AK Parti’de uzun süredir CHP içindeki krizler üzerinden siyaset yürütülürken, bu kez tartışmaların merkezine AKP Aydın teşkilatı oturdu. AK Parti MKYK Üyesi ve sanatçı Mahmut Tuncer’in oğlu Prof. Dr. Umut Tuncer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla siyaseti bıraktığını ve parti görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. Ancak Ankara ve Aydın kulislerinde konuşulanlar, “akademik çalışma” gerekçesinin çok ötesine geçmiş durumda.
İstifanın ardından gözler doğrudan AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş cephesine çevrildi. Parti içinde uzun süredir devam ettiği iddia edilen güç mücadelesinin, bu ayrılığın temel nedenlerinden biri olduğu öne sürülüyor.
Özellikle son haftalarda Aydın kamuoyunu meşgul eden ve Başsavcılık tarafından yalanlanan “okulu silahla basma” iddiasının ardından yaşanan süreç, kulisleri daha da hareketlendirdi. Söz konusu haber nedeniyle gazeteci Yelis Ayaz’ın tutuklanması sonrası, iddiaların perde arkasında hangi siyasi isimlerin olduğu tartışmaları başladı. Parti çevrelerinde konuşulan iddialara göre, Seda Sarıbaş’ın Aydın’da güç kazanmasından rahatsız olan bazı isimlerin bu süreçte aktif rol aldığı ileri sürülüyor.
Kulislerde en çok konuşulan iddia ise Umut Tuncer’in, Seda Sarıbaş’ı siyasi rakip olarak gördüğü ve bu nedenle ilgili haber sürecinde perde arkasında etkili olduğu yönünde. Hatta Yelis Ayaz’ın telefon incelemelerinde ortaya çıktığı öne sürülen bazı içeriklerin de Ankara’ya kadar ulaştığı iddia ediliyor.
İddialar bununla da sınırlı değil… AK Parti içinde yalnızca Seda Sarıbaş değil, CHP’den ayrılarak AK Parti’ye yakınlaştığı öne sürülen Özlem Çerçioğlu ile yaşanan siyasi gerilimlerin de Umut Tuncer’in süreçte yalnızlaşmasına neden olduğu konuşuluyor.
Tüm bu gelişmelerin ardından gözler AK Parti Genel Merkezi’ne çevrilirken, “istifa kendi kararı mıydı, yoksa istenen bir ayrılık mıydı?” sorusu Aydın siyasetinin en sıcak gündemi haline geldi.
Telefonlarını kapattığı belirtilen Umut Tuncer cephesinden yeni bir açıklama gelmezken, Seda Sarıbaş’ın da sessizliğini koruması dikkat çekti.
Tuncer'in açıklaması şöyle:
“Hayatımın bundan sonraki dönemine dair önemli bir değerlendirme yaparak bir süredir üzerinde düşündüğüm bir kararı netleştirmiş bulunuyorum. Yaklaşık 3 yıl siyaset yaptığım sürede, sorumluluk bilinciyle fedakarlıklar yaptım. İnandığım değerler doğrultusunda, milletimize ve ülkemize faydalı olabilmek adına büyük bir gayretle çalıştım.
İnsanın bazen kendi iç sesini dinleyip hayat önceliklerini yeniden değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum. Siyasetin getirdiği yoğun stresin; hayatımda önem verdiğim bazı alanlardan uzaklaşmama neden olduğunu görüyorum. Özellikle ve öncelikle aileme, akademik çalışmalarıma, bilimsel üretime ve kişisel gelişimime neredeyse hiç zaman ayıramamak ruhuma iyi gelmiyor.
Ülkeme hizmet etmenin yalnızca siyasetle sınırlı olmadığına, bilgi üretmenin, yetişen gençlere katkı sunmanın ve bilimsel çalışmalara emek vermenin de en yeterince kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu düşünceler doğrultusunda, hayat yolculuğuma aktif siyaset içerisinde değil; bilim, akademi ve eğitim alanında devam etme kararı aldım.
Bu nedenle, yürütmekte olduğum siyasi görevlerimden affımı Genel Merkezimize arz etmiş bulunuyorum.
Bugüne kadar bana güven duyan, destek veren ve birlikte çalışma fırsatı bulduğum başta Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm parti büyüklerimize, yol arkadaşlarımıza ve gönül bağı kurduğumuz kıymetli vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Hayatın her döneminde olduğu gibi, bundan sonraki süreçte de ülkemize ve milletimize üretmeye, çalışmaya ve katkı sunmaya devam edeceğim.”
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.