Aziz İbrahim…
METİN CANCHP’li çok sayıda belediye başkanının tutuklu olduğu Aziz İhsan Aktaş suç örgütü dosyası, şu an Aydın BŞB nedeniyle kadüktür... Kimse göz göre göre delilli yolsuzlukları örtemez... Bu devlet kayıtları saklanamaz, Özlem Çerçioğlu bunca delile rağmen aklanamaz... Özlem Çerçioğlu trolleri ha bre gerçek dışı bilgilerle halkı ve AK Parti'yi yanıltmaya çalışırken, bizler de bir kez daha cevaplarını verelim.
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasında bulunan, 29 Aralık 2025 tarihinde İstanbul'daki ana dosyaya eklenilmesi talebinde bulunulan, Özlem Çerçioğlu ve yapılanması hakkındaki 2022/5721 sayılı rüşvet ve ihaleye fesat dosyasında acaba neler varmış...
TANE TANE ANLATALIM
DANIŞTAYDA SEHVEN (!) YAPILAN HATAYLA DEVASA YOLSUZLUK DOSYASI NASIL KAPATILMAYA ÇALIŞILDI?
Öncelikle şunu bir kez daha vurgulayalım...
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü hakkındaki dosya, Çerçioğlu'nun eski Danışmanı Erkan Karaarslan'ın tanıklıkları üzerine, Başmüfettiş Arif Yıldırım tarafından iki dosya hazırlanmıştı...
Hani Çerçioğlu ve şürekâsının o dönemler AK Partili ilan ettikleri isim.
Bir tanesi Serhan Seyhan'ın suç duyurusu üzerine Sampaş yazılım ihalesi ile birleştirilen, görevi kötüye kullanma.
O dönemin Özlem Çerçioğlu'nun sağ kolu Aziz İbrahim’in, (İbrahim Gürdal) git gelleriyle, Süleyman Soylu döneminde verilen soruşturma izni Danıştay tarafından kaldırılmış, Çerçioğlu kapsam dışı bırakılmıştı.
Daha sonra Bakan Ali Yerlikaya tarafından imzalanan ikinci müfettiş raporunda, Türkiye'de Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü ile ilgili hakkında ilk tevdi raporu hazırlanan Özlem Çerçioğlu ile İbrahim Gürdal başta olmak üzere, çok sayıda görevli hakkında rüşvet - ihaleye fesat - kamu zararına sebebiyet gerekçeleri ile Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'na yollanılan 14 maddelik tevdi raporu uyarınca Bakanlık iznine gerek olmadığı, Danıştay tarafından bu dosyanın kapatılamayacağı, çünkü dosyanın Danıştay yetkisi dışında kaldığı, şüpheliler hakkında yargılama, aynı zamanda mal varlıklarının araştırlıması talebi yer alıyordu.
Bakın Müfettiş raporunda bu durum nasıl vurgulanmış;
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından Aydın BŞB yetkilileri hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin 18/02/2021 tarihli olurunu Danıştay'a taşıyan kişiler, Danıştay'dan soruşturma izninin aynı konuda soruşturma olduğu ve soruşturma dosyasında lehlerine bilirkişi raporu olduğu gerekçesiyle kaldırtmışlardır.
İçişleri Bakanlığı tarafından 97/06/2023 tarihinde ilk Danıştay kararının hatalarını da ortaya koyan açıklamalarla, yeni bir soruşturma izni daha verilmiştir.
(Yani Çerçioğlu ve şürekâsının aklandık dediği suç örgütü dosyasından aklanmadıkları, rüşvet-ihaleye fesattan yargılanmaları gerektiğini açıkça ortaya koyan, bu konuda bakanlığın inine veya Danıştay kararına gerek olmadığı ortaya konulmuştur.)
Rapordaki vurgular;
“Danıştay kararına konu ön inceleme raporunun 'Kapsam dışı bırakılan kişi ve konular' bölümünde belirtildiği üzere, ikinci ön inceleme konusu kapsamında yer alan, ancak Cumhuriyet Başsavcılığınca genel hükümlerine göre resen soruşturulması gereken ihaleye fesat karıştırma-rüşvet iddialarına ilişkin olarak müfettişlikçe düzenlenen 09/03/2021 tarihli ve 129/2 sayılı Tevdi Raporunun Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına (Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı) gönderilmek üzere İçişleri Bakanlığına sunulduğu...”
Burada ne deniyor kısaca özetleyelim;
İlgili Müfettişin hazırlayıp Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı’na gereğinin yapılması için gönderdiği ikinci ve 14 maddelik tevdi raporu uyarınca, genel hükümlere dayalı şekilde yani Bakanlık veya Danıştay iznine gerek olmadan yargılanmaları, açıkça talep ediliyor.
Devamında;
“Danıştay kararında belirtilen, 2015/65371 - 2016/514875 ve 2019/311662 Danıştay kararında sehven 2016/311662 yazıldığı anlaşılmaktadır.
İhale kayıt numaralı ihaleler nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatıldığı belirtilen 2022/5721 sayılı soruşturmanın, Müfettişliğince Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yazılı olarak alınan bilgiyle de doğrulandığı üzere ön inceleme raporunun düzenlenmesinden yaklaşık bir yıl sonra başlatıldığı ve söz konusu ihalelerde ödenen hak edişler üzerinden bir bedelin adı geçen şüphelilerce alınıp alınmadığına ilişkin olup, 3628 sayılı mal bildiriminde bulunulması, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele kanunu kapsamında kalan, doğrudan soruşturulması gereken, ihaleye fesat karıştırmak ve rüşvet suçlarına ilişkin olduğu ve kararda Başsavcılıkça temin edildiği belirtilen bilirkişi raporunun da aynı konu kapsamında düzenlenen tevdi raporuna konu ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet iddialarına ilişkin olduğu” vurgulanıyor.
HALKIN ANLAYACAĞI DİLDEN
Konuyu şimdi halkımızın da anlayacağı dilde sadeleştirelim.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya imzalı teftiş kurulu raporunda aslında ne deniyor?
1- Özlem Çerçioğlu'nun aklandık söylemleri masaldan ibaret olup, ayak oyunlarıyla dosyaları nasıl kapattıklarını ifşa etmektedir.
2- Ortada iki dosya vardır. Bir tanesi Serhan Seyhan tarafından yapılan Sampaş yazılım ihalesi ile ilgili suç duyurusu üzerine, görevi kötüye kullanma suçunu içeren dosyadır. Bu dosya Bakanlık ve Danıştay izinlerine tabidir. Kapatıldı denilen dosya budur.
3- 2022/5721 nolu Savcılık dosyası İlgili Müfettiş tarafından hazırlanan tevdi raporu genel hükümleri uyarınca yani Bakanlık veya Danıştay iznine tabi değildir. Danıştay yetkisinde de değildir, bu nedenle Danıştay bu dosyayı kapatamaz. Doğrudan soruşturulan suçlar kapsamındadır. 14 maddeden oluşmaktadır. Bilirkişi raporu ile de suçların sabitliği göz önündedir. Danıştay tarafından görevi kötüye kullanmaktan verilen red kararı arasına, Danıştay'ın yetkisi dahilinde olmayan bu dosya da sehven eklenmiş olup, bu yasa dışıdır.
Kısaca;
“Kardeşim bunlar görevi kötüye kullanma dosyasının içine rüşvet ve ihaleye fesat dosyasını da kaktırmışlar, sehven ayağıyla tüm suçları örtmeye çalışmışlar.”
Bakanlık ise, “Hop dedik. Bu dosya Danıştay yetkisindeki dosya değildir, sehven bahanesiyle kapatamazsınız” yanıtını vermiş...
İşte Özlem Çerçioğlu'nun trolleri üzerinden eksik evrakla Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan - AK Parti ve halkı yanıltmaya çalıştığı dosyanın içeriği budur.
AZİZ İBRAHİM EFENDİNİN İFŞAATLARI VE SUÇ İKRARI
Tüm bunlar yaşanırken bir dönem olayların göbeğindeki emekli eski bürokrat İbrahim Gürdal, kendisinin de Çerçioğlu ardından iki numaralı şüpheli durumunda olduğu Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü dosyası, EMAN gibi yüzlerce milyon dolarlık yolsuzluk iddialarını içeren dosyalar hakkında söyledikleri, gerçeklerle bağdaşmıyor.
Belli ki o da Özlem Çerçioğlu gibi altı metrekare korkusu yaşıyor.
Dosyaların Danıştay da sehven mazeretiyle allem-kullem edilip kapanmasında, baş roldekilerden biri.
Yaptığı programlarda Aziz İhsan Aktaş dosyasıyla ilgili, bildiğiniz suç ikrarında bulunuyor.
İtirafçılar Özlem Çerçioğlu talimatıyla bizzat İbrahim Gürdal’a kayıtlı ve elden ödemelerde bulunduklarını beyan etmişlerdi.
İbrahim Gürdal da açıklamalarında, yok Aydınspora'a yardım aldık, yok anket firmalarına, şirket kendisi memnuniyet anketi yaptırdı şeklinde beyanlarda bulunuyor.
Bunlar rüşvet - irtikap - nüfuz ticareti suçlarının ikrarıdır.
Burada konuşması gereken diğer kişi de BUPAR anket firması sahibi Erdal Akaltun’dur. Çünkü itirafçılar Özlem Çerçioğlu talimatıyla anket yapan BUPAR'a ödemelerde bulunduklarını ısrarla dile getirmişlerdir.
Yasalar açıktır. İhaleyi alan firmalar şartnameye başından sonuna uymalı, şartname dışında bir ödeme yapmamalıdır.
Sizin ihale şartnamenizde şirketin memnuniyet anketi yaptırma şartınız var mı kardeşim?
Vaya BUPAR kayıtlarında şirket için yapılan bir çalışma?
İbrahim Gürdal!... Sizin işiniz şirket aldığı işi layıkıyla yapıp yapmadığı konusunu denetlemektir. Yapmadılarsa gerekli yaptırımları uygulamaktır. Belli ki sendeki altı metrekare korkusu, ortağı olduğun suç isnatları ve karanlık ilişkileri saklamana yol açmaktadır.
Zaten Çerçioğlu trolleri tarafından İbrahim Gürdal'a yönelik, “Aziz İbrahim” şeklindeki tanımlama, Çerçioğlu cephesi tarafından sana verilen, “Hepimiz beraber gideriz” mesajıdır.
Gerçekleri açıklamayacaksın, suçları saklayacaksın, onca belediye başkanı sizin bulaştığınız suç isnatlarının yüzde biri kadar suça karışmayacak ama içeride olacak, sen CHP Lideri Özgür Özel’i yalan beyancı konumuna sokacak açıklamalarda bulunup, Çerçioğlu muhalifi rolünü oynayacaksın.
İbrahim Gürdal, sen var ya sen, kahraman edasıyla gezen bir iş birlikçiden ibaretsin.
Hani bir zamanlar, “Savcılık bana sorarsa konuşurum” diyordun?
Gerek var mıydı?
Kendin neden gidip bütün bataklığı ve suç organizasyonunu yani bildiğin lağımı patlatmadın?
Neden Danıştay'da sehven ayağı yasa dışı şekilde dosyaları nasıl kadük etmeye çalıştığınızı itiraf etmiyorsun?
CHP Lideri Sayın Özgür Özel’in avukatlarına düşen şudur.
Özlem Çerçioğlu kendisi hakkındaki iddialara karşılık sizleri şikayet edeceğini belirtmişti ya, sizler de 2022/5721 sayılı dosyadaki, bilirkişi raporları ile desteklenmiş 14 maddelik Rüşvet - İhaleye fesat suçlarını içeren Teftiş Kurulu Tevdi Raporu talep etmelisiniz.
Bu şekilde sadece partinize ve kendinize değil Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da iyilik yapmış olursunuz. Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti'ye transferinde öncelikli girişimde bulunan yakın çevresinden kimlerin kendisine gerçek bilgileri aktarmadığı da ortaya çıkar. Bu ise iktidar ve muhalefet el ele, ülkeye ve Türk Milleti'ne yapacağınız en büyük iyiliklerden biri olacaktır.
Ayrıca Sayın Özgür Özel’in avukatlarına düşen diğer bir görev, BUPAR anket firması sahibi ve aynı zamanda İbrahim Gürdal’ın yakın arkadaşı Erdal Akaltun’un ifade vermesini sağlamaktır.
Devletin müfettişleri rüşvet-ihaleye fesattan tevdi raporu düzenleyecek, mal varlıklarının araştırılmasını isteyecek, bunlar ayak oyunları ile Danıştayda hem de yasa dışı şekilde sehven mazereti ile rüşvet ve ihaleye fesat dosyalarını kapatmaya çalışacak, itirafçılar isim isim kayıtlı ve elden verilen-alınan paraları ifşa edecek, Özlem Çerçioğlu ve şürekâsı da aklandık diye tüm devlet-siyaset kurumları ile halkı yanıltmaya çalışacak öyle mi?
BAKMAYIN TANTANALARINA
Tüm bu gerçeklikler ortadayken Çerçioğlu trolleri ne yapıyor?
Özlem Hanım’a karşı duracakların tutuklanacağına ilişkin vurguların bulunduğu, Aydın BŞB kaynaklı tehditler servis ediliyor.
Kazın ayağı öyle değil.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kabine toplantısı sonrası Özlem Çerçioğlu'nu övmüş, onun yanlışlarına muhalefet edenleri tehdit etmiş havası yayılma çabasında.
Biz de izledik Sayın Cumhurbaşkanının konuşmasını.
Aydın'da devlet ve hükümet tarafından yapılan yatırımları saydı. “Aydın BŞB’nin hizmetlerini de açtık” dedi fakat diyecek bir şey bulunamadığı için o hizmetlerin ne olduğu isim isim sayılamadı.
Dikkat ederseniz Özlem Çerçioğlu’na rozet takmayan Sayın Cumhurbaşkanı, o konuşmasında Özlem Hanım’ın adını bile anmadı.
Özlem Hanım ise kendisi neredeyse çivi çakmadığı için, sanki devlet ve hükümet kanalıyla yapılan hizmetleri gezip, kendisininmiş havası yaratma derdinde.
Neymiş teftiş etmiş... Nafile çabalar bular.
Halk her şeyi görüyor. Şu anda AK Parti teşkilatları Aydın’da darma dağın. Bir buçuk vekil sınırındalar. Böylesine jet bir düşüş, hiç bir zaman yaşanmamıştı AK Parti’de…
Çünkü herkes görüyor ki AK Parti korumasını aldığını zanneden Çerçioğlu ve yapılanması servetlerine servet katar, lüks yaşamlarına devam ederken, onları aklamak AK Partililere mi kalıyor?
Partinin kuruluşundan bu yana emek verenler artık istifalarını açıkça beyan ediyorlar. Biz bunu kimseye anlatamayız vurguları, her şeyi gözler önüne seriyor.
AK Parti düzen-disiplin ve gereğini zaman içerisinde yapan bir siyasi organizasyondur. Emin olun bunların hepsi kaydediliyor. Zamanı gelince rahmetli Kadir Topbaş, Melih Gökçek gibileri bir anda kesip atan bir siyasi partinin, Özlem Hanım’a aynı tarifeyi çekmesi de muhtemeldir.
Özlem Hanım'ın CHP’de ve siyaset sahnesinde uyguladığı yöntem, “böl-parçala-yönet”ten ibarettir. Kaos çıkartır, herkesi böler, sonra kendisine tabi bir düzen kurar...
AK Parti de aynı faciayı yaşıyor...
Hele hele geçen gün kendisi TV’ye çıkmak yerine yandaş gazeteciye, Aziz İhsan Aktaş - Baki Nogay gibi isimleri tanımadığını söyleyen Özlem Çerçioğlu’nun, binlerce kez görüşmelerde bulunduğu yargı kayıtlarına giren eski Danışmanı Erkan Karaarslan'ı tanımadığı ifadesi ortaya konulduğunda, Çerçioğlu'nun nasıl bir düşünce tarzına sahip olduğu açık iken, bu işin sonu yoktur.
AK Parti Çerçioğlu üzerinden, onun bu kokuşmuş yöntemleriyle ve şaibeleri arşa ulaşmış yapılanmasıyla Ege'yi alma çabaları, ham hayalden öteye gitmez. Bunun hüsrana dönüşeceği, çok da uzun olmayan bir kaç aylık zaman dilimi içerisinde kanıtlanmıştır...
Hala uyanamayıp sağı-solu Sayın Cumhurbaşkanı'nın söylemediği ifadeler üzerinden tehdide çalışanlara duyurulur.
İlginizi Çekebilir