Bunu muhalefet söylemiyor,
Rakipler fısıldamıyor;
Bizzat esnaf kendi arasında konuşuyor.
Çünkü tablo tanıdık:
Seçim öncesi danışman çıkar, tazminat ödenir.
Seçim geçer, danışman geri gelir.
Esnaf da haliyle sorar:
“Bu seçim mi, danışmanlık stajı mı?”
Bir yanda borçla ayakta duran dükkânlar,
Diğer yanda seçim ayarlı insan kaynakları.
Esnaf aidat yatırıyor,
Oda danışman kariyeri planlıyor.
Bugün çarşıda konuşulan şu:
“Bu kadar tepki varken, bu kadar söylenti dolaşırken, biri hâlâ ‘hiçbir şey yokmuş’ gibi davranıyorsa kayıp sandıkta değil, akılda başlar.”
Kısacası mesele artık danışman değil.
Mesele;
Esnafın parasını esnafa mı,
Yoksa belli kişilere mi harcadığın.
Ve şunu herkes biliyor:
Seçimler bazen projelerle kazanılır,
Ama bazen danışmanlarla kaybedilir.
Esnaf sabah kepenk açıyor,
Akşam “bugün ne kazandım?” değil,
“Bugün ne ödeyeceğim?” diye hesap yapıyor.
Ama görünen o ki;
Oda’nın kasasında işler iyi.
Nasıl mı
Seçime günler kala
? Danışman çıkarılıyor
? 700 bin TL tazminat ödeniyor
? Seçim bitiyor
? Danışman geri geliyor
Bravo.
Buna esnafın dilinde “planlama” denir.
Ama küçük bir farkla:
Planlayan esnaf değil,
Ödeyen esnaf.
İki asgari ücretle çalışan bir danışman,
Üç yılda iki dönem,
Bir bakmışsınız piyango kazanmış gibi uğurlanıyor.
Sonra?
Hiçbir şey olmamış gibi kapıdan tekrar içeri.
Sormazlar mı?
Bu para aidat mıydı,
Yoksa danışman için birikim hesabı mı?
Esnaf elektrik faturasını taksitlendirirken,
Oda tazminatı tek kalemde ödüyorsa;
Burada kriz esnafta değil,
Vicdanda demektir.
Kısaca söyleyelim:
Kuşadası Esnaf Odası danışman kariyer ofisi değil.
Kasası seçim ayarlı tazminat kasası hiç değil.
Belgeleri koyun masaya.
Çünkü bu sessizlik artık suskunluk değil,
İtiraf gibi duruyor.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.