Birlik olmak…
Paranın ve yetkinin konuşturduğu boş insanlar oturmasın koltuğa… Deneyimli, donanımlı, zeki, çalışkan, dürüst bir kaptanla çıkalım yola. Bırakalım artık, koltuğun etrafında el etek öpen yalaka takımını. Sağ-sol, doğu-batı, aşure gibi karma bir lezzet olalım.
<p>Çanakkale destanı yazılırken kimse kimseye sormadı.</p>
<p>Hangi partiyi tutuyorsun, nerelisin diye?</p>
<p>Çanakkale’de destan yazanlar, Mustafa Kemal Atatürk’ün peşinden gitti.</p>
<p>Korkmadı, yılmadı, inandı.</p>
<p>*</p>
<p>Ve sen.</p>
<p>Narenciye kokulu Aydın…</p>
<p>Uçsuz bucaksız narenciye bahçesinde, son nefesime kadar beni sarhoş eden kokunu çekebilirim ciğerlerime…</p>
<p>Kokun çorak ruhumun her hücresinde.</p>
<p>Bu kokuyla birleşiyor kırık dökük her parçam.</p>
<p>Yeniden canlanıyor.</p>
<p>Gelin gibi bezeniyor dört bir yan…</p>
<p>Ah Aydın…</p>
<p>Siyah-yeşil rengin muhteşemliğini, kutsal zeytin ağaçlarının arasında keşfediyorum.</p>
<p>Koca koca incir yapraklarının arasından; yıldızlar gibi süzülen güneş ışıklarının aydınlığında, yutuveriyorum bütün vatanı…</p>
<p>Yutuveriyorum vatan kokan türkülerini…</p>
<p>*</p>
<p>Vatanımın bütün şehirleri kutsal, bütün şehirleri vazgeçilmez, bütün şehirleri aşık olunacak kadar eşsiz.</p>
<p>Ve sen Aydın…</p>
<p>Söyle hangi beste seni anlatır?</p>
<p>Hangi betimlemeye sığarsın?</p>
<p>Hangi cümle anlatır sana olan ölümsüz aşkı?</p>
<p>Efelerim diz vururken toprağa; hüzünle yoğrulmuş kalbimin; nasıl bir gururla çarptığını, hangi kelimelerle, hangi hecelerle, hangi harflerle anlatılırım söyler misin?</p>
<p>*</p>
<p>Aydın bir deniz, bir martı, bir umut, bir hasret, bir çiçek, bir sürpriz hediye.</p>
<p>Aydın bir merhaba, bütün mevsimleri ilkbahar.</p>
<p>Aydın bir hoş geldin, Mayıs’ın beyaz örtüsü papatya.</p>
<p>Aydın iyilik tohumu, katmer katmer açan kötülükler arasında…</p>
<p>Aydın söylenen en son söz.</p>
<p>Aydın bir koku, duydukça yürek sızlatan…</p>
<p>*</p>
<p>Yorgan yerine hüzünlü hayaller örtmeyelim üzerimize.</p>
<p>Mavisi kirlenmiş, susuz ırmakların kıyısında karartmayalım benliklerimizi…</p>
<p>Uyumayalım karanlığın kucağında…</p>
<p>*</p>
<p>Güzel insanlar güzel atlara binip gitmesin artık.</p>
<p>O güzel koltuklara güzel insanları oturtalım.</p>
<p>*</p>
<p>Yitirilen umutlara, kırılan hayallere, endişeli yarınlara, umut ışığı olacakları seçelim…</p>
<p>Kaygımız istikbâl ve istiklâl olsun…</p>
<p>Gökyüzünün kirlenen mavisini yıkayıp temizleyenler gelsin…</p>
<p>Ağaçsız kalan kuşlara yuva kuranlar…</p>
<p>Mürekkebinden şiir damlayan, acıları dindirenler gelsin…</p>
<p>Paranın ve yetkinin konuşturduğu boş insanlar oturmasın koltuğa…</p>
<p>*</p>
<p>Aydın can çekişiyor, Aydın yoğun bakımda.</p>
<p>Deneyimli, donanımlı, zeki, çalışkan, dürüst bir kaptanla çıkalım yola.</p>
<p>Bırakalım artık, koltuğun etrafında el etek öpen yalaka takımını.</p>
<p>Sağ-sol, doğu-batı, aşure gibi karma bir lezzet olalım.</p>
<p>Fikrine güvenen ‘fikir hürriyeti’, inancına güvenen ‘inanç hürriyeti’ yapsın…</p>
<p>*</p>
<p>Önümüze gelen, hiç bir vasfı olmayanları bilmem ne müdürü yapıp oturtmayalım koltuğa...</p>
<p>Ülkemiz için, insanlık için, gelecek için sağ-sol demeden birlik olalım…</p>
<p>Aşure tadında mükemmel bir lezzet olsun…</p>
<p>*</p>
<p>Birbirimize boyumuzun ölçüsünü göstermek yerine, Aydınımızı ne kadar güzelleştirdik, vatanımıza nasıl sahip çıktık, onun ölçüsünü verelim.</p>
<p>Kin ve nefret kusmak yerine, bal tadında cümleler dökülsün artık dudaklardan.</p>
<p>Güneşin ufuktan doğuşunu, hep birlikte seyredelim.</p>
<p>Gelecek aydınlık yarınlara yürüyelim arkadaşlar…</p>
<p>Narenciye kokuları; dostluk, kardeşlik ve barış içinde sarsın dört biryanı…</p>
Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.