Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in tutuklanması ardından yaşanan gelişmeleri ibretle izliyoruz. Adalet, siyaset ve insanlık tarihine utanç olarak geçecek gelişmelere tanık oluyoruz.
Önce sürecin geçmişine dönelim.
Özlem Çerçioğlu yine kendisinin aday yapılmasında rolü olduğu Özer Kayalı ile arasının açılması sonrası, Ömer Günel'in adaylığına yeşil ışık yakmıştı.
Çünkü Özer Kayalı emir erliğini kabul etmiyordu.
Ömer Günel'in seçilmesi sonrası araları çok iyiydi.
Hatta kendi yerine Aydın BŞB adaylığı için Ömer Günel'i veliaht göstermişti.
Medyasını Kuşadası'na yığmıştı.
Ömer Günel ile tatillere giderdi.
Fakat gün geldi Özlem Çerçioğlu ile hemen her belediye başkanının yaşadığı sorunlar gün yüzüne çıktı.
Ömer Günel de emir erliğine hayır dedi.
Son yerel seçimlerde adı İzmir BŞB adaylığı için geçen Özlem Çerçioğlu, yine Ömer Günel'i yerine aday gösterdi.
Buradaki amaç, Özgür Özel üzerinde büyük etkisi olan Bülent Tezcan'ın da desteğini almak, en azından kendisine karşı direnişi kırmaktı.
Fakat İzmir BŞB adaylığı yatınca yeniden Aydın'a fit olan Özlem Hanım, bu kez kendisine veliaht gösterdiği Ömer Günel'i tasfiye için harekete geçti. Çünkü Ömer Günel'in adı o dönemki CHP içerisinde ve halk arasında yükselen değer konumuna gelmişti.
Özlem Çerçioğlu'nun siyasi stratejisindeki ana temel, sivrilen kim varsa tasfiye et düşüncesi üzerine kuruludur.
Kendisine asla alternatif istemez.
Bu yüzden kamu gücünü ve algı operasyonlarını kullanarak, adı ön plana çıkanları bertaraf etmeyi prensip edinmiştir.
Her partiye, her sivil toplum örgütüne hakim olmayı ister.
İş bu nedenle İzmir adaylığı olmayıp Aydın'a dönünce ilk iş, Ömer Günel'in karşısındaki rakibi İYİ Parti adayı Behçet Alp'i desteklemek oldu.
Bunun nedeni basitti... Ömer Günel'i önce siyaset yoluyla tasfiye edebilmek.
Bir anda doğan altın fırsatı iyi kullanma amacındaydı. Çünkü AK Parti Adayı ve güçlü bir isim olan eski belediye başkanı Esat Altungün, aldığı ceza nedeniyle seçime giremiyordu.
Behçet Alp ile anlaştılar.
Siyasi kulislerden edinilen bilgilere göre; Behçet Alp'in bürosunda yapılan pazarlıklarla Esat Altungün'e yaptığı masraflar olan o dönemin yedi buçuk milyon lirası, Alp tarafından karşılandı.
AK Partililer Alp'in bürosunu mesken tuttular ve zayıf adayla seçime gittiler.
Özlem Çerçioğlu da Ömer Günel'i siyaset sahnesinden tasfiye için var gücüyle Behçet Alp'e destek verdi. Bunun bizzat tanığıyız...
Zaten bu konu yüzlerce haberde işlendi.
Özlem Çerçioğlu ile Behçet Alp arasındaki anlaşma ise şuydu;
Behçet Alp seçimi kazandıktan sonra CHP'ye geçecekti.
Sonra da doğal olarak AK Parti'ye.
Kendisi ve götüreceği meclis üyeleri sayesinde Özlem Hanım AK Parti’ye geçtiği an, BŞB meclis çoğunluğu da sağlanmış olacaktı.
Ömer Günel seçimi kazanınca bu siyasi operasyon tutmadı.
Ardından yeni hamleleri gelmeye başladı.
Siyaseten tasfiye edemez isek, kumpasla tasfiye ederiz...
Devlet içinde kumpas organizasyonları ve kumpas için çeşitli meclis üyeleriyle iş insanlarına teklifler götürülmesi...
Aydın Şafak Gazetesi tarafından 23 Ağustos 2025 tarihinde bu faaliyetlerin kaleme alındığı o haber;
https://www.aydinsafak.com/haber/cercioglunun-lejyoner-polisleri-7990
Sonrasında konu dönemin CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül tarafından dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'ya mecliste bir önerge ile soruldu.
Belli ki Bakan haberin doğruluğunu teyit ettiği için, önergeye cevap verilmedi.
Bu haberimiz ulusal ve uluslar arası alanda çok sayıda medya organında işlendi.
Hakkımızda yapılan suç duyurusu ise takipsizlikle sonuçlandı.
İşte meclis görüşmelerine konu olan o haberimiz;
https://www.aydinsafak.net/haber/cercioglu-aydinda-polis-kumpas-timi-kurdu-mu-691
ÇERÇİOĞLUNUN AK PARTİYE GEÇİŞİ VE KUMPAS SÜRECİNİN HIZLANMASI
CHP içerisinde ve tabanında karşılığı kalmadığını gören, aynı zamanda hakkında süren davalar ve raflarda bekleyen asfalt başta çok sayıda örgütlü suç dosyası nedeniyle Özlem Çerçioğlu, kendince ürettiği ve gerçek dışı olup toplumda karşılık bulmayan mazeretlere sığınarak, AK Parti'ye geçti.
Geçmeden önce ise dönemin CHP Efeler İlçe Başkanı Süha Bayırlı'yı istifa ettirdi. Süha Bayırlı ise istifa açıklamasında Ömer Günel'in tutuklanması çağrısında bulunarak, Aydın BŞB kumpas masasında kurulan tüm tezgâhları açıkça ifşa etmişti.
KUMPAS ORGANİZATÖRÜ OLARAK BEHÇET ALPİN DEVREYE ALINMASI
Bu tür faaliyetler sırasında sürekli kullanışlı aparatları tercih ettiği tüm kamuoyunca bilinen Özlem Çerçioğlu o dönem CHP’li olduğu halde kendisine rakip gördüğü Ömer Günel'e karşı desteklediği İYİ Parti Adayı Behçet Alp üzerinden yürümeye devam etti.
Böylece kendisi ve yapılanması perde gerisinde kalacak, kumpas süreci Ömer Günel - Behçet Alp arasındaki husumet gibi gösterilecekti.
Oysa tüm kumpas dosyaları, Aydın BŞB kumpas masasında kuruluyor ve yandaş troller üzerinden servis ediliyordu. Hatta daha ifadeler alınmadan kimlerin tutuklanacağının isim isim Aydın BŞB trollerince verilmesi, buna en büyük delillerden biriydi.
Özlem Çerçioğlu'nun gücünü arkasına alan Behçet Alp, yanında Kuşadası ve İYİ Parti Aydın BŞB Meclis Üyesi Levent Eryılmaz ile o dönem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan günümüzün Adalet Bakanı Akın Gürlek'in kapısını aşındırmaya başladı.
Defalarca Aydın BŞB kumpas masasınca hazırlanan dosyaları İstanbul'a götüren Behçet Alp, son olarak yanında kendisini bazen garson, bazen emlâkçı olarak tanıtan H. Y. isimli bir şahsı da organizasyon içerisine kattı.
H. Y. aynı zamanda Behçet Alp'in yazdığı iftira senaryoları içerisinde bir başsavcı vekilinin kardeşinden kooperatif imarı için rüşvet istendi iftiralarını dile getiren kişiydi. Haber ve yorumlara konu olan bu iftiranın gerçek dışı olduğu ortaya çıkmıştı. Oradaki bir başsavcı şeklinde kast edilen gerçek dışı beyan ifadelerinde kast edilen ismin, yine dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek olduğu öğrenilmişti. Behçet Alp'in telkinleriyle H. Y. tarafından dile getirilen bu gerçek dışı beyanlarla Akın Gürlek'in hiç bir ilişkisi olmadığı halde, kumpas kafadarlarınca içki masalarında sohbeti yapılıyordu.
ADALETİN NAMUSU İÇKİ MASALARINA MEZE OLDU
Burada küçük bir kısmını kaleme aldığımız bu gelişmeler, çok sayıda kaynaktan ve tanıktan doğruladığımız söylemlere konu oldu.
Alkol bağımlılıkları herkes tarafından bilinen bu kumpas taşeronlarının dilleri de meyhane masalarında bir anda düşüyordu.
Konuşmalarında kendilerinin dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı günümüzün Adalet Bakanı Akın Gürlek'den randevuların Özlem Çerçioğlu kanalıyla alındığını sıkça dile getiriyorlardı. Kendilerini adeta yargı ve devletin amiri dokunulmaz şahıslar olarak gören bu şahısların ifşaları arasında dönemin Başsavcısı Akın Gürlek'in yanına H. Y. ile gittiklerinde tüm katın boşaltılığı da yer alıyordu.
Behçet Alp hakkındaki iddialar kamuoyuna yansıyınca İYİ Parti üst düzey yönetimi Alp'e İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gidip gitmediklerini, dosya götürüp götürmediklerini ve bundan genel merkezin haberi olup olmadığını sordu. Behçet Alp İstanbul faaliyetlerini doğrularken, bunları genel merkezden habersiz yaptığını da belirtti.
Bu kumpas taşeronlarının ülkenin adaletini, Sayın Adalet Bakanını ve Aydın'ın BŞB Başkanı'nı içki masalarında fütursuzca kullanmaları bununla da sınırlı kalmıyordu.
Behçet Alp'in yine İYİ Partili BŞB Meclis Üyesi kumpas yoldaşı Levent Eryılmaz ile Özlem Çerçioğlu arasında geçen ve Sayın Adalet Bakanımızın da adının geçtiği WhatsApp görüşmeleri, Levent Eryılmaz tarafından kayıt altına alınmıştı. Bu yapılırken de Levent Eryılmaz ikinci bir telefon ile kayıt yapıyordu. Levent Eryılmaz tarafından kaydedilen görüşmeler, Behçet Alp'e de atıldı.
Daha sonra çeşitli ortamlarda hava atmak için dinletilen bu görüşmelerde, “Şu bölümü bir daha dinleyelim. Bu bölümü tekrar alalım” şeklinde konuşmalar geçiyor, görüşmeler kahkahalarla deşifre oluyordu.
Levent Eryılmaz tarafından kaydedilip Behçet Alp'e yollanan ve içkili ortamlarda dinletilen konuşmalar arasında Aydın BŞB Meclis toplantılarında neler yapılacağı konularının yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten randevu alınmasına, görüşmeler için Kuşadası ve Kardeşköy Mahallesi'nde hangi mekanlarda buluşulacağına dair bilgiler yer alıyordu.
Yaşananlar Özlem Çerçioğlu'na ulaşınca Çerçioğlu önce inanmak istemedi. Çünkü Behçet Alp siyasette parti parti gezen sıfır bir eleman iken kendi desteğiyle iddialı konuma gelmişti. Levent Eryılmaz'a ise bir marketler zincirinin ekmek tedarik işi alınmış, büyük bir gelir kapısı açılmıştı.
Yaptırdığı araştırmalar ile iddiaların doğru olduğunu anlayan ve bunca iyilik ardından düşürüldüğü duruma çok sinirlenen Özlem Çerçioğlu, her üç ismi de engelledi ve afaroz etti. Behçet Alp ve kumpas şurekası, araya eski İYİ Parti yeni AK Parti Vekili Ömer Karakaş, butlan CHP Aydın İl Başkanı Süha Bayırlı'yı sokmasına rağmen Özlem Hanım'ın tepkisini dindiremediler.
İlgili haberimizin yer aldığı haber linkimiz;
https://www.aydinsafak.com/iyi-partinin-karin-agrilari-8651?
İSTANBUL İLİNTİSİ KALKINCA PANİK BAŞLADI… İFTİRACILARIN TAHLİYE SÖZÜYLE AVUKATLIĞINI ÜSTLENDİ…
Gözünü belediye başkanlığı hırsı bürüyen Behçet Alp'in 2019 yılında bir FETÖ kumpas dosyası hazırladığı, Ömer Günel dahil çok sayıda isme FETÖ kumpası kurduğu yargı kayıtlarına girmiş, haber ve yorumlarda çok kez tartışma konusu olmuştu. Bu yolda Özlem Çerçioğlu - Ömer Günel arasında her türlü çoklu oynama dahil çeşitli yöntemleri mübah sayan Behçet Alp ile Aydın BŞB’deki üst iş birlikçileri dosya boş olunca yeni faaliyetler içerisine girdiler.
Çünkü Ömer Günel'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanmasına giden süreç, bir şahsın gerçek dışı beyanlarına dayanıyordu.
Bu şahıs Ömer Günel'in kendisinden dört milyon lira istediğini, bunu Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı kampanyasına bağışlayacağını, pazarlıkla rakamı 2 milyon yüz bin liraya düşürdüklerini öne sürmüştü. Bu şahsın parayı nereden çektiği, kime nasıl teslim ettiği ispatlanamadı. Çünkü yasaya göre böyle durumlarda yargı ve kolluk güçlerine haber verilmesi, paraların çekildiği şubeden rakamına ve seri numaralarına kadar tespiti gerekiyordu. Bunların hiç biri olmadığı gibi Ekrem İmamoğlu hesaplarında böyle bir paranın gözükmediği ve şahsın iddia ettiği tarihte Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu olduğu ortaya çıktı. Şahıs ise daha sonra verdiği ifadede sarhoş olduğunu ve ne söylediğini bilmediğini beyan etti. Şahsın delilsiz ilk ifadesi üzerinden Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü isimli örgütlü suç dosyasında şüpheli olarak yer alan Ömer Günel hakkındaki bu itiraf adı altındaki iftiralar çöktü.
Kumpas içindeki yapılanma adım adım yeni faaliyetlerine başladı. Behçet Alp, ilk olarak tutuklu iken itirafçı adı altında verdiği iftira dolu beyanlarla yeni pek çok ismin tutuklanmasına yol açan Ferdi Zenginoğlu'nun avukatlığını üstlendi.
Bilindiği gibi Zenginoğlu'nun kendi el yazısı ve tehdit ima eden mektuplarında kendisine yalancı tanıklık önerildiği, çeşitli vaatlerde bulunulduğu, kabul etmediği ve bu nedenle Ömer Günel'den önce kırk milyon, sonra on yedi milyon, sonra dört milyon talebinde bulunduğu Aydın Şafak Gazetesi tarafından kaleme alınmıştı.
İlgili haber linkimiz;
https://www.aydinsafak.com/yazili-santaj-ve-rusvet-talebi-8600?
Ömer Günel'e kumpas süreci bununla da sınırlı kalmamıştı. Yine Aydın Şafak Gazetesi tarafından Ferdi Zenginoğlu'na itirafçı adı altında iftiralarda bulunması için Aydın BŞB ilintili avukatlarından B.T.İ. ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeğeni F. K.'nın giderek 20 milyon lira, tahliye ve butlan CHP Kuşadası Belediye Başkan Adaylığı sözü verdikleri ortaya çıkmıştı.
İlgili haber linkimiz;
https://www.aydinsafak.com/haber/kumpasta-cercioglu-ve-kilicdaroglu-baglantilari-8609?
Ferdi Zenginoğlu'nun itiraf adı altındaki iftiralarına dayanılarak çok sayıda kişi tutuklanmıştı. Oysa tutuklananlar incelendiğinde Zenginoğlu'nun pek çok isme borçlu olduğu, borçlu olduklarının isimlerini verdiği Kuşadası'nda ana gündem maddesi olmuştu. Bunun yanında iki kat imarlı yere Ferdi Zenginoğlu tarafından beş kat inşaat yapılmaya çalışılmış, üçüncü kata gelen inşaat durmuş ve haksız kazancına göz yumulmamıştı. Zenginoğlu sadece kendisine verilen vaatler ve tahliye nedeniyle değil, bu inşaatlar sebebiyle de husumet içerisindeydi.
Kumpas sürecinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na Aydın BŞB’de hazırlandığı artık herkesçe bilinen dosyaları taşıyan, yalancı tanıklıklar için aile servetini satıp satıp harcayan, kredi çeken, eşe dosta yüklü miktarda borçlanan, sözün kısasıyla servet harcayan Behçet Alp'in, Ferdi Zenginoğlu ile diğer tutuklu kişiler ve yakınlarını ziyaret ederek tahliye sözü başta çeşitli vaatlerde bulunduğu, geçen hafta içerisinde Aydın Şafak Gazetesi’nin radarına takılmıştı.
Behçet Alp, tıpkı Ferdi Zenginoğlu gibi itirafçı olabilecek tutukluların tahliye ve diğer sözlerle avukatlıklarını üstlendi. Bunlardan önce Zenginoğlu gibi, “Biz suç işlemedik” beyanında bulunup sonrasında tahliye ve diğer vaatlerle itirafçı adı altında istenen ifadeleri vermesi sağlanan A. K. dahil dört kişinin avukatlığını üstlenen Behçet Alp, dosya hazırlama adı altında iftira dolu beyanları kaleme almakla meşguldü.
Yaşanan ironi ise hukuk, siyaset ve insanlık tarihine utanç dolu notlar olarak kaydedildi. Çünkü A. K. ve diğer kişiler Ferdi Zenginoğlu'nun ifadeleri üzerine tutuklanmıştı. Şimdi ise kumpas sürecindeki bu isimlerin hepsinin avukatlığının Behçet Alp tarafından yürütülmesi, Aydın BŞB ile Behçet Alp ve şurekaları tarafından kurgulanıp yürütülen “Bir kumpas nasıl ele yüze bulaştırılır?” dersine konu olması kaçınılmaz görünüyor.
NOT: Hukuk ve siyaset tarihine ibret vesikası olarak geçecek bu özel dosyamız hazırlanırken mümkün olduğunca belge, tanıklık, devlet ve siyaset kurumları içerisinde çok sayıda kaynak tarafından doğrulanma suretiyle kaleme alınmıştır. Araştırma dosyamızda tek bir kelime dahi yapay zeka kullanılmamıştır.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.