Aydın
07 Nisan, 2026, Salı
  • DOLAR
    38.01
  • EURO
    42.12
  • ALTIN
    3685.4
  • BIST
    9.477
  • BTC
    76538.750$

Pandora’nın kutusu…

Pandora’nın kutusu…
“AK Parti'nin Aziz İhsan Aktaş dosyası gibi her operasyonda karşısına çıkıp elini ayağını bağlayan, yolsuzluk korkusuyla partisinden kaçtığı artık herkesçe yaygın kanaat haline gelen, geçmişte yaptıkları sürekli son Nuri Güler olayında olduğu gibi AK Parti'nin başına dert açan Özlem Çerçioğlu ile yapılanmasını transfer etmek, siyasi anlamda insanın kendi damarına korona virüs enjekte etmesiyle eş değerdir...”

Özlem Çerçioğlu ve AK Parti'nin düştüğü hale, üzülmemek elde değil.

Genel siyasete bakarsak zaten CHP'nin belediyeleri silme almasına yol açan ekonomi, üzerine bir de dibimizdeki savaş eklenince hepten hiper enflasyona doğru gidiyor.

Rakamlarla oynamak da işi kurtarmıyor.

Millet çarşı-pazar, markete gidince, bırakın et-tavuk-balık, ota bile karşıdan bakar olmuş.

İktidar dövizi baskılama ve dışarıdan para bulma derdinde.

Her yer yanarken, o da pek mümkün görünmüyor.

Para bulmak adına ABD-İsrail'den yana tavır koysa, hem kendi tabanından olacak hem de Rusya ve Çin yaptırımları ile karşı karşıya kalacak.

Rusya doğalgazı kesip daha önce ertelediği borçları talep ederse, anında çöküş...

İktidar bu nedenle değişik yollar arıyor. 

İlk yıllarda ekonomi tıkırında, istikrar bozulmasın diye oy isterlerdi.

O iş bitince BEKA-PKK kozuna sarıldılar.

Seçimlerde muhalefet masasının altında PKK aradılar.

Sonra kendileri masaya oturdular.

Bebek katilleri oldu mu size evliya-enbiya.

Millet buna da prim vermedi.

Ekonomi bitik, BEKA-PKK kozu bitik, ellerinde kaldı iki koz.

Muhalefeti yolsuzluk - ahlaksızlıkla ilişkilendirmek.

Duyduk, ettiklerle resmen siyasi soykırıma başladılar.

Millet PKK açılımı gibi buna da prim vermeyince, bu kez ahlaksızlığa yöneldiler.

Kendini bilmez Uşak Belediye Başkanını peştemallı halde yakalayınca, yandaş havuz medyasına devlet eliyle servis ettiler.

Tam tutturduk derken, Aydın Şafak Gazetesi tarafından ortaya çıkartılan Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler'in yasak aşkı, tüm planları alt üst etti.

Haber, Ülkede iktidar-muhalefet medyası ve sosyal medyada trend topic oldu.

Bir anda son psikolojik harp hamleleri çöktü.

Çünkü seçimlerde ekonomi, BEKA-PKK kozları elde olmayınca, eğer ortak aday çıkarsa CHP ve muhalefetin adayını, Uşak Belediye Başkanı ile özdeşleştireceklerdi.

Kısaca oy kullanmaya giden kitlelerin özellikle hayli kararsız kısmı gözlerinin önüne, CHP ve muhalefet adayını değil, Uşak Belediye Başkanı'nı getireceklerdi.

Buna deneysel psikolojide özdeşleştirme denir.

Bir de CHP bu özdeşleştirme nedeniyle zan altında kalacağı için, merkez ve sağ seçmen CHP’li adaylara oy vermekten imtina edecek, diğer muhalefet partileri CHP ile görünmekten imtina eder hale geleceklerdi.

İşte umut bağladıkları bu koz, tümden ellerinden gitti.

Dikkat edin o yoldaki haberler biranda kesildi, siyasi propaganda malzemesi olmaktan çıktı.

Şimdi sadece belediyelere baskın, CHP’ye mutlak butlan üzerinden gitme telaşındalar.

İşin iktidar açısından sıkıntılı yanı, seçime gitseler gidemiyorlar, gitmeseler her canlı gibi liderlerin sağlık durumları da günden güne zora giriyor.

YEREL YANSIMALARI...

Aydın Şafak Gazetesi haberi ulusal ve uluslar arası medyaya düşünce, ilk panikleyen Özlem Çerçioğlu oldu.

Çünkü geçen seçimde CHP’de iken şehre çivi çakmadan, “Millet aç aç.... Emekli perişan” sloganlarıyla gitmişlerdi.

Milletin ekonomiyi oylamasını kendi zaferleri sanmışlardı.

Onlar da Uşak Belediye Başkanı üzerinden ahlak bekçiliğine soyunup, oy isteyeceklerdi.

Özlem Hanım hem genelde hem yerelde tek bir haber serisi ile çok ağır darbe alındığını ilk fark edenlerdendir.

Burada hata üzerine hata yaptılar.

Yasal olmayan şekilde Anayasa’ya aykırı yayın yasağı aldırmaya kalktılar.

Bu da haberin patlama etkisini, yanma etkisiyle pekiştirdi.

Çünkü toplumun her kesimi ki çok sayıda AK Partili tanıdıklarım, “CHP de olunca davul çalışyoruz, bizde olunca neden yayın yasağı geliyor” şeklinde tepki gösterdiler.

Alın size toplum vicdanında bir yara daha...

AK Parti bu faturayı kime keser bilem de Nuri Güler'in olayı zaten üç yıldır dillerdeydi.

İsimsiz, cisimsiz, resimsiz, belgesiz haberlerle de olsa, ufak ufak gündeme gelmiş fakat unutturulmuştu. 

Zaten burada medyanın suçu yok.

Çeken kendileri, yayan kendileri...

Daha detaylı araştırmalar yaptığımızda işin içinde AK Partililer ile CHP’de iken Özlem Çerçioğlu'nun iş birliğine ulaştık.

Hatta yaklaşık üç yıl önce Özlem Çerçioğlu’nun Poşetçi Arif lakabı takılan trolü üzerinden sosyal medyada, “Beatiful Nuri” sayfası açılmıştı.

Hatırladığım kadarıyla “Beatiful Nuri” gazetede yer alıp, dağıttırılmıştı.

Yani AK Parti'ye ölümcül darbe dışarıdan değil, kendi partilileri ve transfer ettikleri Çerçioğlu cephesinden gelmişti.

“Olan oldu” diyen AK Parti Aydın İl Başkanı Mehmet Erdem'in de, bu işin derinliği, kimlerin nasıl kurguladığı konusunda bilgisi vardır her halde.

Yoksa Nuri Güler, “Montaj-dublaj-kürtaj” mealinde kendini savunmaya çalışırken, sadece medya haberleri dayanak gösterilip AK Parti'den ihraç edilmezdi.

İşin içince AK Partililerin AK Partililere, transfer ettikleri o dönemin CHP'lisi Özlem Çerçioğlu yapılanmasının yine başta Mustafa Savaş'a yönelik kumpasları çıkınca anlayacak millet hanyayı-gonyayı...

Bunun detaylarını daha sonra kaleme alacağız.

ÖZLEM ÇERÇİOĞLU'NUN AK PARTİ’YE VERDİĞİ BÜYÜK ZARARLAR

Dönelim Özlem Hanıma...

Bu 2 Nisan tarihli  “Nisan Yağmurları Operasyonu” Aydın Şafak Gazetesi'nden yediği, ikinci büyük darbeydi.

Birinci büyük darbeyi, AK Parti’ye transferi sırasında almıştı.

Kendisini masum, zulme uğrayan Sindirella gibi göstermeye çalışmıştı.

Fakat Aydın Şafak Gazetesi büyük kısmının suç duyurularını Haldun Haşmet Aysan'ın yaptığı yargılama ve raflarda bekleyen örgütlü suç konumundaki yüzlerce milyon dolarlık yolsuzluk iddialarını içeren tarih-sayıları yayınlayıp bir de asıl imar vurgunlarını Çerçioğlu Ailesi’nin yaptığı ispatlanınca, oyunları tutmadı.

AK Parti dosyaları kapatma veya öteleme karşılığı Aydın'ı ele geçirip Özlem Çerçioğlu'nu da Özgür Özel'i yıpratma amacıyla kullanma hedefindeydi.

Aydın Şafak Gazetesi'nin yayınladığı yüzlerce milyon dolarlık işlem bekleyen doslar medyada yer alınca Özlem Çerçioğlu mazlum sindirella değil, gırtlağına kadar şaibeye bulaşmış bir figür olarak algılandı.

AK Partililer dahil neredeyse toplumun tamamında, “Yolsuzluklara bulaştığı için parti değiştiren bir isim” olarak hafızlara kazındı.

O operasyonun adı da, tıpkı haber başlığımızda kullandığımız “AK Gelin’in çeyiz sandığı”  gibi, “Çeyiz Sandığı” idi. 

Bu iki haber serisi hem genelde AK Parti'ye yoğun zarar verdi hem yerelde Çerçioğlu'na.

Ne yaparlarsa yapsınlar, halk bu hesabı sandıkta görmeye kararlı.

Şu an pazarlarda gelene gidene, “Özlem Hanımın ikramı” diye tavuk-pilav, çay-çorba-limonata dağıtıyorlar.

Bahar geldi, işi fide, üç beş koyun-keçi-konserlerle idare etmeye kalkarlar.

Fakat hıyara bile artık uzaktan bakar hale gelen vatandaşın umurunda dahi olmayacağı kesin...

ÖZLEM HANIM İÇİN ÜZÜLÜYORUM...

Tüm bu yaşananlar yanında Özlem Hanım ne mi yapıyor?

Toplumda zerre saygı görmeyen, her biri hakkında çok sayıda şaibeler olan nefret objeleri üzerinden, algı operasyonları yürütmeye çalışıyor.

Ve inanır mısınız iki kelimeyi bir araya getirmekten aciz, sadece Aydın BŞB’den servis edilen haberleri yayınlamakla görevli bu şahısların kimine vekil, kimine bakan maaşı gibi paralar ödendiği, artık herkesin dilince.

Hele müptezelin biri ki FETÖ’den kendi hakimi tarafından adliyeden ihraç ettirilmiş, adliyeden evrak sızdırmaktan yargılanan, belediye belediye gibi gezip kiminden sekiz milyon, kiminden altı milyon lira gibi devasa peşinatlar isteyip üzerine yüklü maaş ve eşine araç alınması şartını koşan Yusuf Ziya yayan isimli bir şahıs var.

Onun üzerinden bana cevap verilir mi Özlem Hanım.

15 yıl önce Özlem Hanımı operasyondan kurtarmışız...

Daha dua etmeniz lazımdı...

Fakat o zaman olaylara rejim ve siyasi açıdan baktığımız için, büyük yanlış yapmışız.

Ama kıt akılla cevap verirken o dönemin Vali Erol Ayyıldız değil, müteveffa Vali Hüseyin Avni Coş döneminde olduğunu karıştırmışsınız.

Zaten o günkü yazımı Durmuş Tuna üzerinden defalarca yayınlatmıştınız...

Bir geçerliliği yok yani...

Yok sarı zaraf demişsiniz...

Zaten huyunuzdur yaptığınızı karşı taraf yıkmak...

Ben asil Türk Milleti'ne sorayım o zaman;

“Müptezellerin eline kalmış, onlara ama açık ama örtülü havuzdan bakan maaşı gibi ödemeler yapan Özlem Çerçioğlu, defalarca haber gönderip reddedildiği Aydın Şafak Gazetesi'ne sizce neleri bayılırdı?”

Ha bu arada sabıka kaydımdan bahsetmişsiniz..

Evet doludur...

Hepsi gazetecilik ile ilgilidir...

Hakaret suçu içeren cezalardır.

Sizin kullandığınızı zannettiğiniz, size yarar değil zarardan başka bir şey getirmeyen o müptezeller gibi, iftira ve kumpas veya diğer suçlardan cezamız yoktur.

Adımız Çerçioğlu ailesi gibi ne yüzlerce milyon dolarlık yolsuzluk iddialarına ilişkin dosyalara, ne borsa vurgunlarına, ne de millete iftira-kumpas ile anılmamıştır...

Yapılanmanız gibi görevi kötüye kullanmaktan zincirleme cezalar, evrakta sahtecilikler ve bilumum diğer suçlardan yargı karşısına çıkmadık.

Yetim hakkı yemedik, sizin sekreteriniz ve eşi, genel sekreteriniz gibi yüzlerce milyonluk kaynağı belirsiz mal varlığımız da olmadı...

Buna tenezzül etmeyeceğimizi de en iyi siz bilirsiniz Özlem Hanım...

Sizden ricam, çuvalla para ödediğiniz ve her yaptıkları size ters algı olarak geri dönen müptezeller yerine, şöyle azcık kelli fellilerle karşımıza çıkınız...

Bir de “Metin Can'ın dosyasını açıyoruz” falan başlıkları nedir öyle...

Bilirsiniz ben kutu açıcıyımdır...

Dosya değil, hep kutu açarım..

Pandoranın kutusu...

Yukarıda olduğu gibi...

Ne diyim Özlem Hanım ne diyim...

Bari şunun altını çizeyim;

“AK Parti'nin Aziz İhsan Aktaş dosyası gibi her operasyonda karşısına çıkıp elini ayağını bağlayan, yolsuzluk korkusuyla partisinden kaçtığı artık herkesçe yaygın kanaat haline gelen, geçmişte yaptıkları sürekli son Nuri Güler olayında olduğu gibi AK Parti'nin başına dert açan Özlem Çerçioğlu ile yapılanmasını transfer etmek, siyasi anlamda insanın kendi damarına korona virüs enjekte etmesiyle eş değerdir...”

NOT: ÖZLEM HANIM... SİZİN ÇUVALLA ÖDEME YAPTIĞINIZ KIT ZEKALILAR YAPAY ZEKA DESTEĞİYLE BİLE ÜÇ GÜNDE ANCA ÜÇ PARAGRAF YAZARKEN, BU YAZININ TAMAMI DÜZENLEMESİYLE BİRLİKTE 11 DAKİKADA KALEME ALINMIŞTIR...

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.