimiz oldu. Halk kutuplaşmış iki tarafta çaresizce git gel oynuyor. Sonuç Cumhur İttifakı da CHP-DEM kanadı da, “Sandalye koysak kazanırız” mantığında. Bu da bildiğiniz derebeylik tipi siyasi yapılanmaları beraberinde getiriyor. Yetkiyi alan, “Kanun da benim nizam da” diyor. Kılıfına uydurulan kararlarla bildiğiniz her belediyede otokratik bir düzen ortaya çıkıyor. Minik minik Tanrı Kral ya da Kraliçelerle uğraşıyoruz. Şahsıma kimseye bir kinim ya da husumetim yok. Sadece bu tür yönetim anlayışını toptan reddediyorum. Ve sonu felakettir diyorum.

Bunun sıkıntıları elbet Aydın'a da yansıyor. Ve daha önce de belirttiğimiz gibi Özlem Hanım tam otorite ve tek elden yönetim isterken buna karşı çıkanlar oluyor. Sonuç linç edebiyatı... Artık medya dahil her dönem, “Özlem Hanımın yeni kurbanı kim olacak?” sorusu üzerinden, loto-toto oynanıyor. O istemediği için koltuklarını kaybeden siyasetçiler, marifetmiş gibi tek tek sayılıyor. Yeni seçilenlere de, “Onlar gibi çöp olursunuz” başlıklı tehditler, havada uçuşuyor. Sanki, “Siyasette seri cinayetler” belgeseli izliyoruz.

Yeni dönemde Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ile başladık.

Ankara'dan edindiğim son bilgiler, Özlem Hanım kendi olmasa da birilerinin dosya hazırlayıp, Ömer Günel'i parti suçu işlediği gerekçesiyle CHP’den ihraç ettirme planlarını ortaya koydukları yönünde. Ömer Günel'i adap-edep içerisinde eleştirmek, onunla siyasi mücadele vermek başka, bu tür işlerden medet ummak başka.

Parti suçunun gerekçesi ise, Kuşadası Belediye Eski Başkanı Fuat Akdoğan'ın, “Yerelde desteğimiz Ömer Günel’e, BŞB’de Mustafa Savaş'a” açıklamasıymış. Sanki Ömer Günel'e destek verir gibi yapıp onu zor duruma sokmak için yapılan, art niyetli bir açıklama gibi geldi bana.

Peki bu parti suçu ise Ergün Poyraz'ın yıllardır eski Koçarlı Belediye Başkanı Mutlu Öztürk, CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, AYBA eski Koordinatörleri, son olarak Ömer Günel hakkındaki küfür-itham-hakaret-iftira boyutundaki açıklamaları ne olacak? Bunlar eleştiri miydi küfür mü? Seçimlerde FETÖ döneminin Adalet Bakanı Sadulah Ergin'in CHP’den aday yapılması nedeniyle CHP’ye oy vermeyeceğini de açıkça beyan etmişti. Buna rağmen CHP’de üye hatta Koçarlı'da mahalle delegesiydi.

Ya o parti suçu değil mi? Ve Özlem Hanımın Ergün Poyraz'ı kabul edip kitap desteği sözü parti suçu oluşturmaz mı?

Yetmez daha önce duyurduğumuz gibi AK Partili Fuat Akdoğan'a yüzlerce milyonluk imar kıyağı nerden geçilmiş? Aydın BŞB komisyon-meclis-bürokrasisin üstün gayretleriyle. Hem de 2017-2022 yıllarında iki kez. Bir bölü beş binlik BŞB uhdesindeki nazım imar planlarıyla.

2017’de Aydın BŞB AK Partililere bu yüzlerce milyonluk imar rantını sağlarken Ömer Günel mi vardı? 2022’de tekrar niye BŞB Meclisinden geçirilmiş aynı kararlar?

Hangi gerekçeler ve hangi perde gerisi ilişkiler çerçevesinde yaşanmış bunlar?

Valla bu imar kıyağı, Özlem Hanım ve Aydın BŞB’ye madalya gibi yapıştı. İzahı olmadığı için müzahını yapıyoruz. Perde önünde dırlaş, perde gerisinde Aydın BŞB olarak AK Partililere yüzlerce milyonluk kıyak geç. Bu da parti suçu değil mi?

İşin insanı gülümseten ayrı yanı var. Bunları kaleme aldıktan hemen sonra BŞB’den bildik haber yaptırıldı. “Aydın Şafak Gazetesi'ne bürokratlardan suç duyurusu.” Yıllardır Özlem hanım ile böyle geçinip gidiyoruz işte.

Biz bilgili belgeli gerçekleri ortaya koyduğumuzda, akabinde “Hemen suç duyurusu” başlıklı haberler servis ediliyor. Bu da Özlem hanım ile aramızdak orta direk tiyatrosu.

Suç duyurusu falan yapacakları da yok zaten. Tek dertleri haberi itbarsızlaştırmak, bizlerin gözünü korkutmak, korkan bürokratların yüreğine su serpmek. Bekliyoruz o suç duyurusunu.

İşin acı yönü haber içersinde, “Aydın BŞB’ye muhalefetiyle bilinen Aydın Şafak Gazetesi” ibaresi kullanılmış.

Biz asker postalı boyar gibi gazetecilik yapmıyoruz. Önceliğimiz kamu menfaatidir. Asli gerçekliklerin halk tarafından bilinmesidir. Özlem Hanım ya da bir başkasına karşı ne kin ne husumetimiz yoktur. Sadece ülkemiz ve şehrimiz güç zamanlardan geçiyor. Biz özlem Hanım'ın ve Aydın BŞB’nin daha da iyi olmasını isteriz ki şehrimiz nefes alsın. Verilen sözler tutulsun, bizler de her daim destek olalım.

Peki işler böyle mi?

Bakın size EGE-ET örneği. Seçim önü Özlem Hanım ne söz vermişti; “Emeklilere sürekli yüzde 20 indirim...” Seçim sonrası ne oldu? İlk bir ay içerisinde Kuşadası-Didim-Efeler Mimar Sinan Mahallesi'nde indirimler kalkmadı mı? Biz ne yazmıştık; “Kurbana kadar kademeli kaldırılacak...” Ne yazdıysak o çıktı...

Bu Aydın BŞB veya Özlem Çerçioğlu'na husumet midir?

Yazılarımızda Özlem Hanımı incitecek tek bir ifademiz var mıdır? Hatta kalbi kırılmasın diye EGE-ET’de Aydın BŞB Voleybol Şubesi'ne sponsorluktan dolayı zimmet çıktı iddialarını bile gündeme getirmedik. Sonuçta o fatura da halka kalacak değil mi?

Oysa Özlem Hanım'ın yapması gereken neydi?

Bazı emeklilerimiz aylık on bin lira alıyor, evi barkı bile kira. Bazı emeklilerimiz ise yazlık kışlık, kirada ev dükkan ne ararsan var. Yapılması gereken gerçek ihtiyaç sahiplerinin belirlenip, bir kritere göre bu işin sürdürülebilir kılınmasıydı.

Bunları yazmayalım mı?

Eksik ya da yanlışları göstermeyelim mi?

Böyle hem de CHP’de parti içi siyasi seri cinayet belgeselleri izlemek zorunda mı bu şehir?

Ömer Günel ile başlayan bu sürece izin verilirse ondan sonraki kurbanlar hangi belediye başkanları olacak acaba?

Bunlarla uğraşacağınıza, bakın önümüzdeki tehditlere.

Sahiller geri alınıyor.

Bu karara da ilk biz karşı çıktık. Alınan kararın belediyeler elindeki ve kamu kontrolündeki sahillerin mafya hesaplaşmaları ve her türlü suça açık hale getirileceği konusunda halkı aydınlattık.

Başka yazarlarımız da konunun ciddiyetini anladılar ve işlemeye başladılar.

Peki Aydın BŞB, İlçe Belediyeleri ve Özlem Hanım'ı savunan, halkın haklarını, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen bu haberimiz de mi size muhalefetti Özlem Hanım?

Şimdi döneceğiz silbaşa...

Sahiller olacak çöp yığını.

Mafyanın hesaplaşma alanı.

Halk sandalye atamayacak deniz kıyısına.

Şimdiden başladılar.

Daha bu karar çıkar çıkmaz Kuşadası sahilindeki oteller bildiğiniz alanları parsellemiş.

Kuşadası Belediyesi ya da sizin müdahale hakkınız kaldı mı?

Siyasileri ve medyasıyla ortak şekilde bu tehdit ve tehlikeye karşı mücadele etmemiz gerekirken “Özlem Hanım şunun kellesini alacak, bunun kafasını koparacak, şunu attıracak, bunu devşirecek…” Bunlarla mı uğracağız…

Aziz Türk Milleti ve Sevgili Aydınlılar.

Şehir için topyekün mücadele gerekirken, “Kuşadası Belediyesi'nden bilboradlar geri alındı, tahakküm sona erdi” başlıklı haberlerle muhatap oluyoruz.

Sanki Kuşadası Belediyesi işgal kuvveti, Aydın BŞB Kuvva-ı Milliye.

İyi de sahillerde olduğu gibi o bilboardları da Aydın BŞB sözleşme ile devretmişti ilçe belediyelerine. Daha sonra Aydın BŞB’den yapılan açıklama, zaten servis haberdeki husumeti ortaya koydu ve bildiğiniz kendilerini yalanladılar.

Kuşadası-Didim-Söke-Nazilli'deki tüm reklam alanları geriye alınmış.

O zaman diğer ilçeler niye habere konu değil?

Kim servis ettiyse bayağı acemilik. Ve gerek yok bu işlere. Hem CHP’ye zarar hem Aydın'a... Hem de Özlem Hanıma...

Bir sonraki dönem, “Herkes haksız da tek siz mi haklısınız?” diye CHP Genel Merkezi size tavır koyarsa ne olacak?

Yılmaz Büyükerşen dahi emekli edildi Özlem Hanım...

O zaman yapılması gereken basit.

Mücadeleci bir yapınız var. Bu şehirde iz bırakan bir başkansınız. Gelecekte sizin gibi dört dönem seçim kazanan başka biri her halde bir daha çıkmaz. O halde enerjimizi bu ufak tefek siyasi husumetlere değil, şehrimizin ortak çıkar ve değerlerine harcamamız asıl sorumluluğumuz değil mi?

Doğruyu yaptığınız her işte yanınızdayız...

Fakat artık halet-i ruhiyyemiz, Aydın'ın neredeyse tamamına hakim CHP içerisindeki bu kısır çekişmeleri kaldırmıyor... Bu gün dönemsel yetkiyi veren halkın, yarın da aynı şekilde davranacağına kim garanti verebilir?

Bu defa ekonomiyi oylayan halkın 2029’da belediyeciliği oylaması durumunda bunlar CHP’nin karşısına çıkmaz mı?

Sepetim