Kuşadası Belediyesi'ne ikinci dalga operasyon yapıldı. Zaten yapılmasa şaşardık.
Gizlilik kararı olan dosya hakkındaki Ferdi Zenginoğlu isimli itirafçı kılıklı iftiracının beyanları, tek tek yayınlandı.
Hatta ve hatta Aydın BŞB trolleri geceden operasyonu duyurdu.
Artık mide bulandıran ve halkın büyük tepkisini çeken bu süreç nasıl yürümüş ve kaleme alınmıştı.
Özlem Çerçioğlu'nun yakın çevresi tarafından bulunan yalan beyancı tanıklarla.
Bizler bunu ne zaman duyurmuştuk?
Yaklaşık iki yıllık yayınlarla.
Peki Ömer Günel'in tutuklanması sırasındaki itirafçı kılıklı iftiracıların dediklerine ait tek delil bulunabildi mi? Hayır...
Sonrasında ne oldu?
Çerçioğlu trolleri, sosyal medyadan yayınlarla yalancı tanık arayışına girdiler.
Rezilliğe bakın rezilliğe...
Sorsanız ülke hukuk devleti...
Yetmedi, Ömer Günel'in açtığı karşı davada ortaya tek delil koyamayan, duydum-ettimlerle iftiraları sıralayan hesapta tanıklardan bazıları ispat konusunda tek delil olmayınca birer birer geri adım atmaya başladılar. Bu da haliyle Özlem Çerçioğlu çevresinde paniğe neden oldu.
Bir anda Ömer Günel, Bülent Tezcan ve diğer kişilere ait, dosyadaki gizlilik kararına rağmen Aydın BŞB trolleri ne varsa yayınladı ve algı çalışmasına başladı.
Ortaya Ferdi Zenginoğlu isimli itirafçı kılıklı iftiracının önceki ve sonraki ifadeleri yayıldı.
Kendi yazılı ifadesinde özetle ne diyordu Ferdi Zenginoğlu;
"Bana iki kez avukatlar geldi. Birincisi Aydın'dan. Hayatımı kurtaracak rakamlarda para ve tahliye sözü verdi, Ömer Günel aleyhine yalan beyanlarda bulunmam istedi. Ben de hepimiz suçsusuz dedim ve reddettim. Daha sonra ikinci kez talebim olmadığı halde iki avukat geldi. CHP Genel merkezi'nden geliyoruz dediler. Onlar da istediğimiz ifadeyi ver, hemen tahliye ol ve hayatını kurtaracak parayı al. Kendinize başka kukla bulun dedim reddettim..."
Sonrasında ne oldu biliyor musunuz?
Ferdi Zenginoğlu isimli şahsın, Ömer Günel'e mektupla şantaj yapıp, milyonlarca lira para istediği ortaya çıktı. Hem de defalarca ve pazarlıkla...
Şantaj ve tehditlere boyun eğilmeyince, bu şahıs ifade veriyor. Tabii anlaştığı kesim, Aydın'dan giden avukatın tekliflerini ileten kişidir muhakkak.
Bunu da herkes bilir.
Sonrasında dosyada gizlilik var diye kimsenin haberi olmadığı bu itiraflar, birer birer Aydın BŞB trollerinin ağzına düştü.
Kanun yok, nizam yok, sadece algı çalışmasına dayalı ifadeler.
Kimsede sormadı galiba bu Ferdi Zenginoğlu isimli şahsa;
"Kardeşim sen ben Kuşadasıspor üzerinden para tahsilatı yapıyordum diyorsun. Hem suçladığın kişiler adına rüşvet alan kişi isen, nasıl oluyor da senden rüşvet talep ediyorlar? Suçladığın imar müdürü neden dışarıda geziyor?" diye soramıyor galiba.
İddialara göre;
Bu şahsın iftiraları yine Aydın BŞB trollerince yayınlandı. Tabi servis Aydın BŞB'den.
Doğru düzgün okuma yazması olmayan bu kişilere servisin Aydın BŞB'den gittiğini ve para karşılığı beslendiklerini bilmeyen yoktur. İki taraflı inkar da etmezler zaten.
Bir de bu utanmazlar rezilliklerini ortaya koyan bizleri, olayları saptırmakla suçlamışlar.
Bunlardaki rezillik ve ar damarı yoksunluğu, tarihte emsali görülmemiş seviyede belli ki.
Be haysiyet yoksunları...
Adamlara yalancı tanıklık için iki kez avukat gönderen siz... Para ve tahliye teklifinde bulunan yine siz...
Gizlilik kararı olan ve hala tek delil bulunamayan dosyadaki ifadeleri cımbızla seçip yayınlayan siz.
Ferdi Zenginoğlu "Yalancı tanıklık karşılığı iki kez bana para ve tahliye edildi" diye ifade verdiği halde, bu işin içinde kendiniz olduğu halde bunları inkar eden siz, bu şahsın üç kez mektupla ve de şantaj yoluyla para talebinde bulunduğu delilleri eldeyken inkar eden siz, biz gerçekleri yazınca mı trol oluyoruz.
O da zaten akıldan vareste çıktı. Yazdığı şantaj ve tehdit içerekli milyonlarca lira talep ettiği mektupların yırtıldığını sanıyordu.
Dosyada görünce ne diyecek bakalım sivri akıllı.
Ve yayınlanan iftira dolu ifadelerine baktım, tek bir delil yok.
O da duydum ettim, istediler, şu bu...
Bence amcasına sormalı Ferdi'nin. Hayırdır, senin bu yeğen bir öyle bir böyle ne sayıklıyor diye.
Be ar damarı çatlamışlar!
Sizler gibi Aydın BŞB'den haram yoluyla beslenmiyoruz...
Aydın BŞB'nin örgütlü suç dosyaları, yüzlerce milyon dolarlık tekemmül etmiş yolsuzlukları meydandayken, dünün çulsuzları bugün malikanelerde yaşarken, evrakta sahtecilikleri ortaya çıkmış ve halkı dolandırdıkları açık iken, Çerçioğlu ve çevresi bunların hesabını ve cevabını veremezken, kime ahlak satıyorsunuz?
Gizlilik kararı olan dosyalar trollerce yayınlanıyorsa, operasyon yapılacak isimler günler öncesinden trollerin ağzına veriliyorsa, operasyon önceden troller tarafından duyuruluyorsa, o zaman hukuka falan ne gerek var.
Özlem Çerçioğlu versin tutuklanmasını istediği kişilerin listesini, nasılsa o bulur para pulunu da verip yalancı tanıkları, ifadelerini hazırlatır, hedef gösterdikleri tutuklanır. Böyle zaman kaybetmeye ne gerek var...
ADALET BAKANINA
GİDEN DOSYALAR
Özlem Çerçioğlu ve yapılanması troller üzerinden kendi yazıp servis ettikleriyle algı çalışmasını sürdürürken, Adalet Bakanı'na elden teslim edilen Aziz İhsan Aktaş ve diğer tekemmül etmiş yani delillerndirilmiş yüzlerce milyon dolarlık yolsuzluk dosyaları raflarda bekliyor.
Örneğin asfalatma işlerindeki, devasa yolsuzluklar.
Bazı yerlerde sekiz defa asfalt döktük diye mükerrer kısaca sahte ihalelerle yüzlerce milyon dolar buharlaştı.
Aydın Tekstil restprsayonu diye yine mükerrer ihalelerle 14 milyona çıkılan ihalede günümüz rakamları bir buçuk milyar harcandı, yazılıp suç duyurusu yapılmasa bir o kadar daha gidecekti.
Çünkü ortada bir şey yok...
Bir de yine yüzlerce milyonluk Aydın Tekstil'den çıkan bakır ve diğer hurdalar nerede acaba? Yüzlerce defa yazdık, siyaseten topuklarken yüz metre rekoru kıran ablamızdan tık yok.
İlaçlama deseniz öyle... Nayon faturalarla yüzlerce milyon kayıp.
Restorasyon ihaleleri öyle.
Örnek Aydın Tekstil sonrası Kuadası... Hem de müfettişler tespit etti. Çerçioğlu elemanları iki kez ödeme göstermişler. Yani yapılmayan işler için, halkın milyonlarını iç etmişler.
Bunların hepsi tek tek dönemin ve günümüzün adalet bakanına teslim edilmedi mi?
Hem de dosyaları AK Partililer teslim etmedi mi?
Asfalttaki yüzlerce milyon dolarlık yolsuzluklar, şehir hastanesi bölgesindeki Çerçioğlu'nu hedef alan imar vurgunu iddialarını, yine AK Partililer açıklamadı mı?
O zaman ülkede süreç ve hukuk şöyle işliyor demektir?
AK Partili olan veya sonradan sığınan bu tür kişiler cezalandırılamazlar, cezalandırılmaları teklif bile edilemez...
Bu planlı, sistemli, örgütlü yolsuzluk yapısına dokunmayıp onların hedef gösterdiği her kişiyi yaka paça alıyorsanız, gizlilik kararı olan dosyaları bizler Aydın BŞB trollerinden duyuyorsak, operasyon yapılacağını sırıta sırıta yayınlıyorlarsa, kim nasıl bu ülkede hukuktan bahsedecek.
44 yıldır gazetecilik mesleği içerisindeyim... Dört yıllık Gazetecilik Okulu mezunuyum...
Hayatta şunu gördüm;
İlahi adalet de bir gün illaki tecelli ediyor...
NOT: Özlem Hanım... Şu yayan yapıldak, şırıl şapıldak ortalıkta gezen cühela trol tayfanız ve siz, büyük hatalar yapıyorsunuz. Yani bunca kumpas, bunca hukuka aykırı şekilde servis edilip, kör parmağım gözüme, "Biz yaptırdık bu işi..." imajı verilmez ki...
Mektup yazamayacak şahıslara servis ettirdiğiniz o hukuk dışı yayınlar var ya, kabak gibi işin içinde sizlerin olduğunu bağırıyor. Halkta bunu görüyor. Sandık geldiğinde alacağınız cevap, hayli sert olacak gibi...
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.