2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerine göre Aydın genelinde 10 bin 803 üretici 531 bin dekarda buğday yetiştiriyor. Söke ise bu üretimin önemli bir kısmını, yani 2 bin 479 çiftçi ile 267 bin dekarlık alanda gerçekleştiriyor. Geçtiğimiz sezon pamuk üretiminden beklediği verimi alamayan Sökeli bir çok çifçi bu yıl buğday üretimine yöneldi. Ancak açıklanan düşük fiyat politikasına şimdi de TMO’nun alım kapasitesi eklenince isyan noktasına geldi.
Söke Tariş Başkanı İsmail Özer, TMO’nun üreticiden değil tüccardan yana tavır almasını eleştirirken çiftçinin sesi oldu. 2026 yılı buğday alım fiyatlarının açıklanması sonrası, toprak emekçisi olan çiftçinin beklentisinin karşılanamadığını ve zorlu ekonomik şartlarla olan mücadelesinin devam ettiğini ifade eden Başkan Özer kamuoyu açıklamasında şunları söyledi:
“Üretici, Faiz ve Enflasyon sarmalında, geleceğinin zayi olması endişesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum içerisinde ürettiği buğdayı, açıklanan fiyat ile yaşamını idame ettirmekte zorlanan çiftçimiz, aynı zamanda başka zorluklarla da başa çıkmak zorunda kalması, umudunu ve ümidini tamamen yok etmektedir.
Çiftçinin bu ahvali içerisinde, TMO Genel Müdürü Sayın Ahmet Güldal’ın yayın organlarında yaptığı açıklamayı şaşkınlık içerisinde takip ettik.
Fiyatlamanın mağduriyetini, kendisinin de kabul ettiğini anladığımız açıklamalarında tüccara açıkladığımız fiyatlamanın altında üreticinin ürün arz etmemesi gerekliliğini savunan sayın Genel Müdür; Açıklamasına tezat olarak halihazırda alım yapılan depolarda, kapasitenin çok altında alım yapılmasının çiftçimizin mağduriyetini katlıyor olduğunun farkında değildir.
Bu özensiz işleyiş, aynı zamanda TMO’nun kendi eliyle çiftçiyi tüccarın merhametine sevk etmesi anlamına gelmektedir.
Günde 3 ila 5 Milyon kilo Buğday alımı yapılabilecek alım depolarında, günde 1 milyon kilo buğday alımı yaparak hiç bir üreticiye destek olunamayacağını herkesin bilmesini isteriz.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçimize gösterdiği önemi ve hassasiyeti yakından takip eden kuruluşlar olarak üreticinin sigortası durumunda bulunan TMO’nun bu yaklaşımı ve duruşu bizler gibi ürettiği mahsulden yaşamını idame ettiren üreticileri hayal kırıklığına uğratmıştır.
Açıklanan fiyatın altında buğday arzı yapılmaması konusunda açıklamalar yapan Sayın Güldal’ın, çiftçiden alım konusunda depoların faaliyetlerini de takip etmesi ve kapasiteye uygun alım işlemi sağlanması gerekliliğini hatırlatmayı hayati ve elzem görüyoruz.
Bir kilo buğdayın marketten 1 ekmek alamadığı bugünlerde ve ekonomik olarak zorlandığımız bir süreçte TMO gibi çiftçiye ayakta kalma umudu olması gereken kuruluşların mahsullerin alımı ve depolanması konusundaki hassasiyetlerini oldukça önemsiyoruz.
Unutulmamalı ki bizler ürettiklerimiz ile sadece kendi soframıza değil, tüm Milletimizin sofrasına ekmek taşıma gayretindeyiz, aynı hassasiyet içinde bizim emek ve üretimlerimize destek olunmasını beklemek en doğal ve tabi hakkımız.
Bu nedenlerle TMO tarafından yapılan alım ve depolama süreçlerinde, günlük kısıtlı alım yapılması, nem oranı ve depolama konusu gibi çeşitli zorlanmalara veya kısıtlamalara karşı yetkililerin ivedi çözüm bulması, çiftçimizin emeğinin zayi olmaması adına en içten dilek ve temennimizdir. Kamuoyuna arz ve beyan ederiz.”
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.